Web Sürümüne Geç

Yürüyüş makamı!

Hakkı Yalçın Hakkı Yalçın

Dün gece korsan bir gösteri düzenledim. Tek başıma.
Fenerbahçe'nin sezon başı ütopyasına aldığı yolculuğa mahsuben el salladım.
Fenerbahçe yönetimiyle, Galatasaray yönetimi arasındaki anlayış farkına mahsuben "büyüklüğü duruş yazar" notunu düştüm.
Dursun Özbek'e baktım, küçük adımlar atıyordu, küçük adamların etkisinde kalarak.
"Gün ola harman ola" dedim.

***

Volkan Demirel'in sezon başında yediği iki hatalı gol için kıyameti koparanların, Muslera'nın yediği çuvalla hatalı gol için dilini ve kalemini oynatmadığını görünce, "Mesele kaleyi korumaksa Volkan'ı bin tane Muslera'ya değişmem" diye haykırdım.
Tudor giderken Galatasaraylı futbolcular içinde ellerini ovuşturanlar vardı.
Onlara diş geçirmek ne haddime!

***

?Ötenazi yapmasını bekleyenlerin hevesini kursağında bırakan Tudor'un otopsi sonuçlarını ele geçirdim.
Kurduğu takımın vebalini ödemesine bile zaman tanınmayan birinin sırtındaki bıçak ve kurşun yaraları netti.
Eli kanlı delikanlılar ülkesinde cinayeti ben üstlendim.
"Bu konuda yorum yapar mısınız" diye mikrofon tuttu biri.
"Hoop!" dedim, "yorumcu senin babandır!"

***

Toplumu ayakta tutan değerlerin kökü televizyonlarda kurutulduysa.
Dürüst gazeteciliğin esamesi okunmuyorsa gazeteler niye okunsun!
Çeteler güçleniyordu artık zarafet değil.
Suskunluğumu ancak yazarak bozduğum bir ülkede kalleşler tahminimizden bile çoktu.
Futbolun yüzüne bakılacak adamlar listesindeki gurur tablosuna baktım da.
O bir avuç insanı herkes tanıyorsa benim yeniden tanıtmamın anlamı yoktu.

***

Öfkesini kontrol altına alamayanlar medyayı koltuk altına alır.
Bu kadar çirkinliğe bu kadar yağlama yıkama gazeteciliğin tarihinde yoktur.
Ama merdivenler cilalandıysa düşmek ihtimal olmaktan çıkar, garantili mesajlar verir.
Denemesi bedava! O zaman da kimse şansına tükürmesin.
Bizim mahallede çöp dökmek de ayıptır, yere tükürmek de.
Kabadayılıksa; çocukların boy hizasına inip fotoğraf çektirmektir.
Organlarının resminin çekilmesini emretmek değil!

***

Sözde futbol dünyası. Koca adamlar; milyondolarları var ama dillerinde tek cümlelik adalet yok.
Merhameti olmayanın hiçbir şeyi yoktur zaten.
Bilinmelidir ki, sular sadece girdiği kabın şeklini almaz.
Bir demir çubuk bir bardak suyu toprağın altına çekebilir ama yanlışları sızdırmaz!
Para için her türlü soysuzluğu yapanların dünyasında, bizlere kısa yol öğretisinden kalan en anlamlı gerçek budur.
Yolculuğun sonunda bir şarkı tutturdum kendi kendime.
"Olmaz ilaç sine-i sad pareme!"

***

Bakmayın arada bir güldüğüme, bu gülüşler çocukluğumdan kalma.
Gülerken ağlayan resimlerim de.
Ne de olsa bizler Sadri Alışık filmleriyle büyüdük!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN