Web Sürümüne Geç

    Yaz gazeteci yaz

    Geleneksel Yaz Gazeteci Yaz" şenliğinin ikincisini de Arda Turan açtı milli maçtaki hareketinden sonra. Gazetecilere bu hareketin benzerleri zamanında yapılmıştı; biliyoruz.
    Benim kadim dostum Trabzonsporlu Lemi Çelik bir vakitler attığı golün başkasına yazılmasına biraz sitemle birkaç maç sonra attığı golün ardından sırtındaki numarayı gösteriyordu tribüne dönerek; "Ha bu numara gol atar mu ula?"
    Gülüşmüştü Farozlular horon tepenlerin ağzıyla.
    Dedim ya bu ve benzeri hareketler görüldü görülmedi değil. Bunlara zeka kokan hareketler dediydim… Zeki ama akıllıca değil. Tamam bir buluşa denk düşüyor ama kullanılacağı yer yapılacağı an işte… İşte orası biraz izan gerektiriyor. Arda Turan, haftalar sonra iyileşti ve milli maçta sahne aldı. Adamın ayağına top yakışıyor denir ya. Öyle topçulardan bir Arda.
    Fenerbahçe maçında attığı golden sonra kendisini takımdan koparttığını düşündüğü Aykut Kocaman'a ve sarı-lacivertli yedek kulübesine "ateş topu" gibi düşmüştü Kazım Kazım da! Ve bu işin başlatıcısı Emre Belözoğlu.

    Kırıp dökenlere inat
    Büyük olmak size yapılan haksızlığın ölçüsünü sahada aldıktan sonra yaptıklarınızda gizli biraz. "Gördünüz mü nasıl attım !!!" enerjisinin tümü yaşamınıza ve sahadaki cevvaliyetinize aksa mesela. Mesela biz sizi durdurulamaz sprintleriniz ve top hakimiyetinizle ansak. Mesela sizi bu duruma düşürenlere zaten o golü yaptıktan sonra gerekli cevabı verdiğini düşünürken ve onun getirdiği vakarla izlesek.
    Ve zaten bir futbolcunun işi futbolunu oynamak değil midir? Ya da işini iyi yapmadığını düşündüğü meslek erbabına şiir gibi oynayıp "döktürmenin" nasıl bir şey olduğunu göstermek?
    Ben mesela öyle isterdim ki bana yapılan haksızlıkların aşiline tendonuna girmek...
    Ama hâlâ kırıp dökenlere inat döktürüyorsam; kırıp dökenlerin dünyasında döktürenlere duyduğum saygıdandır. Önce İslam Çupi'ye ardından Metin Oktay'a belki...

    BİZE ULAŞIN