Galatasaray’da oyun büyük

Erman Toroğlu Erman Toroğlu

Galatasaray’da Terim de Cengiz de Divan Kurulu üyesi. İşin daha enteresan tarafı kim daha fazla Galatasaraylı? Seyirci kimi tutuyor? Camiadaki ağır abiler hangi tarafa oynuyor? Ağır abiler ikisini de yok etmek istiyor.

Gençlerbirliği maçında Feghouli sakatlanıyor.
Yedek kulübesini çaprazdan gören bir yer.
Resim de gördüğünüz gibi doktorun işareti var yedek kulübesine, 'Tehlike yok, Feghouli devam' Bir bakıyorsunuz, yedek kulübesinde bir hareketlenme, bir tabela kalkıyor, Feghouli dışarıda yerine Jimmy Durmaz giriyor.
Feghouli, o ana kadar G.Saray'ın en iyi iki adamından biri.
Diğeri de kaleci Muslera.
Maç bitiyor, tartışma başlıyor.
'Sen niye çıktın?' Feghouli'den cevap: Ben sakat değildim, siz bunu nasıl yaparsınız?
Bunu yapan kim? Fatih Terim...
Tam bir orta oyunu. Takım Oyunu'nda şunu söyledim; aynı pozisyon yaşansa Muslera'yı oyundan alır mıydın Fatih Terim?' dedim. Pekâlâ, maç bitti, hani bunun faturası!
Bu tip işlerde doktor istifa eder, yardımcı antrenörlerden hangisi girmişse devreye o istifa eder, yoksa teknik direktör istifa eder. Bu kadar basit!
Galatasaray'da devam...
Bakınız beyler, Takım Oyunu'nda bir şeyi izah ettim ama söz uçar yazı kalır... Size büyük resmi çiziyorum; Trabzon'un Başkanı Ahmet Ağaoğlu, teknik direktör Ünal Karaman; Beşiktaş'ın Başkan Fikret Orman, teknik direktörü Avcı; Fenerbahçe'nin başkanı Ali Koç, teknik direktörü Ersun Yanal... Buraya kadar her şey normal.
Niye normal? Biri başkan, biri teknik direktör vazifesindeki kuvvetler ayrılığındaki iki adam, iki insan.
Gelelim Galatasaray'a...
Başkan kim? Mustafa Cengiz. Teknik direktör kim? Fatih Terim. Mustafa Cengiz, Galatasaray'ın hem başkanı hem de divan kurulu üyesi.
Peki, Terim kim? Hem Galatasaray kongre üyesi hem de divan kurulu üyesi. Bütün iş burada!
Buyurun cenaze namazına.
Yaptırımlar ve karşılıkları. İşin daha enteresan tarafı kim daha fazla Galatasaraylı? İşin daha enteresan tarafı seyirci kimi tutuyor?
İşin daha enteresan tarafı Galatasaray'daki ağır abiler hangi tarafa oynuyorlar. İşin daha da enteresan tarafı Galatasaray'daki ağır abiler ne başkan Mustafa Cengiz'e ne de Fatih Terim'e oynuyorlar. İkisini de bir sepete koyup yok etmek istiyorlar. Oynanan büyük oyun bu.

NOT: Selim Soydan ve Fatih Terim fotoğraflarını çeken arkadaşlarımızı candan tebrik ediyorum...
Konuşursunuz yalan yalan yalan... Ama sonunda fotoğrafı koyarsın gerçek olur. Tebrikler çekenlerin emeğine sağlık.

PERFORMANSA GÖRE ÖDEYİN
Hakemler yarı profesyonel mi oldular, tam profesyonel mi oldular, yoksa hala amatörler mi? Önce yola çıkıldı, bir kısım hakemlere, "Gelin mukavele yapılım, size paralar verelim ya işiniz ya da hakemlik" dediler. Bazıları işlerini bıraktılar hakemliğe döndüler.
Bazıları hem işlerine devam ettiler (mesela sigortacılık yapanlar yani serbest çalışanlar) hem de hakemlik yaptılar. Sonunda öyle bir noktaya geldik ki bazı hakemlerin mukaveleleri feshedilmeye başlandı.
Buradaki olay şu olmalı; hakeme belli bir maaş vereceksin, sonunda performansına göre maç parası ve tazminat ödeyeceksin.
Ya da hakemi tam profesyonel yapacaksın, yüksek maaş vereceksin, maç parası ücret vermeyeceksin, harcırah vereceksin. Şu anda Türkiye'de ikisi de yapılmıyor. İkisi de yapılmayınca hakemler de sahada saçma sapan kararlar veriyorlar.
FIFA yaşı 47'ye kadar gidiyor.
Türkiye'de ondan sonra yapılmıyor. Örnek gösteriyorlar, İngiltere'de 51...
Eğer fizik kondisyondan geçerse. Bu işlerin de Türkiye'de bir karara bağlanması lazım.
Bir de şu var, bu sene İstanbul grubunda 5 tane hakem yukarıya çıkarılacak, yani bir üst gruba. 10 tane isim veriliyor, Merkez Hakem Kurulu'na. Bu 10 ismin ilk 6'sının babası hakem. Bunlar ne muazzam bir sülale ki hepsi hakem oluyorlar.
Sonra da bunların çoğuna maç veriliyor, arkada kalanlar yani hak edenler ise sonunda bu âlemden çıkıyorlar. Aslında bu hakem listelerini bu hale getiren gözlemcileri kesin olarak bu camiadan atmak lazım. İki hafta önce bir hakem sülalesinde babası bir maçta gözlemci, oğlu iki hakem de maçlarda düdük çaldılar.
Yakında torunları da çıkar!

HESAP SORACAKTI KAÇIYOR
Fikret Orman göreve geldiğinde, "Yıldırım Demirören'den hesap soracağım" dedi ve bağımsız bir uluslararası kuruluşa denetim yaptırdı. Bu denetimden gelen evrakları 3 kişi hariç kimse görmedi ve bir kasaya girdi.
Bu evraktan gazetemde ve televizyon programımda konuştum. Fikret Orman benden randevu aldı ve SABAH Gazetesi'ne 50 metre mesafede bir otelin terasında buluştuk.

Fikret Orman'ın söyledikleri şu:
"Erman abi bu yurtdışı kuruluşun verdiği raporları kasaya koydum. Bunu açıklarsam Yıldırım Demirören hapse girer. Hapse girmesi bir yana, şu anda bizde para yok, maliye bunu yakalarsa bizden büyük ceza alır. Onun için de ben bunları açıklayamıyorum" dedi.

Bunlar benim hem TV programlarımda hem de gazete yazılarımda var. Ne oldu? Şimdi Fikret Orman gidiyor. Hesap soracaklar var mı bilmem ama Fikret Orman, kendisini çok net eleştirenleri kulüpten ihraç etti. Yani bir daha şu anda seçilme şansları yok. Ve Beşiktaş şu anda hızla yokuş aşağı gidiyor. Yıldırım Demirören konusunda benimle konuşan Fikret Orman ve şu andaki Fikret Orman... Gene cümlem şu olacak; buyurun cenaze namazına.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN