Web Sürümüne Geç

    Aman dikkat!

    Sezonun bitimiyle birlikte yönetim başkanla beraber yurt dışında transfer çalışmalarına tüm hızıyla girdi.
    İspanya, İtalya derken yazılı ve görsel medyanın tamamı Quaresma'yı manşete taşıdı.
    Ben de Portekizli'nin hedef yanıltma için kullanıldığını sürekli yazdım ve dile getirdim.
    Nedeni çok basit idi. Quaresma'nın Türkiye'ye gelmek istememesi.
    Daha doğrusu Türkiye tarifesinin, diğer ülkelerden biraz değil çok daha fazla yazmasıydı.
    Geçtiğimiz sezondaki gibi hatalar yapılmamalı.
    Geçen sezon kasada para vardı, şimdi ise fareler var! Hatta o fareler bile göç zamanının geldiğini düşünüyor çünkü birçoğu düşerken kafasını patlatmış.
    Nihat ve Tabata'ya ödenen bonservis bedelleri akıllarda iken yaklaşık 10 milyon euro daha kağıt parçasına ödemek çok mantıksız.
    Portekizli için rakam belli, 10 milyon.
    Bunun üstüne kendisinin alacağı yıllık 3.5 milyon euro'yu da eklersen ortaya Bursaspor kadar bütçe çıkıyor ki Beşiktaş bu rakamların altından kalkamayacak bir durumd

    BARIŞ SAĞLANDI
    Bu durumu fırsat bilmesi gereken yönetim en azından Dünya Kupası'nı beklemeli ve oradan doğacak, daha az maliyetli bir yıldız adayını kadrosuna katmalı.
    Hangi kulüp danışmanını maçları seyretmesi için Dünya Kupası'na gönderiyor Allah aşkına. Menajer veya yönetici demiyorum bakın. Danışman veya izleme komitesi üyesi.
    Ama nerde...
    Bursaspor ile Beşiktaş arasında buzların erimesine çok sevindim.
    Karakter olarak bakıldığında iki kulübün birçok ortak noktası varken düşmanlığı besleyen rant düşkünlerine daha fazla fırsat verilmemeli.
    En azından beyaz iki kulübün ortak rengi.
    Düşmanımın düşmanı dostumdur felsefesi bile yürürlüğe girse, dostluk için atılmış bir adım olarak sayılmalı.
    Şampiyonlar Ligi maçlarını İnönü Stadı'nda oynamak isteyen yeşil-beyazlılara izin verilmeli ve Türk futbolu adını iki takım taraftarlatı birlikte Bursaspor'u desteklemeli.

    BİZE ULAŞIN