07 Şubat 2023 | Salı

Deprem!

Deprem tabiat ananın yüksek sesli bildirisidir ama bazı gerçekleri de işaret eder. Futbol maçlarında toprak ayakların altındadır ama toprak ana kaşını kaldırdığında hiçbirimiz ayakta kalamayız. Hepimizin ödeyeceği mutlak bir bedel varsa o bedeli ödemeden de toprak ananın gönlünü alamayız! İnsanların canı futboldan da değerliyse, şimdi seferberlik ve birlik zamanıdır.


Dünyanın en güzel ikliminde yaşarken gergin hatların da üzerindeyiz. Peki böyle bir fay hattındayken kaşları çatmak niye? Yöneticiler ve futbolcular arasındaki kin ve nefret neyin nesi? Maçlardaki zalimlik hırsı neden? "İnsan insanın kurdu değil yurdu olmalı" diye yazdı şairler, kimse itibar göstermedi. Bencillik insanların yeni üniforması olmuş, herkes kendisinden başkasına yasaklı. Maçlarda yere düşeni kaldırmak duygusunun yarısı kayıp, yarısı rakibinin bileğine kasti olarak basmakta saklı.


Böyle günlerde bütünlüğü görebiliyoruz. Kahramanmaraş ve yakın illerdeki deprem için TFF'nin ve kulüplerimizin yardım yağmuruna saygılarımı sunuyorum. Hatayspor Teknik Direktörü Volkan Demirel'in yaşlı gözlerle yaptığı yardım videosuna baktım. "Allah rızası için yardım edin!" Benim güzel yürekli arkadaşımın, Soma'daki maden işçilerine neler yaptığını bildiğim için, bütün futbolcuların aynı duygularla hareket etmesi bekliyorum. Tarih boyunca görmediğimiz bir yıkım ciğerimizi yakarken hepimiz elimizi ve yüreğimizi uzatmalıyız.


Depremin hüznünü taşırken çocukları unutmayalım. Depremde oyuncak bebeğini toprağın altında bile bırakmayan bebekler vardır. O toprağın altından mucizeler de çıkar içimizi yakan bedenler de. Onların çığlıkları sessizdir, yüreğinizi açarsanız duyabilirsiniz. Onların masalları tutuşmuştur da elinizi uzatsanız söndürebilirsiniz.


İzmir'deki depremden sonra enkaz altından çıkarılan 4 yaşındaki Ayda için ironik bir günlük yayınlamıştım. "Herkes bana köfte ve ayran gönderiyor ama ben annemi istiyorum." Oysa annesi hayatını kaybetmişti. Lösemili bir çocuğun günlüğünde "göğüs kafesimdeki kuşları uçurdum, bana hayat getirecekler" yazılıydı. Her şey üç gün sonra unutuldu ama benim gönül defterimde hepsi yazılı. Not: Nefrete ve şiddete zarf atanlar şimdi mektupların içinde yazılanları da okuyacaktır.


Ömrümüzün sonuna kadar ellerini bırakmadığımız ve ne acıdır ki kalplerde nefrete yer açılırken oturacak yer bırakmadığımız çocukları düşünelim. Futbolu çocuklardan ayrı tutamayız ama çocukları nefret yüklü futbolla bir tutamayız. O yüzden çocukların elini tutacak bir futbol dünyasına ihtiyacımız var. Ruhları yenilgiye uğratan maçlardaki sonuçlar değil sevgisizliktir. Futbolun hammaddesi sahadaki mücadeleyse bu nefret hummasından kurtulalım. Uzun namlulu sövgülerin değil sevgilerin saygıların hükmü olsun.


Yaşadıkça yaşatacağız. Çünkü ülkemiz her ne kadar fay hattında olsa da bizimdir bu topraklar bu güneş bu su. Yeter artık bitsin bu umut yorgunluğu bu nefret duygusu!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

GÜNÜN DİĞER YAZARLARI

SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor