Web Sürümüne Geç

    Ülkemiz futbolunda kalite yok, cukka çok

    Erman Toroğlu Erman Toroğlu

    Önce Türkiye’de kaliteli teknik adamlar yetiştirelim. Türkiye’de futbolu kaosa sokan yönetici grubu var. Kalitesiz yabancı transferinde men dakka dukka oluyor cukka! Bizim Türk futbolunun derdi bu!

    Yıllardır, yabancı sayısı kaç olsun diye tartışılıp durdu... '5+1' dediler, '5+5' dediler, '5+28' dediler... Bu işin o kadar ucu kaçtı ki hükmen mağlubiyetler bile oldu. Mübarek, matematik sorusuna döndü işler, 'futbolcu değiştireceğim' derken teknik adamlar hatalar yaptılar. İşler arapsaçına döndü.
    Öncelikle şunu bilelim rekabet; kaliteyi artırır, zarar gelmez...
    Yabancı futbolcudan korkmayalım.
    Diyorlar ki, "Yabancı futbolcu, yerli futbolcunun yetişmesini engelliyor." Aynı fikirde değilim...
    Yabancının mümkün olduğu kadar kalitelisini alacaksın. Her aldığın yabancıyı da zaten oynatmıyorsun.
    Ben bakıyorum, yedek kulübesinde oturan çok yabancı var.
    Yabancı futbolcu sayısının kaç olmasından önce biz Türkiye'de kaliteli teknik adamlar yetiştirelim. Sorun orada maalesef... Maalesef diyorum, çünkü bizde yetişen teknik adamlar, aynen yerli oyuncularımız gibi bir çıkış yakalayıp bunu kafi görüyorlar, kendilerini geliştirmiyorlar.
    En basit örneği; Emre Çolak...
    Galatasaray'da kadroya girmeye zorlanıyordu şimdi Deportivo'da bonservisi için 20 milyon euro telaffuz ediliyor. Peki Emre Çolak'ı kimler oynatmadı veya kimler keşfedemedi?
    Emre Çolak, gitmeden 6 ay önce ben İspanya'ya gideceğini duydum. Hatta o tarihte Gökhan Gönül'ün de Beşiktaş'a geçeceğini öğrenmiştim, Emre Çolak'ın menajerlerinden.
    Bu kadar kısa sürede ne değişti de Emre Çolak, 20 milyon euro oldu. Biz önce sistemimize bakalım.
    Bir karar veriyorsunuz, ertesi sene o kararı değiştirip ötekine geçiyorsunuz...
    Olmaz öyle şey! TFF Başkanı, bir kere bu konuda dik duramadı. Bravo Göksel Gümüşdağ ve Fatih Terim'e dik durdukları için. Biz önce yaptığımız planları uygulayalım.
    Hatırlayın; yıllar önce 6222 diye bir kanun çıkarttık.
    Bu kanunu çıkaranlar, "Dünyanın en kaliteli kanunu" dediler.
    Eğer yanılmıyorsam bu cümleyi sarf edenlerden biri de Fenerbahçe'nin avukat yöneticisi Şekip Mosturoğlu'ydu.
    Sonra ne oldu? O güzel dedikleri kanunun altında kaldılar. Bir gecede mecliste kanun devrildi. Şimdi diyorlar ki; "Yeniden kanun çıkaracağız." Bakınız, Türk futbolunda yukarıda yazdığımız teknik direktörlerin kendilerini geliştirmesinden öte Türkiye'de futbolu kaosa sokanlar yönetici grubudur.
    Türkiye'de çok az sayıda kaliteli oyuncu var. Çok sayıda da men dakka dukka olanlar. Biz de yabancı oyuncuların adedi sorun değil, yabancı oyuncular nasıl transfer ediliyorlar, bu kalitesiz yabancılara ve menajerlerine bu paralar nasıl veriliyor...
    Dedik ya men dakka dukka sonunda oluyor cukka. Bizim Türk futbolunun derdi bu.

    ARAMIZDA ÇOK SAHTEKAR VAR
    Yahu kardeşim Galatasaray'da Hakan Şükür, Arif Erdem kongre üyeliğinden atılıyor, Beşiktaş'ta Ekrem Dumanlı atılmış, İhsan Kalkavan atılmamış ama gerekçeler açıklanamıyor. Bu kulüplerin çekindiği bir şey varsa çok fazla uğraşmasınlar, MİT'e yazı yazsınlar, oradan gelecek cevaba göre uygulamalarını yapsınlar. Bu adamlar zaten bir halt yapmasalardı yurt dışına kaçmazlardı. Bu kadar insanın öldüğü bir olaydan sonra "Biz bunları neden attık" diye açıklama yapamıyorsanız, korktuğunuz ne anlamıyorum...
    Ey yönetici kardeşlerim! Siz eyyamın kralını yapıyorsunuz, sonra da çıkıyorsunuz hakemlerden cesaretli kararlar vermelerini bekliyorsunuz. Önce siz eyyam yapmayın, ey büyük büyük kulüpler...
    Bu ülkede daha çok FETÖ'cü var ama şu anda saklanıyorlar...
    Bu ülkenin milli takımını bile FETÖ'ye götürüp el öptürmediler mi? Kimdi acaba onlar?
    Nasıl neden götürdüler FETÖ denen teröristin ayağına. Bazıları çocuklarını götürüp, çocuklarının ağzını açtırıp FETÖ'ye tükürtüyormuş.
    Aynı adam yıllardır Türk futbolunun içine tükürdü. Ne kadar FETÖ'cü varsa iş buldular.
    Ne kadar FETÖ'cü varsa TRT'de yayına çıkıp, paralar kazandı. O paraların bir kısmı da himmet adı altında Pensilvanya'ya gitti.
    Ama şimdi bakıyorum herkes masum. Aramızda çok sahtekarlar var, o kadar!

