Web Sürümüne Geç

Kral'ın aşkına

Galatasaray bu kez bütün 'ustalarını' sahaya sürmüş. İnsua, Misimoviç, Kewell, Baros… Tabi ki yine sakatları var. -O olmazsa olmuyor zaten.- Karşısında bu kez "dişli'' bir ekip var. Her pozisyonda kademeli adam tutarak oynuyor Tolunay Kafkas'ın Gaziantepspor'u. Orta sahayı aşmakta mahir, son vuruşlarda biraz ürkektiler. Özellikle Julio ve Popovetkili isimler. İlk yarı defansa da iyi yaslanıyor, özellikle 'ileriyi' oynatmıyorlar. O kadar ki Galatasaray ilk net gol pozisyonunu taa 46. dakikada İnsua'nın ortasında topu kaleciye nişanlayan Baros'la buldu. Bir tek şeyi yapacaktı Galatasaray; kanatları kullanacaktı. Bunu da ikinci yarı yaptı. Elano yoktu yerine 'yırtık uçurtma!' Aydın vardı. Ve elbette ki kanattaki müzmin ayrılığımız Sabri.

Hızlı oynadılar

Ve Aydın'ın varlığı takımı ileri itiyordu. Özellikle ikinci yarı Antep'in atakta bıraktığı orta saha boşluklarını iyi değerlendirdi Galatasaray. Ve bu yarıda çehresi değişmiş bir Galatasaray vardı sahada. Rakip ceza sahası üzerine etkili kapanan sarı-kırmızılı ekip bütün olumsuz pas trafiğine rağmen gol pozisyonlarına da özlenilen kimliğine de bu yarıda biraz daha yanaştı. 59'de Emre -bu kez Antep'te- penaltıya sebep verince Kewell kaleciyi delerek attığı şutla takımını öne geçirdi. Ve ardından alkışlarla 'sahayı' terk edip yerini Pino'ya bıraktı Avustralyalı. Hızlı oynamalıydı Galatasaray skoru koruyarak. Öyle de yaptı. Özellikle Pino'nun 80'lerde kenardan taşıyıp Baros'a aktarmak istediği top içerikte sarı-kırmızılı ekibin nasıl oynaması gerektiğini anlatıyordu. Bu gecikmiş iştah Galatasaray için yeterli olur mu bilinmez. Bu kadar isteğe rağmen bir gol için tam bir saat beklemek zorunda kaldılar. Ama bu çok zor maçı da kopardılar… Kral'ın ruhuna; parçalı formanın aşkına…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN