Futbolun intiharı

Hıncal Uluç Hıncal Uluç
*Vuvuzela kulağa ne kadar melodik geliyorsa Dünya Kupası'ndaki futbol da o kadar güzeldi. Final maçının dahi hatırlanacak güzel yanı yok.

*"Endüstriyel" dedikleri futbol, futbolu bitirecek. İnsanlar 'fabrika nasıl çalışır' seyretmekten hoşlanmazlar. O fabrikadan çıkan Rolls Royce'a bakarlar.

* 1982'deki Fransa, "Avrupa'nın Brezilyası" diye ortaya çıkmış, efsane olmuştu. 2010'da Brezilya, "Avrupa'nın Brezilyası" olmaya kalktı rezil oldu.


_2008 Avrupa Şampiyonu İspanya uzatmada İniesta'nın attığı golle Hollanda'yı mağlup ederek bu defa Dünya Şampiyonluğu'na ulaştı. Maçla ilgili neler söyleyeceksiniz? Ortaya konulan futbol finale yakıştı mı?
Bizim evde televizyonun başında 20 kişi falan vardı; 10'a yakını uyukluyordu. Geri kalan 10 tanesi de dördüncü hakem uzatma levhasını kaldırdığı zaman 'Bir gol olsun' diye dua ediyordu. 30 dakika daha bu ıstırabı çekmemek için... Dünya Kupası final maçının televizyon başındaki seyircide bıraktığı izledim bu... Bir an evvel bitse de kurtulsak... Neresinden bakarsan bak bu Dünya Kupası'nın final maçı dahil hatırlanacak güzel bir yanı yok. 1974'teki Cruyff'un Hollanda'sı bu Hollanda ile oynasa herhalde 7-8 tane gol atardı. 1988'deki Rijkaard'ın Hollanda'sı bu Hollanda ile oynasa en az 5 tane atardı. Bu Hollanda finaldeydi ve az daha kazanıyordu. Casillas'ın ayağının ucuna çarpmasa top... 'İspanya' desen... 120 dakika maç seyrettik, üçer de yedek oyuncu ile 28 oyuncu seyrettik, Türkiye'de başa güreşen takımlardan birisine şu finalde oynayan 28 adamdan 'Ah şu ben de olsaydı' dediğiniz bir kişi var mı? Ya da 'Sezon bir an evvel açılsa da şu adamı bir daha izlesem' diyeceğin bir tane var mıydı? Ya da bütün Dünya Kupası'ndan var mı? Bir Dünya Kupası düşünün ki en iyi oyuncusu Forlan seçiliyor... Gerisini anla!.. Forlan acaba 1982'nin şampiyon bile olamayan Fransa'sında yer bulabilir miydi? Tigana, Giles, Sensini ve Platini'nin yer aldığı... Hangisinin yerine oynayabilirdi acaba!.. 82 şampiyonundan söz etmiyorum, elenen Fransa'dan söz ediyorum. Bu kadar kötü bir Dünya Kupası daha olmadı. Bu kupanın en güzel yanı; hiçbir melodi taşımadan gürültü çıkaran Vuvuzela'ydı, düşünebiliyor musun!.. 2010 Dünya Kupası'na bu kadar güzel bir sembol olabilirdi. Sadece gürültü... Kuru gürültü...

SOKRATES UTANDI
_Ortaya konulan futbolun tribünlerdeki karşılığı!..
Aynen... Vuvuzela kulağınıza ne kadar melodik geliyorsa bu futbol da gözünüze o kadar güzel geliyor. Futbolun intiharı...

_Futbol kalitesinin düşmesi nereden kaynaklandı?

Bir gerileme mi söz konusu dünya futbolunda...
Galatasaray Teknik Direktörü Rijkaard sezonu Fenerbahçe'nin 10 puan gerisinde kapadıktan sonra ne dedi: "Benim yanlışım güzel futbolla netice alınabileceğini zannetmekti." Koşan futbolun Dünya Kupası bu!.. 1982'nin yıldızı Sokrates, Dunga'nın takımı için "Utanıyorum" dedi. Dunga işte bunu yaptı. "Endüstriyel futbol" deyip Avrupa'da oynayan Brezilyalılardan takım kurdu. 1982'deki Fransa, 'Avrupa'nın Brezilyası' diye ortaya çıkmıştı ve efsane olmuştu. 2010'da Brezilya, 'Avrupa'nın Brezilyası' olmaya kalktı ve rezil oldu gitti. Avrupa'da oynayan koşuculardan kuruldu. Güzel futbol değil netice alınacak futbol!.. Efendim iyi savunma, onun önünde en az 3 tane ön liberoyla önce gol yememeyi garantileyeceksin, sonra atarsan atarsın!.. İşte sonuç bu!..

