Web Sürümüne Geç

    Bilinçli hemşeri

    Gürcan Bilgiç Gürcan Bilgiç

    "Bilerek ve isteyerek" demekle, Trabzon'un açıklaması arasında fark yok. Fenerli yöneticiler yaratıcı olmalı"

    Fenerbahçe yönetimi, son Gaziantepspor maçının hakemi Hüseyin Göçek'i eleştirmekte son derece haklı. Zaten maç sonrasında hakemlerin "yılmaz koruyucusu" Markus Merk bile savunmak adına kelime bulamadı.
    Yayınlanan deklerasyon taraftarın içindeki yangını söndürmek, "Biz buradayız, takımın haklarını koruyoruz" demek açısından da gerekliydi.
    Yönetim, Bursa maçı sonrasında 'Konuşan Fenerbahçe Platformu' gibi kongre üyelerinin Kuddusi Müftüoğlu'na gösterdiği sivil tepkinin peşinden bu kez resmi dil ile geldi.
    Ama "Hatalar bilinçlidir" vurgusunu yapmak doğru değil. Eğer federasyonda veya hakemlerde Fenerbahçe'ye karşı "bilinçli" bir yaklaşım varsa, ilk haberi olacaklar o yönetimdeler.
    Gerekli tedbirleri hemen alırlar, "bilinçli" arkadaşlara da gerekeni yaparlar. "Bilerek ve isteyerek" demek ile eleştirdikleri Trabzonspor açıklamasında "Yardımcı hakem, başkan ile ikinci başkanın hemşerisiydi, o yüzden ofsaytı kaldırmadı" ifadesi arasında mantık açısından hiç fark yok. Fenerbahçe yöneticilerinden beklediğimiz, daha yaratıcı olmalarıdır.

    Oh ne güzel dünya!
    Fenerbahçe ve Trabzonspor'un son maçlarındaki hakemlere bakın. Etliye sütlüye karışmayan, tempoyu düşürmeye çalışan, her düşene faul çalan, her atışı yarım dakikada yaptıranları göreceksiniz. Sanki, birileri demiş ki "Başımızı belaya sokmayın, tartışma yaratmayın." Fenerbahçe'nin Bursaspor'a karşı penaltısını çalamadı Kuddusi Müftüoğlu. O penaltıyı verse atış kaçabilirdi. Gol olsa Fener kazanabilir ya da Bursaspor katı defans anlayışından vazgeçer, maçı kazanabilirdi. Ama sonuç, Fener'in iki puan kaybederek, liderliği rakibine vermesidir. Gaziantep maçında Hüseyin Göçek hem de iki pozisyonda penaltıyı çalamadı. İki takım için de göstermediği sarı ve kırmızı kartlar var. Penaltıları çalabilse sonuç değişse belki de maç bu kadar sertleşmeyecek, gerilim artmayacak. Tribündekiler de sahadakiler de daha rahat olacaktı.
    Şimdi size 6 rakip sayacağım... Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Buca, Belediye, Ankaragücü ve Karabük... Bir teknik adam olsanız ve deseler ki "Bu maçlarda birer penaltı pozisyonu olacak ama hakemler yalnızca ikisini çalacak.
    Hangi maçları istersiniz?" Fenerbahçe yönetimi çıkış yaptı. Trabzonlular veya başkaları, hakemleri etki altına almak istediklerini söyleyecekler. Kalan maçlarını (elbette kağıt üstünde) kazanması daha kolay, birden fazla gol atma şansı daha yüksek olan bir takıma, bundan sonra penaltı versen ne olur, vermesen ne olur? Bursa veya Gaziantep maçında ihtiyacın var penaltıya. Çünkü onlar zor rakip, performansları da ortada. Böyle cesaretsiz hakemlerin görev aldığı bir sezon daha hatırlamıyorum. Oğuz Sarvan ve ekibi eleştirilmemek, suçlanmamak adına hakemlerin kimyasını bozmuşlar. Futbolun da güzel rekabetin de tadını kaçırdılar.

    SON KALE
    Reha Muhtar, gazeteci ağabeyimiz.
    Programlarına kimleri çıkarmadı ki... Ateş Hattı'nda başbakanlar konuk oldu. Tartışma yaptırdıklarının elektriği ve tansiyonu hep yüksekti. Ama hiçbirinde Son Kale'deki gibi çaresiz kalmadı.
    Yani Erman ve Ahmet hocalar ile Reha Muhtar bile baş edemedi.
    Sen cemaat liderlerini fırçala, Türkiye'yi, dünyayı yönetenlere racon kes, sonra iki eski hakeme söz geçireme...
    Bu işin Reha ağabey ile de alakası yok... Karşımızda öyle bir ikili var ki, durdurulamaz.

    BİZE ULAŞIN