Web Sürümüne Geç

    Kirlettiler

    İlk olarak şunu söyleyerek başlayayım; Şekip Mosturoğlu benim için artık iyi bir yönetici değil, hatta yönetici değil... Başkan Aziz Yıldırım'ın yardımcısı (!) bence. Onun çok iyi bir hukukçu olduğunu biliyorum. Fakat F.Bahçe yönetimine girdiğinden bu yana bu özelliğini kaybettiğini düşünüyorum.
    Buna rağmen son basın toplantısında Mosturoğlu'nu dinlediğimde "İşte bu söylediği çok doğru" dedim. Yani, bu şaibeli bir lig söylentisinin ne kadar yanlış olduğunu, bunun lige ve kulüplere ne kadar zarar verdiğini, ligin temizliğine sahip çıkılması gerektiğiyle ilgili sözlerinin hepsinde yerden göğe kadar haklıydı. Fakat Şekip Mosturoğlu büyük bir hata yapmış. Aziz Yıldırım'ı uyarmamış. Yani "Ben böyle bir konuşma yapacağım, ne olur siz de devamında bu konuşmaya uygun devam edin" dememiş. Sanki birbirlerinden habersiz gibiler!

    BiR ÇUVAL iNCiRi BERBAT ETTiLER
    Eğer Aziz Yıldırım konuşacaksa, keşke Şekip Mosturoğlu o sözleri söylemeseydi. Sonrası şok!
    Şekip Mosturoğlu'nun söyledikleriyle taban tabana zıt açıklamalar yaptı Aziz Yıldırım! Hem de aynı yerde. Ya, biri diğerini uyarır... Sonuç şu: O basın toplatısına, F.Bahçe'nin haklı olarak söyleyeceği çok şey varken, birçok futbol yorumcusundan ve medyada olup bitenlerden şikayet etmek için gelindi.
    Ne oldu? F.Bahçe'nin futbol medyasından o güne kadar şikayet ettiği ne varsa, hepsini F.Bahçe başkanı yaptı. Aynı dedikodular, aynı şike şaibeleri, aynı leke çalmalar... Çok tuhaf, bir çuval inciri berbat ettiler. Ben böyle bir şey görmedim.

    ÖYLE ORTAYA, BÖYLE GOL ATILIR
    Şekip Mosturoğlu, ilk bölümdeki konuşmasının sonunda Rüştü'yü suçladı. Eee, Mosturoğlu böyle bir orta yaparsa, ardından topu alan Aziz Yıldırım da böyle gol atar. Fakat işin gerçeği, ortada rezil bir maç var. Böyle bir basın toplantısı olmaz, büyük bir hayal kırıklığı. En başta da F.Bahçeliler'e karşı bir hayal kırıklığı bu. Yani bir F.Bahçeli şunu bekledi: Başkan çıkacak, diyecek ki "Bu şampiyonluk şundan şundan gitti, ben de şunları yapacağım. Ey futbol medyası, siz de dersinizi aldınız. Bundan sonra böyle yapmayın, ayıptır. Bu defteri burada kapatalım artık. Eğer kapatmazsanız, bütün hukuki süreçleri de başlatırız." Bunu yapmak yerine korkunç bir yeni dedikodu dalgasının startını verdiler. Ve sonuç şu: F.Bahçe "Ligi kirletmeyin" diye bir basın toplantısı yaptı ve ligi daha çok kirletti! Bu, F.Bahçe'nin aslında vizyon olarak ne kadar kötü yönetildiğini gösteriyor.

    ALi KOÇ TOPLANTIDA NEDEN YOKTU?
    O toplantıda Ali Koç neden yoktu? Ali Koç olsaydı, böyle olmazdı diye düşünüyorum. Tuhaf bir durum! Bu şok bir basın toplantısı. Bu basın toplantısında Rüştü ve Melih Gökçek hakkında bu tür ithamlarda bulunulacağını acaba Ali Koç ve diğer yöneticiler biliyor muydu, doğrusu çok merak ediyorum.
    Başkan Aziz Yıldırım dedi ki, "Bir suçlu varsa, o da benim!" Ben bu lafları çok 'basit' buluyorum. Zaten insanlar senden başka suçlu aramıyor ki! Elbette sen olursun...

