Web Sürümüne Geç

    Bir yanlışlık var!

    Ligin başlamasından aylar önce, hem de kongrede "3 yıl üst üste şampiyon olacağız" demişti Aziz bey. Fenerbahçe sevdası, hırsı, enerjisi ve en önemlisi başardıkları ortadaydı. İnanmaması, bu inançla beklenti içine girmemesi en hafif deyimiyle ayıp olurdu camianın ve sarı-lacivertli taraftarın. Zaten öyle de yaptı Fenerbahçeliler. Ürün satışında, taraftar kart ve kombine bilette, kırılması zor rekorların altına imza attılar. Başta Ali Sami Yen olmak üzere çoğu stadımızın doluluk oranı yarıyı geçmezken, genellikle "Full" çekti Şükrü Saracoğlu. Ben de dahil, çok kişi iddianın böylesinin çok aşırı olduğunu, tarzın böylesinin şaibelere yol açacağını, rakipleri gereğinden fazla hırslandıracağını, bütün bunların da takımı fazlaca gereceğini, hatta hakemleri olumsuz yönde koşullayacağını dillendirirken, Aziz Yıldırım her defasında, "Ben kadroma ve teknik heyetime güveniyorum" dedi. Peki, ne oldu? Başkanın bu iddiasının yanına fikstür avantajını da koyanlar (haklı olarak) Fenerbahçe'nin ikinci yarıyla birlikte çok rahat bir şekilde arayı açacağını düşünürken, sadece Denizlispor galibiyeti var elde, ikinci yarı başladığından beri.

    İddialarıyla çelişiyor "
    Efendim cezalılar, sakatlar…"
    Geçin onları bir kalem. Bu kadar iddialı konuşuyorsanız, sakatlık, ceza, hakem hatası gibi faktörleri düşünmemiş olamazsınız herhalde. Çünkü bütün bunları hesaba katıp, planlamanızı ona göre yaptıktan sonra ancak bu kadar kocaman bir iddiada bulunabilirsiniz. Daum'u tanımakta zorlanıyorum açıkçası. Ama herkesten en iyi şekilde Aziz bey tanıyordur herhalde Alman teknik direktörü. Misal, o kadroyla antrenmana çıkan her futbolcu değerli ve önemlidir. Ancak Daum bizim gibi düşünmüyor. Yoksa Abdülkadir'i kiralık göndermez, Ali Bilgin ve Deivid'i yok saymazdı aylarca. Açık konuşalım. Başkanın "Güveniyorum" dediği kadroya Daum güvenmiyor, bu da çelişkinin ağababasıdır iddialı bir kulüp ve başkan adına. Tıpkı hocanın muhalefetine rağmen Kazım'ın gönderilmesi ve Önder'in (teknik adama rağmen) onca zaman kadro dışı kalması gibi yani. İyi de böylesine iddialı işleri başarmak doğru ve yeterli planlamayla birlikte aynı zamanda uyumlu bir idari ve teknik heyetle mümkün olur ancak. O halde Aziz bey ve arkadaşlarının atladıkları veya acilen yüzleşmeleri gereken bir durum var demek ki ortada. Çünkü şu ana kadar ortaya konan performans hem kadro kalitesi, hem de Aziz beyin iddialarıyla çelişiyor.
    Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
    Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
    BİZE ULAŞIN