Web Sürümüne Geç

    Tekrarını bekleriz…

    Yeni federasyon kurulları ve özellikle Tahkim Kurulu başkanı konularını, ha bir de Etik Kurul başkanının"Televizyonlara çıkıp baskı yapmasınlar" lafını bir sonraki yazıda irdelemek üzere Beşiktaş-Trabzonspor maçının teknik analizine girelim bugün.
    Trabzonspor'un bu sezon çok az sayıda maçta futbolsevere keyif veren oyun sergileyebildiğini söyledik hep. Ancak şunu da ekledik: Trabzonspor gerçek takım oyununu sahaya yansıttığı her gün bu ligin üzerinde bir kalite taşıdığını gösterir. Beşiktaş maçı da öyle oldu işte.

    * * *

    Aslında kaybedilen Mersin maçının bir yarım saatindeki iştahlı ve keyifli futbol biraz ümit vermişti yenilgiye rağmen. İnönü'de de ona benzer, ancak ondan daha hızlı ve diklemesine bir performans sergiledi bordomavililer.
    Bunda en büyük pay ise orta sahanındı şüphesiz. Ödenen 5'er milyon euro'luk bonservis bedellerine bakınca ideal orta sahada Zokora ve Adrian yer alır bu takımda. Bu kez ikisi de oyunun belli bölümlerinde iyi oynadılar.
    Bugüne kadarki sorun onların kalitesinde değil, futbol oynama isteklerinde ve fizik güçlerindeydi zaten. Bunlara bir de almaya kalksanız size garanti 5 milyon euro fiyat çekecekleri (ama satmaya kalksanız 2'yi zor verecekleri) Colman'ın - nasıl olduysa- hevesli oyunu eklenince başka bir Trabzonspor çıktı ortaya.
    Kabul etmemiz gereken bir şey var ki, oyunun seyrinde ve skorunda takımlardan birinin Avrupa yükünü (!) atmasının, diğerinin ise perşembe günü o arenada yeni bir kaplanla boğuşacak olmasının etkisi vardı.

    * * *

    Yabancılar arasındaki performans farkının şiddetle konuk ekip lehine olmasının önemli bir etkeniydi bu. Yine de iki takım arasındaki fark o kadar büyük kemiyette gerçekleşti ki, Beşiktaş'ın bırakın Madrid'i düşünmeyi o maçı Trabzon maçıyla aynı anda oynasa bu kadar pozisyon vermemesi gerekirdi. Bu bakımdan, bravo o pozisyonları bulan takıma.
    Bakıyorum da taraftar en çok Volkan'ı beğenmiş. Gerçekten de başarma isteği üst düzeydi, ancak pozisyonların birçoğunda ayakta kalmayı bile başaramaması alacak daha ne kadar mesafesi olduğunu gösterir bu genç arkadaşın.
    Diğer kanat adamı Olcan ise hem beklerine yeterince yardım etmeyerek, hem de final paslarında ve vuruşlarında yetersiz kalarak notunu düşürdü. Buna rağmen takımının bulduğu pozisyonlarda savunmanın kafasını karıştıran isim olduğunun hakkını da vermeliyiz. Bu iki arkadaş çok çalışır ve işini hep severse Trabzonspor yıllar sonra iki kanattan etkili olur pazar geceki gibi.

    * * *

    Son iki not: Tolga'yı hatalı gol yemekle eleştirenlere katılmıyorum. Ancak belki son 10 maçtır topu oyuna sokarken sergilediği özensizliğin yol açtığı tehlikeleri de es geçemiyorum. Bu konuda teknik patronu ya da kaleci antrenörü ne düşünüyor acaba?
    Ve Burak… Gol atar gol kaçırır önemli değil ama her topu kendisine istemesi, 35 metreden şut fantezisi ve en önemlisi sürekli konuşarak konuyu 'adamlık' boyutuna taşıması o kadar gereksiz ki. Bu kardeşimiz bilmeli ki, 'adamlık' söylemi ya da tartışması bu ülkenin çağdaş batıdan en önemli farklarından biri olarak süregelmektedir olumsuz anlamda.
    Boş kaleye kaçır ama boş laf etme Sayın Kral.

    Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
    Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
    BİZE ULAŞIN