    TUTAMAYACAĞIN SÖZÜ VERMEYECEKSiN
    Diyor ki, "Ben şampiyonluk sözü verdim ama spordur bu, böyle oldu!" Vermeyeceksin o zaman, böyle söz verilmez! Madem sporun nasıl bir şey olduğunu biliyorsun, o zaman sezon başında böyle sözler vermeyeceksin. Söz verince, sonucu böyle oluyor işte. Hem sen sıkıntı çekiyorsun, hem taraftarın perişan oluyor, hem stadın tahrip oluyor, hem de bütün futbol sektörü bundan yara alıyor. Başkan şikayet edebilir, insani olarak gayet haklı bu konuşmalarda. Ama başkalarında şikayet ettiği ne varsa, onları yapması çok tuhaf! Siz şaibelisiniz, siz ligin marka değerini lekeliyorsunuz, siz şike söylentileriyle etrafı kirletiyorsunuz diyorsan; sen aynı şeyleri yapmayacaksın. Mesala ben anonsçuyla ilgili açıklamaları çok insanca ve çok normal buldum. Böyle konuşsun F.Bahçe Başkanı! Bunda hiçbir tuhaflık yok.

    RÜŞTÜ'YÜ DEĞiL, KAZIM'I TAKiP ET!
    Bir de şeyi anlamıyorum; F.Bahçe başkanı ve yönetimi Rüştü'yü o kadar takip edeceğine Volkan'ı takip etse belki bazı sıkıntılar olmayacak. Kazım'ı takip etselerdi ilk yarıda, ligin ikici yarısını F.Bahçe "Kazım nerdesin" diye bağırarak oynamazdı. Son maçta Semih eğer son 20 dakika oynasa, altı pas içinde o boşları golle sonuçlandırırdı. F.Bahçe yönetimi, Volkan'ı, Kazım'ı, Semih'i daha dikkatli takip etseydi bu basın toplantısının konusu çok başka olurdu! Hatta şöyle de diyebiliriz; belki de beş para etmez 3 tane spor yorumcusunu konu alarak, bir basın toplantısı yaptılar. Ben diyorum ki, beş para etmez o yorumcuların bazıları ama senin taraftarın da mı para etmez ya! Taraftarlarınızın başına gelen hatalar, yanlışlıklar, saçmalıklar konusunda da bir şeyler söylesenize ya! Maç sonrası olup bitenler konusuda F.Bahçe başkanının söyleyecek hiçbir şeyi yok mu?

    BiR YIĞIN YAZARIN VAR, SÖYLE ONLAR YAZSIN!
    F.Bahçe başkanının Rüştü hakkında yaptığı yorum ise tek kelimeyle korkunç! Bak bunu ben söylerim, sen söylersin, ama bir kulüp başkanı söyleyemez. Gerçi bazı yorumcular bunları söylemeye bayılıyorlar, o da ayrı bir konu. Ama onlar da söyler, ismi üstünde onlar 'yorumcu.' Sen yorumcu musun ya!
    Sen Kulüpler Birliği Başkanı'sın ya! Böyle bir şey olmaz, olamaz! Zaten bir yığın yazarın var senin, sen daha "leb" demeden onlar zaten "leblebi" diye yazıyorlar. Bari onlara söyle de, onlar yazsınlar! Rüştü'nün futbolcu arkadaşlarına çektiği mesajlardan bahsediyorlar... Bir futbolcunun arkadaşlarına böyle mesajlar çekmesinden daha doğal ne var! Kimbilir Aziz Yıldırım, maçlardan önce etrafına nasıl mesajlar çekiyor!

    * * *

    Rüştü ne bekliyor?
    Ağır suçlamalara maruz kalan Rüştü, "Gerekirse yargıya gideceğim" dedi. Doğru mu? Rüştü'ye söyleyeceğim iki lafım var: Gerekirse hukuksal haklarımı arayacağım diyor ya, böyle bir şey yok! Hemen gideceksin, bugün mahkemeye vereceksin. Bunu yapmazsan, büyük yanlış anlamalara neden olursun! Bu konuda kimin elinde ne belge varsa, çıkarsın ortaya. Kim haklı, kim haksız; halk yorumlasın, yargı da nihai kararı versin! Ne bekliyorsun ki...

