Web Sürümüne Geç

    Tayyip Erdoğan’ın Dinyakos ayakkabısı

    Hakkı Yalçın Hakkı Yalçın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rıdvan Dilmen'in konuğu olduğu televizyon sohbetinde, amatör futbol oynadığı yıllara döndüm.
    Ütülenip kaldırılmış olsa da geçmiş yılların bıraktığı izlerin yansımasına.
    Anılar müzesindeki güzelliklerin öznesi; yokluk.
    Toprak sahalar altı köseleyle çivili Dinyakos ayakkabı kramponlarının açtığı delikler.
    Serveti delikanlı duruşuyla ölçülen futbolcular sergisi.
    Tribünlerde zarafetin hası.
    Karıncaezmez Şevki'yi kim unutur?

    ***

    Tayyip Erdoğan'ın forma giydiği İETT, birinci amatör kümenin en güçlü takımlarından biriydi.
    Ben de ikinci amatör kümede futbol oynardım o yıllarda.
    Dikkat çeken adamları izlemeyi de severdik, amatör küme maçlarını yayınlayan gazete sayfalarında kimin kaç yıldız aldığını merak etmeyi de.
    Kendisiyle birlikte futbol oynayan yakınlarımın da düşüncesi ortaktı.
    "Santrforun hasıydı." O yüzden bugünün futbolcularını izlediğim şimdiki zamana not düşmeyi borç bilirim.
    "Futbolun Tayyip Erdoğan'ın gençliğine borcu var!"

    ***

    Güneşin altındaki gençlerin alın teriydi futbol.
    Bir gazetenin spor sayfasını yerde bulsak, çömelir okurduk.
    Kulüp yazarı diye bir gerçek yoktu, herkes gördüğünü yazardı.
    Görmediklerimizi en yürekli biçimde anlatırdı radyodaki spiker, şimdi gördüklerimizi bizlerden saklamaya çalışanlara inat!

    ***

    Mağlup yanlarını gizleyen insanların hayata direndiği yıllar.
    Sofradan aç kalkıp tok gibi yatardı anneler. Babalar evine ekmek getiremezse kahrından ölürdü.
    Her mahallenin raconuydu dürüstlük.
    Sadri Alışık filmleri oynardı sinemalarda, bizi de ağlatırdı final sahnesinde. Her cuma yetim yemekleri çıkardı evlerden.
    Çocukların tıpkı kendilerine benzeyen sıska köpekleri vardı.
    Yelkenli yaparlardı yağmurun göl yaptığı sokak aralarında.
    En sevdiğimiz türkü; "Gül ağacı değilem her gelene eğilem!"

    ***

    Yıllar önce Tayyip Erdoğan'ın Kasımpaşa'da 5 kuruşa su sattığı çocukluk hikayesini okumuştum.
    O yıllar yoksul çocuklar su satardı, simit satardı insan satmazdı.
    O yüzden Tayyip Erdoğan'ın geçmişine gösterdiği vefaya hep saygı duydum.
    Onun çocukluğundaki izlerini terk etmeyişinin de, futbolcu olmayışının da bir sebebi vardı belki.
    O yüzden Başbakan oldu, Cumhurbaşkanı oldu.
    Tayyip Erdoğan'ın Rıdvan Dilmen'le yaptığı sohbetin öznesi;
    "yabancı futbolcu" meselesi olarak yansıdı ama asıl güzel olan amatörlere teşvik mesajıydı.
    Çünkü keşfedilmeyi bekleyen nice yetenek duruyor orta yerde.
    Onların özlemlerinin menziline girebilmek, amatör ruhun adreslerini bulmak; hem spor hem insanlık adına zorunludur.
    Çünkü amatörlere destek yoksa orada gerçek anlamda spor yok demektir.

    ***

    Hey gidi yıllar!
    Çamaşır ipinde kurutuldu umutlar.
    Ama hiçbiri unutulmadı.
    Ayaklara çivisi batan Dinyakos ayakkabısını giyenler, futbolun amatör ruhunu ömür boyunca unutmazlar! Tayyip Erdoğan gibi.