Web Sürümüne Geç

Gözden çıkardılar

Hıncal Uluç Hıncal Uluç

Arda gidiyor' desek G.Saray'da kaç kişi üzülür! Zannediyor ki önüne kırmızı halı döşeyecekler. Polat da Rijkaard da Arda'yı istemiyor

Beşiktaş hareketli günler geçiriyor.
Denizli'nin ayrılmasının ardından Schuster ile anlaşıldı.
Bu değişim Beşiktaş ile basının arasını açmış görünüyor.
Basın, görüşmenin Denizli varken yapıldığı konusunda ısrarlı.
Medyamızda 'Ben her şeyi bilirim' iddiasında olan bazı tipler var. Bunlar böyle sallıyorlar, salladıklarını da geri alamıyorlar ve devam ediyorlar. Tabii onlar devam edince de Beşiktaş yönetimi sertleşmek zorunda kalıyor. -Kulüpten yapılan açıklamada "Pinokyo gazeteciler" ifadesi kullanıldı! Mustafa Denizli, benim en eski arkadaşlarımdan bir tanesi. Olayı en yakından izleyenlerden, bilenlerden biriyim. Mustafa Denizli, istemeseydi, Schuster gelmezdi. Bu kadar basit. -Denizli'nin sağlık durumunu, herhalde en iyi Beşiktaş yönetimi biliyordur.
Eğer Denizli bırakmayı düşünüyorsa Beşiktaş'ın başka bir hoca ile görüşmüş olmasında etik aramak doğru mu?
En basit bir olayda, 'Ne biçim yöneticisin! İnsanın bir B planı olmaz mı!' diye soran biz değil miyiz, gazeteci olarak!.. B planı olana da 'Sen ne ahlaksızsın!' diyoruz.
Mustafa Denizli'nin bu sene sağlığının çok kritik olduğunu herkes biliyor. Bunu kendisi de söylüyordu. -Uzun görüşmeler sonucunda Beşiktaş İnter'den Quaresma'yı kadrosuna kattı. 20 milyon euro'luk bir maliyetten söz ediliyor. Porto'da parlamış ancak daha sonra bu başarısının devamını getirememişti.
Quaresma, Beşiktaş'ta başarılı olabilir mi?
İsimde bir cazibe olduğu kesin. Ondan ötesini bilmek mümkün değil. Ondan sonrası bir frekans uyumu meselesi.
Düşünebiliyor musun Hagi, Popescu ve Taffarel, Türkiye'ye geldiğinde Galatasaray için 'Mütekaitler takımı' dendi.
Hagi, Barcelona'da, Real Madrid'de tutunamamış, İtalya'nın asansör takımlarından Brecia'da oynayacak hallere düşmüştü. Popescu futbolu bıraktığını açıklamış, Taffarel de İtalya'da bir manastır takımında santrfor olarak oynuyordu.
Bunları aldığı zaman Galatasaray ile alay ettiler.
Bu üç adam Galatasaray'ı UEFA şampiyonu yaptı. Hagi, hayatının ilk kupasını Galatasaray'da kaldırdı. O muhteşem Hagi'nin kupası yoktu. Ama Galatasaray'da var.
Real Madrid'e karşı Galatasaray'da Süper Kupa'yı kaldırdı.

ALEX'İ İYİ KULLANDILAR
İşte Brezilya Milli Takımı'nda oynamıyor Alex, Türkiye'deki en iyi Brezilyalı. Türkiye'deki en kötü Brezilyalı da Brezilya Milli Takımı'nda oynuyor. Niye?
Çünkü Fenerbahçe'nin koçları, Alex'i kullanmayı bildi. Ama Galatasaray'ın hocası Rijkaard, Elano'yu öldürmek için elinden geleni yaptı.
Elano'yu son 20 dakika oyuna giren taktik oyuncusu durumuna düşürdü.
Arda'yı öldürdüğü gibi.
Bugün 'Arda gidiyor' desek Galatasaray'da kaç kişi üzülür, bilemiyorum.
O hale geldi. Ve hâlâ Arda geveliyor ağzında...
Arda'nın aklından da şüphe ediyorum artık. İstenmiyorsun ya... Açık... Başkanın da halinden belli, Rijkaard'ın da halinden belli...
Yönetimin de halinden belli... İstenmiyorsun.
Bu seneden daha kötü bir sene yaşamak istiyorsan devam et. Ama bu sene gidersen hem kendin iyi para alırsın hem de Galatasaray'a para kazandırırsın. Adam hâlâ öyle geziyor.
Zannediyor ki Galatasaraylılar kırmızı halı döşeyecekler. Hayır. Gözünün içine bakıyorlar, 'Gideyim' desin diye.
Bininci defa Adnan Polat yerli yersiz, "Gitmek isteyen adama dur demem" dedi. Gitmek isteyen mi var ki durmadan bu lafı ediyorsun!..
Şimdi Sabah'ın patronu Ahmet (Çalık) Bey, 'Gitmek isteyen köşe yazarına kal demem' diye demeç verse arka arkaya ben bundan alınmam mı üç gün sonra... 'Niye durmadan böyle konuşuyor benim patronum' demez miyim!..
Ne Arda'nın ağzından 'Gideceğim' diye bir laf çıkmış, ne de görünen, bilinen, resmi bir talibi var... Adnan Polat durmadan, gazetelere demeç veriyor. "Gitmek isteyene ben dur demem" diye!..
Arda bunun ne manaya geldiğini hâlâ çözemiyorsa diyecek bir şey yok. Arda, Galatasaray'da istenmiyor. Başkan Adnan Polat da istemiyor, teknik direktör Rijkaard da istemiyor.
Şimdi bunun üstüne konuşacaklar, 'Ne alakası var: Hıncal yanılıyor, biz çok istiyoruz' diyecekler ama yalan. İsteyen böyle davranmaz.
Kapalı tribündeki, 'Biz Rijkaard'dan memnunuz ama sinema kapatan Arda'dan memnun değiliz' tezahüratları yükseldiğinden bu yana karar verilmiş. Bu tribünlerin arkasındaki kişinin Yiğit Şardan olduğu da ortaya çıktı.
Hürriyet'e verdiği röportajdan anlaşıldı.
Yiğit Şardan istemiyor, Adnan Polat istemiyor, Rijkaard istemiyor, Neeskens istemiyor.
Niye kalmaya uğraşıyor Arda? O kadar zavallı mı? Ama seneye bu zamanlar o kadar zavallı olacak.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN