06 Ağustos 2010 | Cuma

Kral çırılçıplak

Young Boys karşısına, Saracoğlu'nda, başka bir takımın çıkmasını beklerken.
Geçen haftaki sabıkalı takımın sureti çıktı sahaya. Koşmadan, canı çıktı Fenerbahçeli futbolcuların.
Kral soyundu çırılçıplak!
Aykut Kocaman...

Kuru otlar bile fırtınayı gelişinden tanır.
Aykut Kocaman, bir hafta önce dayak yediği takımı tanımak için, kılını bile kıpırdatmamış. Ölüyü diriltmesi beklenirken, Fenerbahçe'yi daha maç başlamadan alıp, morga götürmüş.

Aykut Kocaman, Fenerbahçe'ye ağır bedel ödeten bir yalandır. Bugün yabancı teknik adamla, bu sonuç alınmış olsaydı.
Aykut Kocaman'ın arkasındaki yağcılar, darağacındaki ipi nasıl yağlardı acaba?
Sorun da söylesinler.
Bu çıkar ilişkisinin "ince hatlarını" da öğrenmiş olursunuz!
Çünkü Fenerbahçe sevgisi çıkar ilişkisi değildir.
Fenerbahçe sevgisi, gerçekleri savunmaktır, yemek masalarında getirisi olan toplantılara eşlik etmek değil.

Aykut Kocaman birikmiş sorunlardan bahsediyor. Sanırsınız ki Avrupa'dan yeni gelmiş yabancı bir teknik adam.
Geçen yıl Daum'un altındaki koltukla uğraşırken, gerçeklere göz atmadığı belli.
Bahaneler arkasına saklanmaktan daha yürekli bir tavır vardır. "Öne çıkmak!"
Tam yetkiyle göreve gelen bir adama sormazlar mı? "Kangreni niye yok etmedin?"

Disiplin kuşunun kanadı kırıksa, kimin hükümsüzlüğüdür acaba?
Türk futbol tarihine kelepçeli seks skandalı diye bir şey işleniyor.
Ve bu skandalın adamlarına hâlâ Fenerbahçe forması giydiriliyor.
Fenerbahçe forması ağlıyor, "Beni bu adamlara verme" diye. Ama o kutsal forma, hâlâ bu beylerin üzerinde.

Semih'in maçın son dakikasında kaçırdığı pozisyonun bir açıklaması var.
Fenerbahçe'nin kaderi, Bilica'nın kazdığı kuyunun etrafında dönüyor.
Bu demektir ki... Bilica laneti sürüyor.
Tıpkı Henry'nin eliyle attığı golden sonra, Fransa'nın Dünya Kupası'ndaki laneti gibi.
Barcelona, sportif ahlaksız Henry'yi gönderiyor, Fenerbahçe hâlâ Bilica'dan medet umuyor.

Bu takım yalan yatağındaki hastadır.
Bu savunmayla, Fenerbahçe'nin geleceğinin olmasını düşünmekten daha büyük bir "düşünce katliamı" olamaz.
Dia'nın uzatma dakikalarında kaçırdığı pozisyondan sonra, bir kez daha gördük ki.
Fenerbahçe'de gol atmaktan başka işe yaramayan bir işçiye ihtiyaç var.
Yani golcüye. "Bir golcü gelecek" temennisiyle, şampiyonluk ninnisi arasında sıkışan takımdan, geriye ne kalacak sanıyorsunuz?
Türkiye Şampiyonluğu mu?
Fenerbahçe şampiyon olsa ne olur?
En fazla bir şampiyonluğu daha olur
.
Taraftarın gönlü olur mu peki?
Avrupa'da yoldan çıkmış bir takımın içler acısı haline bakarken...

Aranıyor!.. Galibiyet bağımlısı, formasının içine bedeniyle birlikte ruhunu sokacak yürekli futbolcular aranıyor.
Ama öncelikle, gerçeklere gözünü açacak, yürekli adamlar aranıyor.
Çünkü Fenerbahçe, Aykut Kocaman'ın tuzağına düştüğü içindir ki...
Yine Avrupa'nın uzağına düşmüştür.
Hayırlı hayaller!
Yerli coğrafyada, toprağı bol olsun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor