Gazeteciler nerede!

Hıncal Uluç Hıncal Uluç

Aziz Yıldırım, "Medyada şerefsizler var" diyor, yaveri Polat da destek veriyor; kimseden ses çıkmıyor... Acaba gazetelerin kadrosunda kaç şerefsiz var? Sesleri çıkmadığına göre "Şerefsizliği" kabul ediyorlar...

_Toroğlu kendi üzerinden yola çıkarak "Fazla seks sakatlığa yol açabilir" sözleri Arda'yı oldukça kızdırdı ve "Şerefsizlik diz boyu" şeklinde sert bir çıkış yaptı. Yıldırım da "Haklı" diyerek tartışmaya dahil oldu. Arda'nın tepkisiyle ve ardından yaşananlarla ilgili ne söyleyeceksiniz?
Oradaki olayları iyi değerlendirmek lazım. Yani olayları içindeki koşullardan ayırıp, soyutlayıp "Efendim, bu bu' demektir. 'Bu bu' demektir" diyemezsin. Bu Erman için de geçerlidir, Arda için de geçerlidir. Erman Toroğlu kendisinden örnek verdi. Ama o örneği niye verdiğini Türkiye'deki en geri zekalı da biliyor. Ayrıca Erman Toroğlu o örneği niye veriyordu? Arda'nın sakatlığını anlatmak için değil, olay yaratmak, konuşulmak, o programın beklenmedik derecede düşük olan reytinglerini kurtarmak için... Erman bir reyting konuşması yaptı. Güya kendini öne sürerek ama mesajın ne olduğunu herkese anlatarak konuştu. Bu sözlerden Arda'nın alınmasından daha doğal bir şey yok. Genç adam. Bir aşk yaşıyor. Üzerine titriyor. Sevgilisine karşı ne kadar hassas olduğu başından beri belli... Galatasaray'ın kaptanı iken Galatasaray tribünlerine küstü haftalarca... Galatasaray'a küstü haftalarca... Gol atıyordu sevinmiyordu. Asist yapıyordu. Golü atan buna koşuyordu, sarılmıyordu. Tribünler çağırıyordu, gitmiyordu. Hayatındaki en önemli varlığı adamın sevgilisi. Sen şimdi kalkıp televizyonda, o sevgili ile ilişkileri üzerine bir takım imalarda bulunursan, o çocuk duygusal bir yapıya bürünebilir... Röportaj sırasında ağladı. Arda aktör falan değil. 'Ağla bakalım' dediğin zaman ağlayan biri değil. Hele ağlamanın erkeklikten sayılmadığı bir ülkede bir ortamda erkeğin ağlaması kolay bir şey değil. O ağlama tamamen içten bir ağlama. Ağlayacak hale gelmiş bir adamın söylediği sözleri kontrol edememesinormal. Oradaki "Şerefsiz" lafı yanlış. Ben Arda'dan öfkesi geçtiği zaman medyadan ve de kamuoyundan özür dilemesini bekledim. Birisinin 'Hıncal Uluç şerefsiz' demesi mümkün... Bu Hıncal ile o kişi arasındadır. Hıncal gerekirse adamı mahkemeye verir. Mahkeme hesabı keser. Ama birisi "Medyada şerefsizler var" diyemez. Hıncal'ı kastetse bile... O zaman Türkiye'de binlerce medya mensubunun her birini itham altında bırakmış olur. Nitekim Fenerbahçe'nin başkanı Aziz Yıldırım, Arda'nın o lafına yapıştı. "Evet, medyada şerefsizler var" dedi. Galatasaray'ın yaveri has başkanı Adnan Polat, Aziz Yıldırım'a telefon edip ya da basın toplantısında 'Sen ne karışıyorsun! Sanane' diyeceğine 'Haklısın başkan' diyor. Yani medyadaki bir takım kişiler, duygusal, kontrolünü kaybetmiş, üzgün, yıkılmış Arda'ya göre değil; Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve onun yaveri, hası Galatasaray Başkanı Adnan Polat'a göre "Şerefsiz." Nerede Türkiye'deki basın kuruluşları? Türkiye Gazeteler Cemiyeti nerede? Nerede Türkiye Spor Yazarları Derneği? "Türkiye'de şerefsiz gazeteciler var" diyor Fenerbahçe ve Galatasaray Başkanları! Gık yok! Nerede köşe yazarları? Sadece spor köşe yazarları değil, baş yazarlar dahil... Her gazetenin kadrosunda kaç şerefsiz var acaba? "Kadrolu, maaşlı şerefsizler, köşeli şerefsizler." Hadi şimdi ben söylüyorum. Sesleri çıkmadığına göre "Şerefsizliği" kabullendiler demek ki!.. O zaman kimsenin bana kızmaya hakkı yok. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bana '50. yılımı doldurdum' diye Burhan Felek ödülü vermiş. Bana yazı gönderdiler. "Gideyim mi?" diye düşünüyorum. Gazetecilere "Şerefsiz" diyen iki kulüp başkanına hem de Galatasaray ve Fenerbahçe Başkanlarına ses çıkarmayan bir cemiyetin verdiği ödül 'Bana onur verir mi?' diye düşünüyorum. Orhan Erinç kardeşim lütfen beni arasın. Bu soruma cevap versin cemiyet başkanı. "Şerefsiz" lafı bu kadar hafif bir laf değil. Tekrar ediyorum. Arda bunu çok duygusal bir anında ağzından kaçırdı. Ama Aziz Yıldırım ve Adnan Polat gayet bilinçli, gayet şuurlu, gayet soğukkanlı söylediler.

RIDVAN DİLMEN DE YAPMIŞTI
_Ankaragücü'nün ilk golü tartışıldı. Serbest vuruşun top durmadan kullanılmasıyla ilgili olarak "Kural hatası" yorumu yapan oldu, "Hakem hatası" yorumu yapan oldu. Siz ne düşünüyorsunuz?
'Kural hatası' diyenler saçmalıyor. Hakem hatasıdır. İkisi de tartışmaya açıktır. Ofsayt da tartışmaya açıktır, topun durmadan oyuna başladığı da tartışmaya açıktır. Ama bu Galatasaray'ın ne yediği ne de attığı ilk hakem hatasından doğmuş gol değil. Onlarca var, yüzlerce var baktığın zaman. Her takımın var. -Birçok serbest vuruş böyle kullanılıyor aslında... Ama Galatasaray maçındaki pozisyon golle sonuçlanınca daha değerli oldu. NTV'de sevgili kardeşim Rıdvan Dilmen o pozisyonla ilgili hakemi ağır bir şekilde eleştirdi. Bir San Marino maçı hatırlıyorum. 0-0 gidiyordu bir türlü gol atamıyorduk. Nasıl attık golü: Top durmadan... Vuran kişi de Rıdvan'ın kendisiydi. Uyanık Rıdvan ile biz San Marino'yu yendik. Hiç gözümün önünden o sahne gitmiyor. Bekledim ki sevgili Rıdvan kardeşim "Zamanında ben de bunu yaptım" desin.

_Haftanın diğer kaybedeni Beşiktaş'tı. Manisa karşısında kötü başlayıp, geriye düştükten sonra son dakikalarda çok baskılı oynadılar ama maçı çeviremediler. Karaman "Beşiktaş'ın hatalarını çözdüm. Savunmada çok adam kaçırıyorlar. Bunun üzerine gittik" dedi. Siz neye bağlıyorsunuz mağlubiyeti?
1- Türkiye'de halen Beşiktaş bana en keyif verenfutbolu oynuyor. Beşiktaş maçlarını büyük bir zevkle izliyorum.
2- Hikmet Karaman'ın sözleri de güzel. Üstelik bunları maçtan evvel de söyledi. Maçtan sonra değil sadece... Bu da "Efendim, bizim haddimiz mi Almanya'yı yenmek" diyen arkadaşlara ders olsun. İyi bir hoca, hiçbir rakibi hak içinde tanımaz. İyi hoca her maçta kazanmanın yollarını arar. İşte Hikmet Karaman, Beşiktaş'ın zaaflarını aramış, bulmuş, çözmüş ve uygulamış. Beşiktaş-Manisa maçı analizciler tarafından fevkalade üzerinde durulması gereken bir maç. Güzel top oynayan bir Beşiktaş ve güzel top oynayan Beşiktaş'ı yenen Manisaspor vardı. Maçı 5-4 Beşiktaş da kazanabilirdi. İşte futbol da bu... Ben öyle olursa ekran başında olurum. Ben Galatasaraylıyım. Galatasaray maçı bana zerre zevk vermedi. Rakip gole giderken eli belinde santraya yürüyen Galatasaray kaptanına niye bakayım! Ya da Fenerbahçe maçının arifesinde 'Beni de at da Fenerbahçe maçında oynamayayım' diye çırpınan bir başka kaptanı ben niye seyredeyim? 'Futbol' diye ortaya bir şey koymayan takımı niye seyredeyim? Beşiktaş futbol oynuyor ve o futbol oynayan takıma karşı da daha düne kadar galibiyeti olmayan Manisa'nın hocası "Ben kazanırım. Nasıl kazanırım" diye düşünüp formül üretiyor ve başarılı oluyor. İşte futbolun güzelliği bu... Futbolun marka değeri bu... Keşke her hafta iki tane Manisa-Beşiktaş maçı olsa Türkiye'de...

