Web Sürümüne Geç

    Ödleri patlıyor

    Hıncal Uluç Hıncal Uluç

    Hakemlerin kafasındaki pozisyon yüzde 50, yüzde 50 ise F.Bahçe lehine, Trabzon aleyhine karar veriyorlar. İşte Yıldırım'ın dehası burada. Denizli'ye dediği gibi yarın Kocaman'a da "Şampiyonluğu sen mi kazandırdın!" diyecek.

    Trabzon-Eskişehir maçında, Bülent Yıldırım'ın geçersiz saydığı iki gol vardı. O pozisyonları nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Doğru karar. Ama bunca mahalle baskısı olmasa bu iki pozisyondan biri gol sayılabilirdi. Şimdi hakemlerin ödleri patlıyor. Yüzde elli yüzde elli ise hakemin kafasındaki pozisyon Trabzon aleyhine olanı veriyor, yüzde elli yüzde elli ise hakemin kafasındaki pozisyon Fener lehine olanı veriyor. Çünkü biliyor ki o yüzde elli, yüzde elli sonunda Trabzon'a yararsa kendisini kurtarmaz.
    Bitirirler Hüseyin Göçek gibi...
    Onun için bütün yüzde elli, yani hakeme yorum hakkı bırakan bütün yorumlarda kararlar Trabzon aleyhine ve Fenerbahçe lehine çıkıyor ve böyle çıkmaya devam edecek. Aziz Yıldırım'ın dehası budur.
    Mustafa Denizli'ye "Şampiyonluğu sen mi kazandırdın" dedi Paper Moon'da. İşte bu. Yarın Aykut Kocaman'ada söyleyecek. 'Sen mi kazandırıyorsun şampiyonluğu' diyecek... -Yıldırım'ın özellikle çok uzakta olmasına karşın Mustafa Yumlu'nun pozisyonunu süzebilmesi büyük bir başarıydı! İki golden birini verse normal koşullarda kimse bir şey demez. Ama bugün kıyamet kopar. Hakem de kıyametin kopacağını biliyor.
    Ama bana sorarsan iki karar da doğru...

    AYNI SAATTE OLMAZ
    -
    Federasyon bu haftadan itibaren şampiyonluğa ve küme düşmeye oynayan takımların maçlarını aynı gün ve saatte oynatmaya başladı.
    Yanlış bir karar. Bugün kendini maç yayınlarına 400 milyon dolar ödeyen firmanın yerine koy.
    Beşiktaş batmış, Galatasaray batmış. Zaten seyredilen iki tane maç kalmış; Fener ve Trabzon. Onları da getirip üst üste aynı saate koy!..
    Şimdi gelecek senelerde bu ihalelere gözü kara giren olur mu? Bunu federasyon kararına da bırakmamak lazım. İhale şartnamesine koyacaksın.
    Dünyada böyle bir gelenek var. Sonuncu hafta aynı saatte olabilir. 33 hafta ayrı ayrı oynandıktan sonra 34. hafta kritik maçlar aynı anda oynanır, o kadar...
    Ama bunu ihale şartnamesine yazacaksın. Federasyonların kararına bıraktın mı Aziz'in keyfine göre federasyon bir karar verir, Adnan'ın keyfine göre öbür federasyon...
    Federasyonu kim elinde tutuyorsa...

    FUTBOL İHTİRASI YAKIYOR
    -Fenerbahçe amatör branşlarda iyi sonuçlar almaya devam ediyor. Kadın basketbolun ardından erkek voleybol takımı şampiyon oldu.
    Başından beri onu söylüyorum. İki tane Aziz Yıldırım var; Biri; Fenerbahçe'yi kulüp yapan Aziz Yıldırım. Bu adamın heykelini dikerlerse ben o törende en önde dururum.
    Fenerbahçe ve Galatasaray bu ülkede sporu doğuran, yaratan, yaşatan kulüpler.
    Ama Galatasaray son yıllarda bu hüviyetini kaybetti, Fener de kaybetmişti.
    Ama Aziz Yıldırım ile beraber Fenerbahçe spora döndü.
    Kürekte var, yüzmede var, yelkende var, voleybolda var, basketbolda var. Sadece büyükler kategorisinde değil her kategoride var. Bunu başaran adamAziz Yıldırım'dır.
    Finansmanı da bulan adam Aziz Yıldırım. Bu adamın heykeli dikilir.
    Aziz Yıldırım'ın yanlışı futboldaki ihtirası ve futboldaki ihtirası uğruna yapmayacağı şeyin olmadığını göstermesi...
    Geçen sene Aykut Kocaman'ı sportif direktör tayin ettiğinde gerçekten sportif direktör olarak orada bıraksa, kendi kenara çekilseydi harika bir Aziz Yıldırım portresi çıkardı. Ama Aykut kukla oldu. Daum, Aziz Yıldırım'ın mesajları ile takımı yöneten antrenöre döndü, gitti. Aykut geldi. Bu sene de durum aynı. Daum'un yerinde Aykut var.
    Fenerbahçe maç kazanıyor, 'Aferin Aziz Yıldırım.' 'Maçtan önce Aziz Yıldırım soyunma odasına indi.' 'Maç arasında Aziz Yıldırım hakemleri fırçaladı, Fenerbahçe ondan kazandı!' Bütün medyada Fener'in kazandığı bütün maçlardansonra Aziz Yıldırım var. O da bundan zevk alıyor.

    SEÇİM KARARINI YÖNETİM ALDI
    -
    Seçim sürecine giren Galatasaray'da, Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava kafa karıştırıyor. Mahkemenin 'seçime gitmeyin' uyarısı ve ihtiyati tedbir kararı süreci nasıl etkiler?
    Mahkemenin seçim kararıyla ilgisi yok. Çünkü yönetim kurulu, seçim kararını kongreye bağlı olarak almadı.
    Tüzükteki "İbra edilmeyen yönetim 30 gün içinde seçim kararı almak zorundadır" maddesine göre alınmadı karar. Yönetim kurulu, kendi içinde aldı. Bütün yönetimlerin seçime gitmek gibi bir hakkı var.
    Aslında mahkemelik olan konu, Mehmet Helvacı'nın aday olup olamayacağı... Tüzükte "İbra edilmeyen yöneticiler aday olamaz" deniyor. Bu madde Mehmet Helvacı'yı kapsıyor mu, kapsamıyor mu? Çünkü Helvacı yönetici seçildiğinde böyle bir madde yoktu. 'Bana uygulanamaz' diyebilir. Ya da daha evvel istifa eden, gerçi şimdi piyasada yok ama, Haldun Üstünel, Cemal Özgörkey, bu maddenin dışında kalır mı?
    Yani seçime girecekler bakımından itilaflı durumu aydınlığa kavuşturacak mahkemenin kararı... Seçimi değil...
    Onun için de başkan ve adaylar arasında yapılan toplantıda, 'Biz 3 Mayıs'ı bekleyelim' denmiş.

    MONŞER YÖNETİMİ
    Ünal Aysal, Mehmet Helvacı ve Turgay Kıran'ın açıkladığı listeleri nasıl buldunuz?
    Özellikle Aysal listesinde 9'a 1 gibi büyük bir liseli hakimiyeti göze çarpıyor. Sadece liseli ağırlığı olsa mesele yok orada liseci ağırlığı var. En önemli gösterge o...
    Abdurrahim Albayrak'ı listesine almak istiyordu Ünal Aysal... Ben çok yakından biliyorum. -
    Lig TV'de yaptığı konuşmada Albayrak'ı asil üyeler arasında saydı. Akşam divana verilen resmi listede yedekler arasındaydı.
    Ben Aysal'ın şahsen çok istediğini biliyorum.
    Abdurrahim Albayrak'ı başkaları tavsiye etmedi.
    Mesele Galatasaray Liseli olmayan, Arçelik'in CEO'su Aka Gündüz Özdemir, İnan Kıraç'ın isteğiyle listeye alındı.

    ALTAYLI MUHALEFETE GEÇTİ
    Liseli olmayan Abdurrahim Albayrak'ı, Ünal Aysal kendisi almak istiyordu. Liseciler, dazlaklar, "Bu adam Galatasaray yönetimine yakışmaz.
    Asil listeye koyamazsın" dediler. Aynı şeyi Adnan Polat'a yaptılar.
    Adnan Polat, yönetim kurulunu açıklayacağı toplantıdan bir gün evvel listesindekilere sarı- kırmızı kravatlar gönderdi. Bir tane de Abdurrahim'e gönderdi. "Bunları takın gelin, sizi medyaya takdim edeceğim" dedi.
    Ama sabah Abdurrahim'e telefon edip, "Toplantıya gelme" dedi. Neden: Bu dazlakların kafasında Yurdeşen Karahasan, Abdurrahim Albayrak gibi adamlar, Galatasaray yönetimine yakışmıyor. Çünkü o yönetimde monşerler oturmakta, halk çocukları oturamaz ve Ünal buna boyun eğdi.
    Listede düşünülen isimler arasında Özer Saraçoğlu, Burak Sezgin vardı. Onlar alınmadı.
    Onların alınmaması mesela Fatih Altaylı'yı fena kızdırdı! Şimdi muhalefete geçti. Adnan Polat'ı devirmek için en önde giden Fatih Altaylı, şimdi Ünal Aysal'ın karşısında ve kimi tuttuğu belli değil. 'Mehmet Helvacı olmasın' diye de kıyameti koparıyordu. Turgay Kıran'ın listesi, zaten seçim kazandırabilecek bir liste değil.
    Peki Fatih Altaylı kardeşim, ne istiyor şimdi!
    Çok merak ediyorum.
    Fatih bir de benim gibi değil. Galatasaray'da asbaşkanlık yapmış, Galatasaray'ı çok sahiplenmiş birisi. Ben sadece eleştirmen olarak konuşabilirim ama Fatih öyle değil. Fatih, Galatasaray'ın sahibi... Galatasaray'ın sahibiyken Ünal'a bu kadar saldırırken, bir çözüm önermesi gerekiyor. Adnan'ı yıktın, Ünal'ı da yıktın, 'Helvacı'ya da olmaz' diyorsun, ne olacak peki!.. Ben şimdi merak edip soruyorum!.. -
    Aysal'ın listesini beğenmeyen birçok kişinin tepki oyu verebileceği konuşuluyor.
    Turgay Kıran, daha evvelden kolları sıvasa ve ciddi bir liste yapsaydı, şanslı olabilirdi. Böyle son dakikada başarılı olması zor. Listesindeki kimseyi tanımıyorum.

    LİSTE İNAN KIRAÇ DAMGALI
    - Buna karşılık Aysal'ın yönetimi birkaç başkan adayı çıkarabilecek güçte... Bu ileride bir anlaşmazlık, bir karışıklık yaratır mı?

    Bence bu liste İnan Kıraç'tan dolayı bir araya geldi. Ünal Aysal ne kadar aksini söylerse söylesin liste İnan Kıraç damgalı. Hal böyle olunca benim o listeye güvenim yok. İleride bir sorun yaşanır mı onu bilmem ama Ünal dahil, yönetimine aldıklarının hepsi İnan'a 'Ağabey' diyen, onun sözünden çıkmayan adamlar.
    İnan Kıraç'ın bir tek hedefi var; Galatasaray Kulübü'nü vakfın şemsiyesinin altına almak. En büyük vakıf, kulüp onun altında. Çünkü Vakfı kendi yönetiyor.
    Sorumsuz olarak Galatasaray'ı sahiplenecek.
    Yönetimler eleştirilip, devrilirken Vakfı elinde tutan İnan Kıraç'a kimse bir şey demeyecek.
    O kimi işaret ederse o seçilecek!


    BİZE ULAŞIN