Web Sürümüne Geç

Şaşmadan...

Bir maçın nasıl yorumlanacağı, hangi beklentiyle izlendiğine o kadar bağlı ki. Mutlak galibiyet beklentisi varsa ve sahadan beraberlik çıkmışsa; oyunun iyi yanlarını, gelişmeleri görmek, dile getirmek o kadar zor ki... Trabzonspor'un, Güneş'in toparlayıcılığına rağmen, bu sezon zirveyi zorlamak gibi hedefi olamayacağını, zaten olmaması da gerektiğini defalarca yazdık. Mevcut durumda en akılcı stratejinin, doğru sistemi kurmaya çalışmak, "Trabzon Futbolu"nun geri dönmesi yolunda emek vermek ve bundan sonra kendi ekolü içinde başarı kovalayan bir kurum yaratmak olduğunu anlattık. Ancak o "Acaba denk gelir de şampiyonluk falan?", "Hiç değilse üçüncülük" gibi organizmayı içten içe zehirleyen fikir uçuşmaları hep daha ağır bastı. Bordo-mavililer, Antalya'da da berabere kalarak 3 haftada 6 puan kaybetti. Ağır hasar olarak değerlendirip ağır eleştiri yapıyoruz. Oysa bu ekip halen ligin en arzulu futbol oynayan takımı. Devamlılık, konsantrasyon sorunu yok değil. Lakin işi ciddiye alınca adam gibi oynuyorlar işte. Cuma akşamı ilk yarıda durgun ve temposuz olmaları elbette eleştirilir, ancak ikinci yarıdaki mutlak hakimiyete, diklemesine oyuna ve fizik yeterliliğe ne diyeceğiz?

Atamadığı için 6 puan gitti

Ben Şenol hocanın maç değerlendirmesine aynen katılıyorum. Trabzonspor iyi yolda. Sistem anlamındaki eksiklerini şimdi çalışarak, mevki konusundaki noksanlarını ise sezon sonunda yeni katılımlar sağlayarak gidermek amacında bir şaşma yok. Kaldı ki, Teofilo'ya yapılan penaltı verilse aleyhte görüşlerin çoğunu tuşlamayacaktı klavyeler. Bugün için Trabzonspor'un en önemli iki eksiği, stoperlerin topu oyuna sokma özrü ve bir son vuruş ustası. İkincisi doğrudan kişisel çözüm gerektirir, ancak ilki tam bir modernite sorunudur. Umut'un çıkışı sürmeyip, Teo da uyum sorunu yaşayınca puan kayıpları kaçınılmaz oldu. Yediği için değil atamadığı için 6 puan kaybetti bu takım, 3 haftada doğru dürüst pozisyon vermeden. Ancak... Golcü deyince; ara transferde benzer forvet hamlesini Fenerbahçe ve Galatasaray'ın da yapamadığını unutmayalım lütfen. Şenol Güneş, teslim aldığı takımı bugün getirdiği yere kadar gösterdiği "mesafe/zaman" performansını sürdürebilirse, telaş edecek bir şey yok, diyorum. Bu sezonun tümden gözden çıkarılmasında da mahzur görmüyorum. Çeyrek asırdır şampiyon olamamış bir takımın artık sabrı kalmamıştır, değil, artık zaman sorunu yoktur, diye düşünüyorum. Asıl sorun kimlik sorunudur ve kurum bu kez ciddi şekilde çözüme yakındır. Şaşmadan, çalışmaya devam...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN