Web Sürümüne Geç

    Savaş kendi içinde

    Hıncal Uluç Hıncal Uluç
    Stoch'un, Fenerbahçe'ye transferi nedeniyle karşı karşıya gelen Yıldırım ve Polat, Türkiye Kürek Şampiyonası'nda bir araya geldi ve dostluk görüntüleri sergiledi. İki başkanın buluşmasını samimi buldunuz mu?
    Elmalarla armutları birbirinden ayırmak lazım. Stoch için mücadele etmek başka bir şeydir. Ama 'Fenerbahçe ile Galatasaray'ın başkanları' olarak dostluğu sürdürmek de başka bir şeydir. Başkanların bunu ayırt edebilmeleri hoş bir şey. Ama bir Galatasaraylı olarak, bana hoş olmayan yansıması şu; bu tür ilişkiler Aziz Yıldırım'ın isteğine göre belirleniyor.
    Aziz Yıldırım isterse ilişkiler hoş oluyor, Aziz Yıldırım istemezse uzatılan el havada kalıyor.
    Galatasaray'ın başkanı Adnan Polat eskilerin deyimi ile "tabi." Aziz Yıldırım senyör, Galatasaray başkanı "tabi!"
    Senyör el verirse veriyor, vermezse Adnan Polat ne derse desin. Önemli olan bu. Ne yazık ki Adnan Polat eşit bir başkanlık getiremedi.
    Fenerbahçe başkanı bir basamak yukarıda duruyor.

    BAŞKAN OLMAK İSTİYOR
    -Fenerbahçe, Galatasaray'ın istediği Stoch'u transfer ederek ses getirdi.
    Siz iki takımın bu rekabetini nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Stoch, Fenerbahçe adına bir zafer midir?
    Fenerbahçe, Stoch'u Galatasaray'ın elinden almış falan değil. Bunlar palavra. Galatasaray'da iç sorunlar ve içerdeki birtakım insanların birbirlerine karşı hazırladıkları ayak oyunları bu durumu yaratıyor. Stoch'u Fenerbahçe kapmadı, Galatasaray, Stoch'u almak istemedi.
    Stoch'u almaya Haldun Üstünel gitti ve Haldun Üstünel'in başarısız olmasını istiyorlardı; Adnan Polat, Yiğit Şardan ve Adnan Sezgin. Haldun Üstünel'e çelme takmak için 'Stoch'u Fenerbahçe'ye kaptırdı' havası yarattılar.
    Bu çok çirkin bir şey. Bu Galatasaray'ın içindeki bölünmüşlüğü gösteriyor. Haldun Üstünel, Türkiye'ye dönüyor ve Adnan Sezgin, Avrupa'ya gidiyor. Tablo o kadar açık ki!..
    Adnan Polat ve Yiğit Şardan milleti aptal yerine koymasınlar. Ben Adnan Polat'ı da iyi tanırım, Yiğit Şardan'ı da iyi tanırım.
    Polat, "Kongreden bir buçuk ay sonra başkan adayları mı olur?" diyor, söylenenler için. Evet. Bunu söyleyenlerden birisi de benim.
    Çünkü senin gideceğin belli. Bu kadar başarısız bir başkan olarak senin bu dönemi bitiremeyeceğin belli. Büyük bir mucize olmazsa.
    Olağanüstü kongre her an olabilir. Onun için de adayın hazır olması gerekiyor. İşte şimdi o hazırlıklar yapılıyor. Yiğit Şardan'ın gönlünde yatan aslanın Galatasaray Başkanlığı olduğunu bilmeyen yok. O da kimseyi kandırmasın.
    Şimdi 26 Haziran'da ikinci tüzük toplantısı var. Yine başaramazsa Adnan Polat, güvenoyu alamamış olacak. Yüzünde kızarma duygusu varsa istifa etmesi lazım. 26'sında Adnan Polat istifa ederse ne olacak? Galatasaray Başkan aramayacak mı? Bu ihtimal var mı; var. Varsa gönlünde başkanlık yatan Yiğit Şardan niye şimdiden hazırlık yapmasın?
    Ya da başkası!.. Ama bu Galatasaray'a yansırsa, birbirlerine ayak oyunu yapmak için Galatasaray'ın zayıflamasına, Galatasaray'ın Fenerbahçe'ye mağlup duruma kadar gitmesine neden oluyorlarsa bu çok acı. Üzücü olan yan bu.
    Galatasaray kendi kendisiyle savaşıyor, Fenerbahçe ile değil. Onun için de Adnan Polat'ın, Stoch hakkında söyledikleri palavra. Palavra olduğunu kendi de biliyor. Onun için Sapanca'da, Aziz Yıldırım ile sarmaş dolaşlar. Her şey o kadar açık ki... Şairin lafı var: "Sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın!.." diye. Aynen öyle. Galatasaray camiasını bunlar aptal zannediyorlar ve o çok basit sahneledikleri oyunun yutulacağını zannediyorlar. Hayır.
    Benim anlamadığım, benim şaşırdığım bir tek şey var; aşağı yukarı son 15-20 senenin en önemli muhaliflerinden biriydi Taner Aşkın. Her kurultaya fevkalade geçerli eleştirilerle gelirdi. Nihayet yönetime girdi ve yönetimde o Taner Aşkın yok. Şunca rezilliği sesini çıkarmadan seyrediyor, hatta destek oluyor.
    İnanamıyorum. Herhalde yaşlandı Taner Aşkın. Elden ayaktan kesildi, ağzını açamıyor artık. Ya da bütün amacı Galatasaray yönetimine girmekti; girince de bitti iş. Yakışıyor mu? Galatasaray bu haldeyken, Taner Aşkın'a susmak yakışıyor mu? Yazık.

    KÖPRÜDEN AT DAHA İYİ
    26 Haziran tüzük kongresine gelenler Adnan Polat'ı durduramazlarsa Galatasaray biter. Tüzük gerçekten önemli değil. Ne güçleri varsa kullansınlar ve o kongrede Adnan Polat'ın güvensizlik oyu almasını sağlasınlar.
    Yoksa felakete gidiyor. Bu ayak oyunları ile 2 sene geçerse, Galatasaray biter.
    Şimdi bak gazetelere haberler sızdırarak, Haldun Üstünel'i istifaya zorluyorlar. Haldun ile ben konuştum. "Hıncal abi, istifa etmem için fena halde gaz veriliyor etraftan. Ama etmeyeceğim. Ben Galatasaray'a hizmet için varım" dedi. Ama açıyorum gazeteleri, "Haldun Üstünel istifa edecek, yazılı olarak başkana verecek, Adnan Polat kabul etmeyecek, Haldun istifasında ısrar edecek. Onun üzerine Polat kabul edecek" diye senaryolar yazılmış.
    Çünkü Adnan giderse, Yiğit gelecek. Yiğit'in yolunun üzerindeki kişi Adnan Polat değil, Haldun Üstünel. Bu nedenle Üstünel'in temizlenmesi lazım!
    Düşünebiliyor musun; Adnan Polat gibi bir adam, Haldun'u çekip, onun yerine Adnan Sezgin'i sürüyor. İntihar bu ya!.. Köprüden at Galatasaray'ı daha iyi!.. Galatasaray'ın en sevilen ve en başarılı idarecisi Haldun Üstünel, Galatasaray'ın en nefret edilen ve en başarısız adamı Adnan Sezgin. İyiyi gönderip, kötüyü getiriyor. Bu adam Galatasaray başkanı!
    Vay anasını sayın seyirciler.
    Şardan da kıs kıs gülerek seyrediyor. 'Bu Adnan Sezgin, Adnan Polat'ı götürür. Ben de Haldun'u götürdüm zaten. Tek aday ben kalırım.' 26 Haziran'da Adnan Polat istifaya mecbur kalırsa, 27 Haziran'da başkan adayı kim bu durumda? O kadar açık ki tablo!.. Sonra inkar ediyorlar bunu!.. İnanılır gibi değil.




    BİZE ULAŞIN