Web Sürümüne Geç

    Zapladım durdum

    Ertem Şener Ertem Şener
    Çok düşündüm 'Ne yazsam?' diye Fenerbahçe-Akhisar maçında.
    İlk defa uzun uzun bir maç yazısı yazarken başımı avuçlarımın arasına aldım. Sonra teker teker kanalları gezdim kumandayla. Zapladım durdum.
    Atv'de haberlere takıldım birkaç dakika.
    Sonra Star'da haber gördüm. Sonra Show tv'de. Ardından diğerlerinde...
    Beyaz tv'de sinema kuşağı vardı. Biraz baktım, tekrar maça döndüm.
    Futbolcuların forması kirlenmemiş, teknik adamların yeri değişmemiş, tribünler aynı sessiz çığlığını devam ettiriyor. Spiker kardeşimizin sesinden anladım ki değişen bir şey yok Kadıköy'de. Bir matem havası esiyordu. Tek değişen ekranın sol üst köşesindeki kronometredeki rakamlar.
    Tekrar kumandayı elime aldım başladım kanal kanal gezmeye.
    Zaplayıp duruyordum. Kanallar reklama girmişti. Bir ara inanamadım, reklam izliyordum!
    Sonra bir baktım, TV 8'de Fatih Terim, Serhat Akın ve İlhan Mansız ile kucaklaşıyor. "Ne oluyor ya?" dedim kendi kendime! Terim Survivor'a şeref konuğu olarak gitmiş. Az sonra, az sonra, diye tanıtımlar dönüp duruyordu.
    Fatih Terim neden oradaydı? Ne konuşacaktı?
    Ne diyecekti? Acaba yarışacak mıydı şortunu giyip? Bir sürpriz olabilir miydi? Dominic'te heyecan Kadıköy'den daha da büyüktü.

    Tuhaf, ruhsuz bir maç
    Sonra tekrar 'işim gereği' maça döndüm.
    Mecburen maça zapladım! Değişen bir şey yoktu. İkinci yarıda da sadece goller vardı, penaltı vardı. Tempo, heyecan, istek ilk yarıdaki gibiydi. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi için, ikincilik için şansının kalmadığını falan mı sanıyor? Taraftarından futbolcusuna kimse inanmıyor sanki. Bırakmış herkes. Tribünlerde 7-8 bin kişi vardı, 45 bin kişi de evinde!
    Bu muydu Fenerbahçe'ye olan inanç?
    Cumartesi günü Trabzonspor-Beşiktaş maçını izlerken elime ne kumanda aldım, ne telefon ne de başka bir şey. Gözümü kırpmadım. Lavaboya gitmedim. Su içmedim.
    Yemek yemedim. Kimseye seslenmedim.
    Ne Twit, ne instagram, ne Vole, ne Facebook, ne Whatsapp, hiç biri umrumda değildi. Maç izliyordum maç. Dün mü?
    Lavaboya da gittim. Kumandayla da oynadım.
    Zap yaptım durdum. Zap zap zap...
    Sayısız telefon görüşmeleri yaptım. Bol bol mesajlarıma baktım. Bir ara 10 dakika kadar gözümü kapattım. Sonra Twitlerime baktım. İnstagramda ve Vole'de fotoğrafları beğendim. Facebook'ta yeni videolar buldum. Whatsapp'ta biriken mesajlarımı sildim! Bunların hepsini Fenerbahçe- Akhisar maçı sırasında yaptım.
    Advocaat bile o kadar sıkılmış ki oyuncu değiştirmeden bitirdi maçı. Giren çıkan olmadı! Hamlesiz bir akşamdı. Sanki Volkan Şen, Advocaat'a 'oyuncu değiştirmeme cezası' vermişti. Giren de olmadı çıkan da. Böylesine garip, tuhaf, ruhsuz bir maçtı.
    Skor mu? ZAPSPOR bu sezon her Fenerbahçe maçında galip!
    BİZE ULAŞIN