_Beşiktaş'ta konuşulan bir başka konu stadın adının değiştirilmesi... Stadın isminin önüne Fiyapı gelmesinden İnönü ailesinin 'rahatsız olduğu' yönünde haberler çıktı. Galatasaray'ın stat ismi de Türk Telekom olarak değiştirilmişti. Kulüplerin kulüp isimlerinin önüne sponsor almasına nasıl bakıyorsunuz?
Dünyanın her yerinde böyle... Oyunu kuralına göre oynayacaksın. Artık bitti. Bunu uzatmanın bile gereği yok. Fiyapı da olabilir, tiyapı da olabilir. Yarın başkası parayı verir. Onun stadı da olabilir. Eğer suç değilse oraya yazdığın. Parayı veren oraya adını yazar.

FENER'İN MAÇI KEYİFLİYDİ
_Beşiktaş Cola Turka, NBA'in en kariyerli oyuncularından birisi olan Allen Iverson ile görüşme halinde. Iverson'ın Türkiye'ye gelmesi, Beşiktaş'a gelmesi neler katar ?
Tartışılması bile hoş. Çok güzel. Iverson'un buraya gelmesi çok önemli bir olay. Bunu düşünmek dahi güzel bir olay... Hele bir de getirirlerse helal olsun Beşiktaş'a...

_Fenerbahçe, Konyaspor'u 4-1 yenerek aldığı farklı sonuçlara bir yenisini ekledi. Bu galibiyet derbi öncesi iyi bir moral oldu. Fenerbahçe'yi nasıl buldunuz?
4-1'lik kazanılan maçta Fenerbahçe'nin en iyi oyuncusuVolkan; bana sorarsan... İki muhteşem kurtarış yaptı, iki net golü kurtardı. Bir kaleye girmekte olan topu Konyasporlu futbolcu çıkardı. Bir de kaleci ile karşı karşıya iken Erdal'ın vuruşu çok yakın mesafeden üst direği sıyırdı. 4 net gol pozisyonu var. 4-1 mağlup Konya. 4 net! O maça 4-1 yakışmıyor. O maç da 4-4 hatta 5-4 de olabilirdi. O maç da güzeldi, keyifliydi. Ziya Doğan'ı da kutluyorum. Hani diyorlar ya 'Efendim, önce golü atarsan rakibin direncini kırarsın. Deplasmanda da bu önemlidir' diye! Hayır! 1-0 mağlup duruma düştü, dirençleri kırılmadı. 1-1'den sonra 2-1 oldu, dirençleri kırılmadı. 3-1 oldu, dirençleri kırılmadı. 4-1 oldu, yine dirençleri kırılmadı. Takım ruhu işte bu. Bunu vermiş Ziya Doğan. Fener-Konya maçının konuşulacak tarafı bence Konyaspor. Ortaya koydukları futbol ve ortaya koydukları mücadele azmi ile Konya da iyi bir takım olduklarını gösterdi; sonuç 4-1 olabilir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN