Web Sürümüne Geç

    Parasal iklim!

    Hakkı Yalçın Hakkı Yalçın
    Yanlışları oldu, küçük maçlarda kaybedilen puanların bedeli ödeniyor.
    Galatasaray maçında verilmeyen penaltıların çok şeyin karşılığı olduğu ortada.
    Bunlara rağmen Fenerbahçe'nin ligde mücadeleyi sonuna kadar götürme sevdasına saygılıyım.

    Ama ne yazık ki Fenerbahçe'de hala Valbuena konuşuluyor.
    Aykut Kocaman'ın takıntıları var da, o takıntıların Fenerbahçe'ye verdiği zarardan sadece taraftarın haberi var.
    O yüzden Aykut Kocaman'ın tribünlere bakıp kendine sorması gereken bir soru da var.
    "Bu tribünler neden dolmuyor?" Valbuena'yı reddederken Alper Potuk'a açılan kapıların üzerinde "haksızlık bu!" diye yazıyor.
    Gözlerin gördüğünü gönül inkar edebilir mi?
    Ayrıca istatistikler de iki futbolcu arasındaki farkı gösteriyor.
    Alper Potuk kaç yıldır Fenerbahçe'de bir arpa boyu yol almadı.
    Forma onu temsil ediyor, onun formayı temsil edecek gücü yok.
    Özel hayatı kendini ilgilendirir ama sahadaki hayatı ayakta durmayı emreder!
    Valbuena'nın fotoğrafı bile sahadaki içler acısı Alper Potuk'u reddeder!

    Fenerbahçe'ye kişisel duyguların verdiği zararlar bir yana, bir de sistemin işleyişi var ki, her şey birbirinin içinden geçiyor.
    Fenerbahçe'nin attığı golleri santimetre üzerinden hesaplayanlar, Osmanlıspor'un Galatasaray maçında attığı resmi gole ne ekranlarda ne gazetelerde cümle bile kurmadılar.
    Galatasaray'ın Kayseri'de attığı ofsayt golün üstüne yattılar.
    Sportmenlik adına kullanılmış tek kelimesi olmayanların ayakta alkışlandığı bir ülkede, sistemin nasıl da güzel işlediğine bakınca insan kendini tutamıyor.

    Futbolda güzellikleri arıyor insan.
    Beşiktaş'ı izlerken takım oyununun incelikleri kadar, dışa vuran bir sihrin de sahibini izliyorum.
    Talisca'ya bakınca, "Türkiye'de bazı futbolcular görüntü kaybıdır" diyorum.
    "Bazıları da çok özel! Talisca gibi.
    Talisca'nın bazen maçtan kopan özgür bir havası var.
    Bu durum onun yeteneğine olan güveninin yansıması.
    Ya da maçtaki teneffüs alanı.
    O yüzden ona ustalık yakışıyor.
    Ustalara da sihirli goller.

    Başakşehir dört yıldır yüreklerdeki Oscar'a aday.
    Ama 4 yıldır şampiyonluğa oynama cüretini göstermekten de sistemin gözünde sanık.
    "Şampiyon olacak da ne olacak" gibi aşağılık cümleler bizdeki düzene hastır.
    İşte sizlere eşitsizliğin şahanesi!
    Olsun! Onlar bu düzene başkaldırmanın simgesi olarak doğru yatırımı ve futbolun bilimsel yanını dışa vururken, sırtlarına çevrilmiş oklardan haberdarlar!
    O yüzden herkes kendi vicdanına bir sorsun bakalım.
    "Bu ülkede neden hep tuzaklara düşenler eleştiriliyor da, tuzakları kuranlar alkışlanıyor?" H H H
    Havalar ne kadar garip farkında mısınız?
    Ne de olsa "parasal iklimdeyiz" artık.
    O yüzdendir ki, bu ülkede eski sevdalar da yok artık, Anka'larda!
    Şimdi reyting senetleri bankalarda!
    Bazı sözler tohum gibidir.
    Gerçek anlamı sezon bitiminde çıkar!
    BİZE ULAŞIN