Web Sürümüne Geç

    10'suz olmaz

    Sarı-kırmızılılar Liverpool maçının ardından "oyunu" bir sanat gösterisine çeviren Real Madrid karşısında yine hepi topu iki "derin harekete" teslim oldular… Aynen bu cümlelerle değerlendirmiştik 'iki derin harekete teslim olan!' sarı-kırmızılı armadayı. Şimdiki fotoğrafa bir bakalım; 16 futbolcu gönderilmiş 11 futbolcu alınmış. Bu transferler ancak bir sistematiğiniz olduğunda işe yarayacaktır. Yoksa kadro bir iç sıkıntısı olmaktan öteye gidemez. Fatih Terim 2000'lerin efsane kadrosu için; "Biz 3-5-2'yi tersinden oynuyoruz!" demişti. Ancak yakın dönem özelliği olsa gerek; "efektif" futbolcu sayısı dünyada da azalıyor. Galatasaray'ın açmazlarından biri de bu. Defansta agresiv ve her yöne basabilen kademe adamı noksanlığı var. Milli Takım'ın da sol taraftaki ismi Hakan Balta hâlâ ilmimizde muammadır; biline. Sol dış uç taraftaki macerasını Hasan Şaş'tan Arda'ya kadar sağ ayaklı ve içe kateden adamlarla yaşadı Galatasaray. Riera ile ilk defa sağlam bir sol ayaklı bulunmuş görünüyor.

    Saha içindeki önder
    Fatih Terim'in Sabri yerine Melo'yu tercih edecek olması sağ kanat arkası adam için doğru tercih olacak. Öte yandan sağ dışta da iyi bir Kazım'ı bu takımın her zaman artısı olarak değerlendirmek gerekir. Yeni transfer Sercan ancak Milan Baros yokları oynarsa düşünülebilir; Elmander ise alternatifsiz. Fakat; saha içi önderin olmadığı bir takım kurgusunda; Selçuk'un iyi niyetli çabasının önünü açacak bir orta saha 'üretkenliği' yokken çok ama çok iyi bir Engin ancak ileri uç adamların arkasındaki yerinde yararlı olabilir. Galatasaray'ın oyunun derin kurgusundaki en elemanter adamı 10 numaradır. Önder oyuncudur. Başka türlüsü tat vermeyen ancak koşturup duran istek ve yeniliklerin heyecanıyla biraz da zorlamayla yürüyen bir takım görüntüsü çıkar ortaya. Yani bu iş 10'suz olmaz…
    BİZE ULAŞIN