    Geldikleri gibi giderler
    Beşiktaş ve F.Bahçe yönetimlerinin temel farkı nedir? Beşiktaş'ta yöneticiler gelirler ve giderler; başkan ise kalır. Gidenlere de bir şey olmaz... Hiç kimse, geldiği zamanki kimliğini kaybedip gitmez. F.Bahçe'de ise gelenler, giderken çok büyük bir erozyona uğruyorlar, adeta pasifleşiyorlar...

    * * *

    Biliyordunuz da neden sustunuz!..

    Diyorlar ki F.Bahçe başkanı, kardeşi Ali Yıldırım'ı Bursa-Beşiktaş maçında iki gün önce Rüştü'ye göndermiş. Eee... Bahsi geçen konu Bursa-Beşiktaş maçında iki gün önce olmuş, ve Beşiktaş yönetimi de bunu biliyor! Madem biliyorsunuz, neden olayın hemen ardından çıkıp, "Ey Aziz Yıldırım, sen ne hakla kardeşini bizim futbolcumuzun yanına gönderiyorsun? Sen kendini ne zannediyorsun?" demiyorsun!
    Koskoca Beşiktaş bunu söylemiyor.. Bunu bugün değil, o gün söyleyeceksiniz!

    * * *

    Çok geç kaldınız!
    Beşiktaş yönetiminin, F.Bahçe'yi suçlaması doğru bir tavır mı?
    Beşiktaşlılar, F.Bahçe başkanı ve arkadaşlarına, "Siz kendinizi Türk futbolunun patronu mu sanıyorsunuz?" diyor. Ben de diyorum ki, Beşiktaş yönetiminin bu konuda şöyle bir suçu var: Başkan Aziz Yıldırım'a bunun hesabını sorma hakkını kaybedeli çok zaman oldu! Her türlü kibarlık, nezaket ve sessizlik yapıldı; şimdi şikayet etmek için çok geç. Atı alan Üsküdar'ı geçti bile...

    Ocak ayını göremez

    Aziz Yıldırım "İki yıl daha buradayım" dedi. Sizin yorumunuz nedir?
    Bana göre 6 ay sonra gider Aziz Yıldırım! Önümüzdeki sezonun ikinci yarısı başlamadan F.Bahçe başkanlığını bırakır. Aziz Yıldırım'ın F.Bahçe'ye kulüp olarak kazandırdıkları çok fazla, çok fazla... Bunun hakkının inkar edilmesi mümkün değil... Ama eliyle yaptığını, ağzıyla yıkıyor! F.Bahçe, Zico ile öyle bir noktaya kadar geldi ki; önünde küçücük bir eşik kalmıştı ve onu da geçse gerçekten "Dünya kulübü" olabilirdi. Ama Daum'u getirerek, tüm yaptıklarını elinin tersiyle çöpe attı. Ayrıca F.Bahçe camiasına da haksızlık ediliyor, "Yeni bir başkan çıkmaz" diye... Hem başkan çıkar, hem de güçlü bir yönetim.
    Bu hiç de zor değil...

    * * *

    Migros tribünü dayaktan şikayetçi
    Toplantıda F.Bahçe yönetiminden son maçtaki olaylarla ilgili açıklama bekliyordum ama "anonsçu" dışında tek bir kelime duyamadım. Aradan bu kadar gün geçtikten sonra öğreniyorum ki tuhaf bir biçimde, özellikle Migros tribünündeki F.Bahçeli taraftarlar, polisten çok ağır bir dayak yemişler! Üstelik ortada fol yok, yumurta yokken. Taraftarları delirten şeylerden birinin de bu polis dayağı olduğu iddia ediliyor. Ama F.Bahçe yönetimi emniyete teşekkür edip, konuyu kapattı.
    BİZE ULAŞIN