Web Sürümüne Geç

    Hazine gibi!

    Sezon başından beri ilk 11'inde oynayan 5 önemli futbolcusundan yoksun olarak Sivasspor karşısına çıktığı halde, ikinci 45 dakikada ortaya koyduğu harika oyunla şık bir galibiyet almıştı Fenerbahçe. Sivas'taki şovun tadı daha damaklardayken, bu kez rakip Turkcell Süper Lig'in en efektif takımı Bursaspor'du. Dolayısıyla taraflı tarafsız çok kişi için sarı-lacivertli ekibin ligin ikinci yarısında ortaya koyduğu görüntüsünü tastik edeceği bir maç anlamına geliyordu Ertuğrul Sağlam'ın öğrencileri karşısındaki performansı. Ve gerçeği söylemek gerekirse, kalite sınavını başarıyla tamamladı Alman teknik direktörün öğrencileri. Sadece ilk 45'te tam 3 gol attıkları gibi, yarım düzine de kaçırdılar. Devre arasında takviye yapılmadığı için her fırsatta kaygılarını dile getirenler katılmayacak belki ama kadro değil, sanki hazine. 3'müş, 5'miş eksik, solda Özer, Uğur ya da Vederson, sağda Mehmet Topuz veya Özer oynamış, ön liberoda Emre, Baroni, Selçuk, Deniz yer almış, ne gam.

    Transfer gerekli mi?

    Lugano cezalı, Bilica sakat, Bekir formsuzsa, hazır kıta Deniz, Selçuk var. Güiza sakat mı, Semih, Gökhan Gönül var forvette. Alex mi yok, Özer, hatta Deivid ne güne duruyor. Uzatmayayım... Defansın göbeğinde, ön liberoda, savunmanın sağında oynasa da Deniz, solda, sağda veya forvet arkasında görev alsa da Özer, sağda, defansta, ön liberoda görevlendirilse de Selçuk, haftalarca yedek bekledikten sonra Alex veya Güiza'nın yokluğunda onların göreviyle sahaya sürülse de Semih, tıkır tıkır işleyen saatten farksız Fenerbahçe. Kısacası "Önemli" denilen bir futbolcunun eksikliği bile artık sorun olmuyor F.Bahçe'de. Bu da Daum'un ekibini "Ekip" ya da "Takım" haline getirdiğinin en tartışılmaz kanıtıdır. Ve farkındaysanız "tecrübe kazansınlar" diye kiraya verilenleri saymadım bile.
    BİZE ULAŞIN