Web Sürümüne Geç

    Avantaj tepti!

    Malzemeden çalan müteahhitlerin zihniyetiyle inşa edilmiş asırlık ve devasa bir binadır aslında Fenerbahçe. Dolayısıyla hem çağa uygun olmayan, hem de her sarsıntıda hasarlı hale gelen bir yapısı var. İşte Fenerbahçe'nin ve onu çağdaş bir görüntüye kavuşturmak için kolları sıvayan Aykut Kocaman'ın en büyük sorunu bu gerçekten kaynaklanıyor.
    Düşünsenize, endüstriyel futbol adına milyon dolarlara onayan futbolcuların bazıları daha kademe yapmayı ve duracağı yeri bilmiyor. Ama aynı futbolcular ülke sokaklarında (Nobel Ödülü almışçasına) şişinerek gezerken, Edirne'yi geçince kendilerinin yarı parasının altında oynayan oyuncular karşısında yaşadıkları acizden hicap da duymuyorlar onlarca yıllık bir alışkanlıkla.
    Dün PAOK karşısında da farklı bir görüntü yoktu ilk 45'te. Baroni'nin varlığını hissedemedik. Orta sahanın direği olması beklenen Selçuk oyunun iki yönünde de vasatı aşamadı.

    Boşa umutlandık
    Caner doğru dürüst bir bindirme yapamadı.
    Alex'i çağrıştıran bir zeka pırıltısı gözümüze ilişmedi.
    Volkan, Lugano, Gökhan Gönül ve İlhan'ın savunmadaki direnişi ile Gökhan'ın sağ kanattaki bindirmeleri tek tesellimiz oldu ilk yarı adına.
    İkinci yarıya bağladık doğal olarak umutlarımızı ki haksız da değildik. Çünkü ikiye katlıyordu kalitesiyle Fenerbahçe, rakibini. Derken, Niang'ın tekmeye uzanan kafasıyla bir kişi eksik kaldı PAOK ve hepten umutlandık.
    Ama 10 kişi kalan ve skoru korumak kaygısıyla kapanan rakip karşısında topu kenarlara taşımak dururken, ısrarla göbekten gol bulmayı kafaya taktı kimi sarı-lacivertliler. Yani Fenerbahçe'nin beyni Alex'le oyunu organize etmek varken Selçuk, Baroni ve Mehmet Topuz kahramanlığa soyunmayı tercih ederek, el freni oldular.
    Sözün özü şudur: Bir binayı çağa uygun onarmak, yeniden bir bina inşa etmekten daha zordur ki işin böylesini göze almıştır işte Aykut Kocaman.

    BİZE ULAŞIN