Web Sürümüne Geç

    Ders çıkarmış!

    Fenerbahçe bu sezon bireysel olarak yaşadığı büyük şanssızlığı takım olarak da yaşıyor ne yazık ki. Bütün bunlara Daum'un aşırı muhafazakar tutumu da eklenince, sadece camianın değil, kadrodaki futbolcuların da asla aklına gelmeyen durumlar ve sonuçlar kaçınılmaz hale geldi. En basiti, Daumçoğu zaman kadrosunun ve bazı futbolcularının özelliklerini hesaba katmayan bir oyun anlayışında ısrar etti uzun zaman. Misal, fizik-güç sorunu ve sakatlıklar adım başı "Nanik" yaparken bile tempolu oynattı takımını, kontrollü oyunu pas geçti, sırf bu yüzden de öne geçtiği çoğu maçı bile kaybetti sarı-lacivertliler. Halbuki, mevcut kadronuz herhangi bir tarzı beceremese de pekala çok iyi şekilde üstesinden gelebileceği oyunlar vardır ve bunu da öncelikle Alman teknik direktörün bilmesi gerekir. Öyle ya, 100 metreyi harika koşamayan bir atlete "Yeteneksiz" diyemeyiz herhalde. Çünkü aynı atlet belki de 5 bini mükemmel şekilde koşuyordur.

    Yönetim de sorgulanmalı
    İşte bu F.Bahçe'nin mevcut zaaflarıyla tempolu oynayamayacağını, aksine kontrollü oynaması gerektiğini her kes gördü de Daum göremedi maalesef. Ya da çok kişi Bilica'nın uzun zamandır bir nevi bu takım adına canlı bombaya dönüştüğünü gördüğü halde, teknik direktör bu gerçeğe gözünü yumdu. Tabii ki, ligde beklentilerin altında kalan performansın ve Avrupa Ligi'nde yaşanan bu hüsranın faturasını Daum'a kesmek haksızlık olur. Allah var. Adam ısrarla takviye isterken, takviye yapılmadığı gibi, hocanın sezon başından beri en çok inandığı ve güvendiği Kazım yollandı, yetmezmiş gibi. Dolayısıyla işin bu aşamasında yönetimin de sorgulanması gereken bir lakayıtlığı var. Takımın yarısı sakatken, işin en önemli aşamasında eli kolu bağlıydı Alman hocanın. Ancak, eğer Fransa'daki maçta doğru ve akılcı bir taktik ve kadroyla işe başlasa, şu anda belki de zafer şarkılarını söyleyecekti sarı-lacivertli camia.
    BİZE ULAŞIN