Web Sürümüne Geç

    Ayak topuna el koymak

    Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanı net konuştu: "Sürece hiçbir siyasi müdahalede bulunmadık. Adalet mekanizması işledi.
    Devlet içinde devlet olma heveslileri, kural tanımak istemeyenler kaybetti."
    Yok, yok... Sakın telaşlanmayın Kulüpler Birliğiciler... Bu açıklamayı, Spor Bakanı değil, Enerji Bakanı yaptı. Zaten şike soruşturması değil, Uzan davası hakkında bir açıklamaydı.
    Bu arada... Spor Bakanı'nın yemeğinde 17 değerli kulübümüzün küme düşme olmaması için görüş beyan ettiğini okuduk gazetelerde.
    Sadece bir köklü İstanbul kulübü itiraz etmiş.
    Onun da argümanı "evrensel adalet" gibi görünüyor, ancak "Geride kaldığımız ezeli rakibimizi yakalama fırsatını tepemeyiz" düşüncesinin ağırlıklı olduğunu düşünenler de az değil.
    Doğal gibi gözüken ama aslında tuhaf olan, yemeğe katılan kurumlar arasında, geçen sezon Süper Lig'den düşen 3 kulübün bulunmaması.
    Küme düşmenin olup olmaması en çok onları ilgilendiriyor oysa. Söz konusu sezonda düşmeme mücadelesi veren 4 takımdan ligde kalanı da soruşturma kapsamında ayrıca...

    Boşuna telaşlanıyoruz

    Hakkında çok ciddi şüpheler bulunan bir kulübümüzün teknik direktörünün "Bu işe devlet el koysun" deyişinin birkaç gün sonrasına tesadüf eden yemek doyurucu olmuştur umarız.
    Menü de uygundur inşallah. Malum oruçtan yeni çıktık; sonra, "Birlik"te genci var, yaşlısı var. Amaaan, bizdeki de akla bakın! "Hepimiz biriz. Aynen devam" gibi her şeyi hazmedebilen bir bünyeye sahip koca koca adamlar için boşuna telaşlanıyoruz burada, ya yedikleri bir şey dokunursa, diye.
    Bundan öncekiler dokunmadıktan sonra bundan sonrakiler niye dokunsun ki hem...
    Bu güzel bayram haftasının, af cephesi açısından haftanın tek sıkıntısı Kazakistan maçının son dakikasında gelen golü oldu herhalde.
    Hesaplarını Atletico'lu Arda bozdu "netekim".
    Tam da "Şike soruşturması futbolumuza zarar verdi. Ligler zamanında başlayıp eski hamamın güzelim sıcağında eski tasla oynansaydı, Kazakistan'a puan kaybetmezdik" diyeceklerdi ki, kaleci Mokin gibi kontrpiyede kaldılar.
    Yine de kimi yazılarında inceden sitem etti, kimi de endirekt vuruşu getiren oyuncunun baskısına "Yaptığı fair değil ama" dedi yayıncının locasından "ısrarla". Bir nevi "Bunlar Şampiyonlar Ligi'nde de ülkemizi rezil ederler" demeye getirdi yani. Rezil olmanın anlamının bu kadar değiştirilmeye çalışıldığı bir zamanda ve mekanda doğaldır ve tam da "Akım" derken Mokin" demek sayılmaz bu aralar...
    BİZE ULAŞIN