    Video hakemlik yararlı olur ama...
    Nereden yayın yapacaklar? Otobüsten mi? Onlar karar verirken otobüs yakılıp yıkılır mı? Bu da tartışılır.
    Video hakemliği gelecek… Bu video hakemliğinde net olan olaylar, tartışılıp bağlanacak.
    Mesela futbolcu golü elle attı, mesela top çizgiyi geçmedi, mesela net ofsayttan gol atıldı. Bunlar video hakemliğinde işlenecek.
    Yoksa yoruma dair kararlar tartışılmayacak… Peki bu video hakemliği yapılırken, bu videoya bakan hakem eskileri nerede görev yapacaklar.
    Bir arabanın içinde mi veya stadyumda bir odada mı? Yarın bir gün karar verilirken, o arabalar devrilip ya da yakılır mı?
    Odalar basılır mı? O da tartışılır.
    Siz video hakemliği diyorsunuz da çoğu statta yayın odalarına gidin şaşırırsınız. Çoğu seyircinin içine atılmış, seyirci tarafından küfür edilen, yabancı madde atılan yerlerde yayın yapılıyor. Bunlara da modern statlar diyoruz.
    Vodafone Arena'da bir yayın yapın bakın veya Galatasaray'ın Türk Telekom'unda...
    Türkiye'deki olay önce video hakemliği değil, hakemler futbolu ne kadar biliyor? Futbol maçları kemiksiz ne kadar oynanıyor? Kasaptan et alırken kemikli kıyma ile kemiksizin fiyatı farklıdır.
    Biz de hakemler seyirciye sürekli kemikli kıyma satıyor. Kemiksiz satanını görmedim. Video hakemlik için önemli bir nokta Türkiye'de şu; bu uygulamaya geçildiğinde küçük takımlar daha az yanacak, büyüklerin de canı fazla acıyacak o kesin. Hakemler, seyirci ve yönetici baskısı ile 'verdim, gitti' diyorlardı, yine de maç alıyorlardı.
    Şimdi videodan karar veren hakemlerin güvenliği düzgün bir şekilde sağlanırsa bu etkilerin altında kalmadan kararlar verilecek.
    Yani hakem arada soyunma odasına giderken 'görmedin mi bu penaltıyı senin gözünün bebeğini bilmem ne yapayım' diyemeyecekler.
    Ha ne yapabilirler o zaman bu videodaki hakemi basmaya kalkarlar.
    Merak etmeyin bunları yaşayacağız. Onun için de bu video izleyen hakemleri demir parmaklı bir kafese koyup çalıştırmak gerek.

    AYKUT GELSE BİLE DERTLER BİTMEZ
    Herkes bir yorum yapıyor, yani herkes göbeğinden konuşuyor...
    "Aykut Kocaman Fenerbahçe ile anlaştı, çalışmalar bile başladı" diye... Ama Fenerbahçe Yönetimi'nden "Tık" yok. Ne "Anlaştık" diyorlar ne "Anlaşmadık".
    Aykut'tan da "Tık" yok. Bir tek Konyaspor Başkanı konuştu; "Hocamızdan memnunuz" dedi. Fenerbahçelilerin bir kısmı Aykut'u istiyor, bir kısmı istemiyor. En büyük sebep de Alex... Taraftarın kendi parasıyla heykelini diktiği tek oyuncu olan Alex, 3-5 maç daha oynasaydı ve 18 gol atsaydı Fenerbahçe'de Aykut'un gol rekorunu (188) kıracaktı. Ve herkes şunu söylüyor, "Aykut, Alex'i kıskandı ve bu rekoru kırmasını önlemek için Alex'imizi gönderdi." Yani "Aykut gelecek dertler bitecek" diye bir olay yok. Aykut'u getirmek, Aziz Yıldırım'a bir sene daha kazandıracak. Zaten 19 yıldır aynı hikaye; ninni yavrum ninni, uyutayım seni... O gitsin, bu gelsin, yine gelsin ama ben hep başkan kalayım. Hiç kimse de bana rakip çıkmasın! Çünkü benim kulübe üye yaptığım kemik oylar var. Fenerbahçe'de bunun adına "Demokrasi" diyorlar. Ama Fenerbahçe'yi candan seven taraftar "Yandım, bıktım Allah, ne zaman gidecek bu adam" diyor! Ben ilk zamanlar bunları yazıp, söylerken bir kısım Fenerbahçeliler bana kızıyordu.
    Şimdi yolda gören bütün Fenerbahçeliler "Hocam sen haklıymışsın özür dileriz" diyorlar.
    BİZE ULAŞIN