Web Sürümüne Geç

    Yokların G.Saray'ı

    Lige yeni başlamış takımların yediği gol gibiydi G.Saray'ın yediği gol. Aut çizgisinin tam üstünde arkasından gelen rakibi kontrol edemeyen bir defans oyuncusu ve tabii ki oraya düşen topa çıkamayan bir kaleci. İnsan maçın ne olacağından çok, sonraki maçların ne olacağını düşünmeden edemiyor. Eğer Mustafa'nın önündeki rakiplerine rağmen inatla topu "dürtmedeki" cevvaliyeti olmasaydı o golü zor bulacaktı sarı-kırmızılılar. Topla iyi oynama niyetindeki takım G.Saray; bir baskınla gol bulmak isteyen takım Sivasspor'du. İlk maç ama üst düzey bir tempo var sahada. Özellikle Sivasspor'un esmeri geyretli. Ama G.Saray'ın Kewell'ı daha mahir.

    Telaştan öleceğiz
    Şair şöyle demişti: "Beni bu telaş öldürecek!" Sahada çabuk oynamak isteyen futbolcuların telaşlı halleriyle birleşince kale önü son hareketler sonuçsuz ataklara dönüşüyordu. Galatasaray'da kenardan topu taşıyacak adam Emre deneyimsizliğin kurbanı oluyor, her aldığı topu eziyordu. Yine eksikti G.Saray. Transfer yanlışlarının ceremesini çektiği bu maçta da yine futbolun gereklerini yapamadan geçti neredeyse 60 dakikalık bir süreci. Zaten tam da orta sahanın "düştüğü" bir anda da (ki aynı dakikaya denk düşüyor) golü yedi sarı-kırmızılılar. O saate kadar ileri ikilisiz ve Ayhan'ın top kesmelerinin dışında orta sahasız oynayan G.Saray, Arda'nın omuzuna binmek istedi ama kaptan her yerde birden olamayacaktı. Olmadı da zaten. Galatasaray ligin ilk maçında oyuncuları yerini bulmamış, taktik açıdan oturmamış, hücumda üretimsiz, defansta şaşkın, orta alanda mücadele gücü düşük bir görünüm çizdi. Bir hazırlık döneminin nasıl geçtiği ortada. İlk suçlu sağlık ekibiymiş değiştirdiler. Peki Galatasaray'da değişmesi gereken tek yer orası mıydı?
    BİZE ULAŞIN