Web Sürümüne Geç

    Jo'nun jesti

    Gökhan'sız kalınca Neill. Baros'suz kalınca Jo, Kewell'sız kalınca Giovani... Umarım bundan sonra bir 'üçüncü' takım arayışına girmez Rijkaard. Dün akşam sanki ve yine bir başka 'G.Saray' izledik. Onu da belki de bir istenmedik olaylar zinciri buna mecbur bırakıyor. El mahkum kurulan kadro içinden yıldızlar çıkartarak devam ediyor yoluna. Caner'i görmek gerek bu minvalde. O artık Galatasaray'ın futbolumuza sunduğu bir 'iyi isim' olarak geçecek kayıtlara. Ve fakat yine yerinde değil de defansta başladı maça. G.Saray 35'e kadar 'iyi' götürdüğü maçın bundan sonrasında ilk yarı bitene kadar ceza sahasına 'kapatılan' bir görünümdeydi. Denizlispor maçın bu bölümünde Galatasaray'ın yapamadığını yaptı ve rakip gol konisinin içine yığıldı. Buna karşın ligin son 16 yılın, bir sezonda oynanan maç sayısına göre en az puanlı takımla karşı karşıya gelen sarı-kırmızılı ekibin tempo düşüklüğü şaşırtıcıydı.

    Yüreğe işaret ediyordu

    Ancak bir iki 'hareket var' ki onları unutmayacağız; Jo bir pasla ceza sahasının kendine göre sol çaprazında buluştu ve rakibini bir 'harmandalı' inceliğiyle geçti. Bu ayağa kalktığımız andı ve sahalarımızda görmek istediğimiz türden hareketlerdendi. Diğeri Elano'nun 50 metre uzaktaki Arda'nın göğsüne 'güvercin göğsüne' bıraktığı pas... Üçüncüyü biz ekleyelim izlerken yaşadığımız keyfin hatırına; 'Arda'nın o 'eğim güzelliğiyle' attığı kafa şutu ve topun ağlarla buluşması. Bütün bunların üzerine elini formanın üzerindeki armaya defalarca vurması. Yüreğe, işaret ediyordu genç usta. Yeni Brezilyalı Jo iki kez aynı yere vurdu; ama aynı yere. Galatasaray 'yanmak üzere olup rakibini ateşe çekmeyi düşünen' Denizlispor karşısında aldığı 3 puanla evine döndü.

    BİZE ULAŞIN