_2008'de Avrupa Şampiyonluğuna ulaşan İspanya, 2 yıl sonra Dünya Kupası'nı kucakladı. Futbol olarak tatmin etmedi belki ama bir istikrarlı gidişattan bahsedebilir miyiz?
İstikrar futbolsuzluk... İstikrar kötü futbolda ısrar etmemiz. Şu İspanya'yı biz grupta geçemez miydik? Birinci olamaz mıydık? Fatih (Terim) hocam ile karşı karşıya oturup konuşalım. Bu İspanya'yı biz geçerdik. Bu İspanya'yı geçememiş olmamız, gruptan çıkamamış olmamız tamamen Fatih Terim'in yanlış takıntıları yüzündendir. 1996- 2000 yılları arasındaki Galatasaray'daki Fatih Terim olsaydı bu milli takımın başında Del Bosque'nin yerinde bu defa Fatih Terim olacaktı, Dünya Kupası'nı biz kaldıracaktık. Çünkü biz İspanya'dan iyi takımız. Ama o takımı birtakım kaprislere feda ettik. Sahaya iyi takım çıkaramadık, en iyi oyunumuzu oynayamadık ve Bosna Hersek gibi palavra bir takımın dahi gerisinde kaldık.

REAL MADRİD KOVDU
_Turnuvayı 8 golle tamamlayan İspanya, Dünya Kupaları tarihinin en az gol atan şampiyonu oldu. Bu da şampiyon İspanya ile ilgili bir fikir verebilir sanırım...
Dünya Kupası'nın gol kralı yok. Çünkü 6 gol atan bir adam çıkmadı. Üstelik finaller 32 takım ile oynanıyor. Maç sayısı da artmasına rağmen golcü çıkmadı. İspanya'nın santrfor denilebilecek iki tane adamı var; Torres ve Llorente kaç dakika oynadı? "Golcü" dedikleri David Villa, finalde on kişi oynattı takımı! Del Bosque'nin takımı eksik oynattığını fark etmesi için 110 dakika geçti. Golcü yok. Hangisinde var? İspanya'nın hali bu. İkinci Hollanda'nın en iyisi kim; Robben ile Sneijder... Bunlar Real Madrid'in 'Bize yaramaz' diyerek kovduğu iki adam. Dünya üçüncüsü muhteşem Almanya'nın en iyi futbolcuları kim: Fatih Terim'in beğenmediği Mesut, Löw'ün üçüncü ligden bulup milli takıma aldığı Müller ve sene içinde Bayern'deki performansı ortada olan Klose!.. İşte bu!.. Bunların hangisini seyretmek için ekran başına koşarsın. Peki koşmazsan gelecek Dünya Kupası'nda 3 milyar 200 milyon euro'yu nasıl kazanacak FIFA? Televizyonlar bu parayı verirler mi? Bu seyirci olmazsa, firmalar sponsor olmak için çırpınırlar mı? Buna bir çözüm bulunmazsa "Endüstriyel" dedikleri futbol, futbolu bitirecek. İnsanlar fabrikanın nasıl çalıştığını seyretmekten hoşlanmazlar. O fabrikadan çıkan Rolls Royce'a bakarlar.


* * *
G.SARAY'DA; MUTLU DEĞİL
* Şu anda bana gelen haberler, 'Arda'nın Bayern Münih ile kesin olarak anlaşma yaptığı' şeklinde
* Başkandan, taraftarına herkes çocuğu yemek için bekliyor. Arda'nın bunlara dayanma gücü yok

_Galatasaray'da Abdul Kader Keita da gönderilenler listesine eklendi. 8 milyon euro'ya Katar'ın Al Sadd takımına transfer oldu. Keita'nın gönderilmiş olması bir eksiklik yaratır mı?
Keita'nın gönderilmesini baştan sona onaylıyorum. Yani ben gerçekten fairplay'e inanan bir adamım. Böyle bir sahtekarın Galatasaray'da olmasına ben geçen sene de kızıyordum. Hele, Dünya Kupası'nda Kaka'yı oyundan attırdıktan sonra onu alacak kulübe 8 milyon euro üste de verirdim. Önemli olan Keita'nın gitmesi değil. Önemli olan Galatasaray ne olacak? Onu kimse bilmiyor. Şu anda bana gelen haberler 'Arda'nın, Bayern Münih ile kesin anlaşma yaptığı ve bir hafta içinde gideceği' şeklinde. Yani Arda'nın "Evet" demesini bugün önleyen şey Galatasaray'da kalma duygusu falan değil. Kafasında İngiltere var daha çok. Menajeriyle birlikte Liverpool'un teklifi ne derece ciddi onu bekliyor.

CANA'YA GEREK YOKTU
Liverpool'dan ümit kesilirse Bayern'e gidecek ve de doğru yapar Arda. Çünkü Galatasaray'da geleceği yok. Galatasaray'ın onu istemediği bu dönemde de ortaya çıktı. Yani başkanından, ultraAslanlara kadar herkes çocuğu çiğ çiğ yemek için kuyrukta bekliyor. Arda'nın bunlara karşı dayanma, direnme gücü yok. Arda ruhsal olarak zayıf... Geçen sene yıkıldı. Tribünden gelen tepkilerden sonra yıkıldı. Takım kaptanı olduğu halde yıkıldı. "Ben takım kaptanıyım. Yıkılmamam lazım. Yıkılmaya hakkım yoktur" diyemedi. Kendini de üzecek, noksanlarını da bilecek. Türkiye'de kendisine bir gelecek kalmadığını görecek ve gidecek. Zaten Arda ile ben uzun zamandır konuşmuyorum. Hemen hemen her maçtan sonra sohbet ederdik. Konuşamadık bir türlü ama yakın çevresine 'Galatasaray'da kalmaktan artık zevk almadığını' ifade etmiş.

_Galatasaray geçen hafta Sunderland'in orta saha oyuncusu Lorik Cana'yı transfer etti. Bu transferi nasıl buldunuz?
Ayrıca Cana'nın 5 yaşına kadar Türkiye'de yaşadığı öğrenildi.
Babası Samsun'da top koşturuyordu. Sonra da gitmiş. Yani ben Rijkaard ile Galatasaray'ın bir yere varacağına inanmadığım için artık onun tavsiyesi ile yapılan transferlerin ne işe yaracağını düşünmüyorum. Galatasaray, Türk Milli Takım'ın dört tane stoperine sahip iken, Türk Milli Takım'ın ön liberolarına sahipken savunma adamı transfer ediyorsa ve ümidini, geleceğini bunlara bağlamışsa Allah sonunu hayır etsin...


* * *
DEL BOSQUE KÖTÜ HOCA
_Maç sonunda güzel bir görüntü vardı. İngiltere'de görmeye alıştığımız görüntüyü Hollandalılar gerçekleştirdi ve yıkılmış olmalarına rağmen kupayı kaldıran rakiplerini koridor oluşturarak tebrik ettiler.

Hoştu. Kapanış töreni başından sonuna... Hollanda ve İspanya prensleri izledi, iki takımı onlar da kutladı. Maç fair-play'e taban tabana zıt bir maçtı. Hele Hollanda fevkalade kalleş bir futbol oynadı. Seni geçen rakibi derhal indir, savunmadan top çıkarırken kaybedersen hemen faul yap, kontratak yapmasınlar!.. Ersun Yanal taktikleri bunlar... Ve futbolu öldür. İngiliz hakem, hakem olsaydı gerçekten Hollanda maçı 7 kişi bitirirdi. Alonso'nun göğsüne gelen tekme karate de yasak. Öldürücü bir hareket olduğu için... Kalbin üstüne geldiğinde o kalp durur, o anda gidersin. Karate tekmesi olarak dahi yasak olan bir harekete adam kırmızı kart çıkarmadı! 'Van Bommel' denilen adam bütün turnuvayı kırmızı kart görmeden oynadı inanamıyorum. Her maçta en az 4 sarı kart görmesi gereken bir adam turnuvayı kırmızı kart görmeden tamamladı. Bu kadar haince oynadılar. İspanya da Hollanda'dan aşağı kalır değildi. Ama maçın sonunda fair-play bir gösteri yaptılar.

REHA MUHTAR HAKLI
_Turnuvanın ilginç yanlarından bir tanesi de Türkiye'de görev yapan ve "Yeni Köy Kasabı" lakabı takılan Del Bosque'nin İspanya ile şampiyonluğa, Joachim Löw'ün Almanya ile 3.'lüğe ulaşmasıydı.
Ben Reha Muhtar ile aynı fikirdeyim. Beşiktaş, Del Bosque'yi kovarak iyi yapmış. Şu İspanya'yı bir final maçında bu kadar kötü yönetebilirdi. Geçen hafta burada takımları teraziye koyarken "İspanya ağır basıyor" dedik. Ama ağır bastığı halde 'Favori' diyemedik. Niye? Çünkü çok kabız bir top oynuyor. Kim ne derse desin Avrupa'nın şu andaki en iyi santrforu Torres. Kim ne derse desin Avrupa'nın en iyi oyun kurucularından bir tanesi 2008 Avrupa Şampiyonluğu'nun mimarı Fabregas. Bu Fabregas ile Torres'i kenarda tuttu Del Bosque. Tutabilirsin de ama maç başladı görüyorsun. Takım gitmiyor, Hollanda geldikçe geliyor, maçı alma yoluna girdi. O müthiş Robben topa doğru dürüst vursaydı bitmişti. İki takımın farkına bak. Hollanda'nın ilk yaptığı değişiklik Elia! 'Elia diye bir adam elinde bonservisiyle dolaşıyor' deseniz kim alır Türkiye'de!.. Gaziantepspor alır mı? Hollanda'nın kadrosu bu. Antepliler kızmasın. Aklıma Antep geldiği için söyledim. 'Elia'yı bize mi layık gördün' diye Antep'ten mail atmasınlar. İspanya'nın kenarında oturan her adam Hollanda'da direkt oynar. O takım, o maçı ıkına sıkıla kazanıyorsa Reha Muhtar yerden göğe kadar haklı. Ortada rakip olmayınca, bilmem ne olmayınca, bir takım şampiyonlukları kazanıyorsa, hayır arkadaş iyi hoca değilsin. Del Bosque de iyi hoca değildi, Aragones de iyi hoca değildi, Rijkaard da iyi hoca değil. İstedikleri kadar ceplerinde şampiyonlukları olsun.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN