Web Sürümüne Geç

Sırat köprüsü!

Sahanın zemini berbat, tribünlerdeki seyirci sayısı vasat, hava desen zaten afet. Üstelik futbolun şairi Alex de Souza ve liglerimizin son üç sezonundaki en istikrarlı futbolcusu Gökhan Gönül cezalı ve sahadaki Güiza ile kulübedeki Özer de hafiften sakat. Hepsini üst üste koyduğunuzda zorlu bir deplasmandan pek de farkı kalmıyor doğal olarak Şükrü Saracoğlu'nda oynamanın. Söylemeye gerek yok ki teknik özelliğiyle ön plana çıkan bir kadroya sahip Fenerbahçe'nin bu koşullarda kapasitesine ulaşması pek de kolay olmayacaktı. Tabii, üçüncü bölgedeki iki önemli oyuncudan Daniel Güiza sakarlığı abartıp, top saklama özelliği bilinen Semih Şentürk de sezon başından beri süregelen etkisizliğini final vuruşu hovardalığıyla süsleyince, sarı-lacivertlilerin baskı kurması ve skor üretmesi hepten zorlaştı. Şüphesiz önemli hedefleri bulunan ve kaliteli bir kadroya sahip bir takımın bu şartlarda dahi başarılı olması gerekir.

Şampiyonluk müjdesi
Dün akşam bu gerçekleri teğet geçen bir Fener izledik maçın genelinde. Yani ya teknik direktör Christoph Daum maç öncesi koşul ve rakibe uygun bir şifreyle takımını sahaya sürmemişti ya da oyuncuları onun istek ve planlarına uymadılar sahada. Aksi olsa bu kadar ağır sahada o kadar çok kısa pas yapılmaz, uzaktan şut çekmekten böylesine imtina edilmezdi herhalde. Halbuki, rakibin konumunu ve koşulların olumsuzluğunu hesaba katan planı olan bir teknik adam bu maçın kilidinin ancak uzaktan şut ya da ölü topla açılacağını da bilirdi. Zaten Andre Dos Santos'un frikiği ilk kilidi çevirmesi de bunun kanıtıdır. Her şey bir yana, ama bu maç Fenerbahçe adına bir nevi Sırat Köprüsü'nden geçmekti. Kazasız geçtiğine göre, bu müjdesidir şampiyonluğun bana kalırsa.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN