Web Sürümüne Geç

    Aşkımızın sonu

    İlginç... Daha ilk on dolmadan Galatasaray rakip ceza alanının hemen önünde konuşlanıyor. Sabri orta sahaya sürülmüş Ali Turan sağ bekte... Hagi şöyle düşünmüş olmalı; hattı müdafaa yoktur sath-ı müdafaa vardır ve de baskın basanındır... Elano o 'işbilir' edasıyla -topla- iyi oynuyor, oynamakla kalmıyor orta sahada rakibine basıyor, top kazanıyor; 'pis işler!' yapıyor yani.
    Hikmet Karaman, Manisspor'un taktiğini 'erken gol yememek ve ilerde bir gol sığdırmak!' üzerine kurmuş.
    Sabri deniyor, Pino vuruyor, Kewell yokluyor.
    İstekli bir Galatasaray var sahada...
    Tam bunlar olurken Manisaspor'un 'tarla sürücüsü' Makukula, Servet'i geride bıraktığı mücadelesinde topu filelerle buluşturuyor.
    Karaman'ın düşündüğü oluyor yani; geride sağlam ileride sürpriz yakalıyor...
    Taraftar o anda başlıyor daha üst volümde takımını desteklemeye; hiç durmadan...

    Çaresizlik duygusu

    Ancak takımda bir 'ne yapsak olmayacak duygusu var' ki bu yenilir yutulur gibi değil.
    İkinci yarıda çok pas hatası ve cılız ataklara dönüşüyor ilk yarıdaki 'baskı!' Düşünün ki rakip takım 'oyunuyla!' değil, kendi kendine üretiyor hataları Galatasaray.
    Penaltı pozisyonunda 'ortamın dolduruşuna' gelen Loric Cana'yı anımsayın!
    Geçen haftada söylemiştim; Ne çok soru-sorun üretiyor Galatasaray görmüyor musunuz?
    Bu takım tarihin sahnesinden çıkıp gelecek bir 'yeni ruhu bekleyen!' uğultudur artık, arkasında sis çanları çalan bir arayış...
    O arayış dün gece maç sonuna kadar susmadı tribünlerde.
    Maçı Arap'la izliyoruz.
    Bir ara bütün tribün, 'Yönetim İstifa!' diye inlerken, eğildi kulağıma fısıldayarak konuştu; 'Çatladı sabır taşı!'

    BİZE ULAŞIN