Web Sürümüne Geç

    Sefiller ve reziller

    Erman Toroğlu Erman Toroğlu

    Victor Hugo’nun ‘Sefiller’ romanı geldi aklıma dün akşam. Eğer bu maçı izlese ‘Sefiller’in yanına bir de ‘Reziller’ kelimesini eklerdi. Sözlerim sadece takıma değil, yönetime de... Ben hayatımda böyle kötü bir G.Saray görmedim.

    Adama derler ki; Kısa kes Aydın havası olsun! Pekala biz de öyle başlayalım.
    Galatasaray 'rezil' bir futbol oynadı. Rezil oğlu rezil mücadele etti. Teknik direktör sefil bir takım hazırlamış. Çıkardığı takım sefil oğlu sefil. Dün gece Victor Hugo'nun 'Sefiller' adlı romanı geldi aklıma… Victor Hugo bu maçı seyredebilseydi eğer 'Sefiller'in yanına 'Reziller' diye bir kelime daha koyardı.
    Uzun yıllar G.Saray'a karşı da oynadım, seyrettim de… Böyle bir G.Saray hayatımda görmedim. Sahada mücadele eden her takım yönetimlerinin aynasıdır. Yani yukarıda söylediğim her kelime aynen yönetim için de geçerlidir.
    Böyle acemi bir yönetim bu Galatasaray'ı felakete sürükler. Teknik direktörlük "asarımkeserim" ile olmaz. Yaklaşımcı olacaksın!
    Eğer intikam da alacaksan sıcak sıcak almayacaksın.
    İntikam soğuk yenen bir yemektir.
    Bir de teknik direktörün kıçı-başı oynamayacak.
    Sen Kardemir Karabük'ü yarı yolda bırak, sonra işte böyle çarpılırsın.
    Bakınız! Şu dakikaya kadar taktik maktik yazmadık. Zaten yazmaya da gerek yok.

    Ayağına kurşun sıktı
    Maç kadrosuna baktım. Podolski ile Sneijder yedekte… Bu demektir ki sakat değiller.
    Teknik direktör kapris yapıyor. Neyin kaprisi kardeşim! Galatasaray olarak senin cezan bitmiş, Avrupa'ya gideceksin. Bu futbolcular da hâlâ senin futbolcuların. Limonun suyunu son damlasına kadar sıkacaksın. Seneye satar mısın, satmaz mısın onu ligin bitiminde düşünürsün. Ayağına kurşun sıkmazsın!
    Başakşehir belki de bu sezonun en iyi futbolunu oynadı. Ama Başakşehir 3-4 haftadır sallanıyordu.
    Bu skoru Başakşehir çok iyi olduğu için mi kazandı, yoksa karşısında "sefilleri ve rezilleri" oynayan teknik direktör ve futbolcuları dahil Galatasaray yüzünden mi kazandı.
    Biz yine yiğidin hakkını yiğide verelim.
    Başakşehir bileğinin hakkıyla kazandı.
    Galatasaray kötüymüş, Başakşehir o işe bakmaz.
    İlk yarıda bir pozisyon var inanılır gibi değil!
    Başakşehir kenardan bir serbest vuruş kazandı.
    Yalçın ceza alanı içine girdi kafa vurmaya.
    Bu sırada Yalçın'ı marke eden Galatasaraylı futbolcu kimdi biliyor musunuz; Josue…

    Tam bir komedi filmiydi
    Josue ile Yalçın 60 tane kafa pozisyonuna çıksalar 90(!) tanesine Yalçın vurur. Yalçın, Josue'ye göre 17 cm daha uzun. Bir de sıçrama olayına bakın Yalçın ile Josue'nin. Josue, Yalçın'ın yanından hava topunda bir tek şartla vurabilir.
    O da top Yalçın'ın bel hizasına gelirse... Yani bir tam bir komedi filmi izledik dün akşam.
    İlk yarı skor 2-0… Bu sahaya çıkan Galatasaray kadrosu ne mücadele edip top kapabiliyor, ne hücum yapabiliyor. Podolski ile Sneijder'in 15 dakika ısındırıp maça alması lazım. Ama bu teknik adam resmen dalga geçiyor.
    Maç 3 oluyor, 10 dakika daha bekliyor. Sneijder ve Podolski'yi ikisini birden alıyor oyuna.
    Bu futbolcular demezler mi Tudor'a, "Senin anan güzel mi?" diye. Bu futbolcular ikili mücadeleye girip, koşup sakatlanma riskine girerler mi artık! Bu olay şunu gösteriyor. Tudor, futbolcu kalitesi olarak ve insan kalitesi olarak Sneijder ile Podolski'nin altında eziliyor! Maalesef bazı Hırvatlar'da bu iş vardır. Yani aşağılık kompleksi.
    Galatasaray için ikincilik artık hayal.
    Kupa 2'ye giderler mi? Bilinmez...
    Muslera'nın suratına bakıyorum.
    'Bu sene lig bitse de ben de şu takımdan kurtulsam' havasında. Çünkü Muslera'ya bu takımda hakikaten yazık oluyor.
    Bu kafayla ve bu yönetimle Galatasaray'ın seneye de bir şey yapamayacağı net gözüküyor.

    ACABAAA!
    Başakşehir aynı standartlarda giden bir takım. Kadrolarını fazla değiştirmiyorlar. Yan yana oynamanın avantajları var. Ama bu son 1 aydır keyif vermiyorlardı.
    Dün akşam bu keyfi verdiler.
    Eğer mağlup olsalardı işin rengi değişecekti. Hani olmaz ya aklıma şu da gelmiyor değil; Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ hasta G.Saraylıdır. Başakşehir Teknik Direktör Abdullah Avcı için de "Galatasaraylı" derler.
    Acaba Gümüşdağ, maç 3 olduktan sonra "Aman hoca çocuklara söyle. Çok fazla gitmesinler" mi dedi acabaaa? Abdullah Avcı, sahaya haber gönderip bunu futbolculara söylerken oyuna aldığı yedek kulübesindeki Pektemek'i 'es' mi geçti acabaaa? Pektemek, haberi olmadığı için mi o kadar koşup dördü attı acabaaa?
    Adebayor mu? Hayatının en rahat maçlarından birini oynadı.
    Leblebi gibi goller attı.
    Tahmin ediyorum o da şuna şaşırmıştır; "Bu Podolski ile Sneider, yollarını şaşırıp da bu takıma nasıl düştüler acaba?" demiştir.
    BİZE ULAŞIN