Web Sürümüne Geç

    Kartal sokak!

    Hakkı Yalçın Hakkı Yalçın
    Lyon'daki organizasyondan kalan sadece talihsiz bir yenilgi değil, rövanşa yönelik kahpe bir operasyondur.
    Yüzlerce insanın sahaya girdiği her Avrupa maçı tatil edilir ve Lyon'a ceza gelir.
    Tribünlerini zorbalarla süsleyen bir başkan yüzsüz olduğu için, kendi bahçesindeki foseptik çukurunu görmezden gelir.
    Şimdi o başkanın çaresiz sözcüklerini duyuyoruz. "Rövanş maçı tarafsız bir sahada oynansın!" Altına kaçırdığı cümlelerin üstünde tepinmek gibi. Ya da "Kartal sokakta" korkularına gelin olmak!

    ***

    Artık siyasetin her köşeye egemen olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
    Futbolun derin devletidir Fransa!
    Düelloda 10 adım atmadan geri dönüp rakibini sırtından vuracak kadar kalıplaşmışlardır.
    İki gün içinde gerektiğinde UEFA yöneticileriyle Fransız şarabı içilen bir masada buluşurlar. Gerektiğinde masanın altında elele tutuşurlar.
    Ellerindeki deliller kendilerini işaret ettiği için, zorbalık resimleriyle baş başa kalırlar. Sonra ikinci perde!
    Nasılsa Avrupa'da kansızlık mürebbiyesi çoktur.
    Geçen sezon Braga maçında Fenerbahçe'yi katleden hakem denen namussuzu kim ürettiyse, Lyon rövanşı için piyonlarını hazırda tutacaktır.
    Lyon başkanı "koynunda sakladığı yılanla" gelse de.
    Onlar kahpelikle sevişirken, bizler sahada dövüşmeyi seçelim.
    Rövanşın öznesi Kartal cümlesi tur.
    Bizim tanıdığımız Beşiktaş, İstanbul'da Lyon'u futbol çemberinin içine oturtur. Evire çevire yener!


    ***
    Maçı izledim de, Fabri'nin yaptığı gerçekten büyük bir hata.
    Her zamanki sözümdür; "bütün kaleciler öksüzdür!" Ama kalecilik de şımarıklığı reddeder! Çünkü küçük bir şımarıklık kendini boğmak için her zaman bir kaşık su bulur.
    Ve kaşı patlarken sahada kalmak için çırpınan Fabri fotoğrafları da bir gecede kaybolur.
    Yine de maçın en çok acı çeken adamı olarak Fabri'nin yanında durmak Beşiktaş camiasının görevidir.

    ***

    Eskiden bir çift laf etsek haksızlığın kalbi kırılırdı. Şimdi ne futbolun yüzü var, ne ödüllerin!
    Bir üniversite yılın futbolcusu ödülünü Van Persie'ye veriyor.
    Veren de utanmıyor, alan da!
    Bütün sezon yan gelip yatan, sezonun en çirkin eylemine parmak atan birine ödül veren üniversite, öğrencilerine edepli olmayı ve alın terini nasıl anlatacak?
    Söylediklerini biz de duyalım ki.
    Biz de bir ödül verelim. Paslı teneke içinde Van Persie posteriyle!
    Ve ucuz düşüncelerine mahsuben!

    ***

    Galatasaraylı işadamları da kendi kalecisine ödül veriyor.
    Alan da gururlanıyor, veren de.
    Muslera elbette kaliteli bir kaleci ama bırakın da ödülünü tarafsız insanlar versin!
    Körler sağırlar birbirini ağırlar.
    "Hey gidinin asaleti, sen neden bu kadar uzaktasın artık!" diye haykırsak ne yazar!

    ***

    O yüzden hep sorup dururum kendime, "Eskilerden kim kaldı?" diye.
    Cevap: "Hiç kimse!" O yüzden duvarlarımda hâlâ serveti zarafetle ölçülen adamların resimleri asılıdır. Onların ödülleri de yüreklerde mühürdür!
    BİZE ULAŞIN