Web Sürümüne Geç

    Daum'la olmaz

    Fenerbahçe lig tarihindeki final maçlarının ikisinden çok dramatik bir şekilde beraberlikle ayrılarak şampiyonluğu kaybederken, takımın teknik patronluğunu Christoph Daum yapıyordu. Doğrusu, bu iki sezon ve final maçlarında sarı- lacivertli formayı giyen futbolcular ile rakip takımların futbolcuları arasındaki kalite, yetenek ve maliyet farkına baktığımızda; inanılması güç bu durumun en büyük nedeni olarak Alman teknik direktörün yetersizliği karşımıza çıkıyor. Çünkü aşırı derecede iyi niyetli olsak ve olup biteni "bir spor olayı" çerçevesinde değerlendirmeye çalışsak bile, bir teknik direktör olarak Daum'un elindeki kadronun derinliğinden yeterince yararlanamadığı, rekabet ve rotasyon olgularını hayata geçiremediği, çok kaliteli kadro ve futbolculardan (aşırı muhafazakar anlayışından ötürü) verim alamadığı, final maçlarına gereken irade ve basiretten yoksun olarak çıktığı gerçeği gelip nanik yapıyor bize. Bu gerçeği kanıtlayan hayli örnek verebilirim size. Sözgelimi, Stuttgart'la Leeds'e ve Leverkusen'le de küme düşme potasındaki Unterhaching'e kaybetmişti 'final'de. Fenerbahçe ve Beşiktaş'la kaybettiği 'final' maçlarını zaten anımsıyorsunuz.

    Aykut'a yetki yüklensin
    Şüphesiz,Fenerbahçe'nin Daum'la düşlediği hedeflere varamayacağını kanıtlayan en önemli kanıtlardan biri de sarı-lacivertlilerin geride bıraktığımız sezondaki görüntüsüdür. Görüldüğü gibi kendisinin 5'te 1'i maliyetle kurulan Bursaspor'a (Şükrü Saracoğlu Stadı'nda kaybederek hem de) şampiyonluğu kaptırdı. Üstelik güzel futbol deseniz, 3- 4 maçtan öteye geçemediler. Motivasyon, ofans ve savunma prensipleri konusu da farksız değil. Takım ruhu, kadro kalitesinin performansa yansıtılması, bireysel sıçrama, aklınıza ne gelirse futbol ve futbolcu adına, resmen düş kırıklığıydı. En önemlisi öne geçtiği Antep, Kayseri ve özelikle Kadıköy'deki Bursa maçlarını 8 puanlık kayıpla tamamlaması tam bir kenar yönetimi acziydi Fenerbahçe adına. O halde Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının bütün bu gerçekleri düşünerek önümüzdeki sezonu planlamaları gerekiyor. Bunun ilk adımı da sportif direktör Aykut Kocaman'ı sorumluluklarına uygun yetkilerle donatmaktır. Zira "Dünya kulübü" olmanın ve kurumlaşmanın en temel gereği bilime inanmak ve baskılara rağmen bu yolda ilerlemektir.

    Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
    Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
    BİZE ULAŞIN