Web Sürümüne Geç

    Kazım neye lazım!

    Hıncal Uluç Hıncal Uluç

    G.Saray'ın en kötü adamı Kazım. Sahte koşular yapıyor. Aldığı topların yüzde 80'ini kaptırıyor, rakipten oynuyor... Terim'in, Kazım'a sempatisi var. Sevebilir ama G.Saray'ın sorumlu adamı, sempati ve antipatilerini yansıtmamalı...

    _Deplasmanda zorlanan Galatasaray, Samsun'un ardından Eskişehir'i de yenerek Türk Telekom Arena'da ikide iki yaptı. Bunu neye bağlıyorsunuz?
    Galatasaray'ın başarılı olması, Fatih Terim'den geçiyor.
    1- Özellikle Galatasaray yarı sahasındaki oyun tarzını değiştirecek. 'Kaleciye pas yapanı bir daha takıma koymam" diyecek. Dünya üzerinde bu kadar aptalca, altını çizerek söylüyorum; "aptalca" kaleciye pas yapmaya meraklı bir takım görmedim ve bu yüzden Galatasaray'ın başına ne işler açıldı Eskişehir karşısında...
    Bir takımın en zayıf olduğu an hücuma çıkarken, topu kaptırması... Eskişehir hücuma çıkarken, Galatasaray topu kapıyor, kontratak yapacağına aptalca yan paslar ve arkadan da Aykut'a pas!..
    Maçı seyrederken, arkadaşlar 'gülsün' diye, top santradaki bir Galatasaraylı'nın ayağına geldiği zaman, "Hadi Aykut'a, hadi Aykut'a" diyordum ve hakikaten de Aykut'a veriyorlardı! Aykut'un o panik içinde vuruşlarının yarısından fazlası Eskişehir'e gitti. Eskişehir hücumuna dönüştü; Galatasaray rahatça top çıkaracakken...

    'TAKIMDAN ATARIM' DİYECEK

    Galatasaray'ın gol pozisyonu başlatabileceği bir akın, Aykut'a pas ile bitiyor ve Fatih Terim bunu engellemiyor.
    İnanamıyorum. Duvara yazacak, çerçeve ile... 'Aykut'a pas vereni, takımdan atarım' diye...
    Açık ara galip olursun da vakit geçirmek için yan pas, geri pas yapasın!.. Hayır... Gole en ihtiyacı olduğu anlarda Galatasaray, Eskişehir'in istediği altın dakikaları kazandırıyor onlara... Manasız paslaşmalarla... Bunun önüne geçilmesi lazım.
    2- Sevgili Fatih hocamdan bir ricam var. Odasına kapansın; şu Galatasaray'ın 4 lig maçını başından sonuna izlesin. Ondan sonra bana telefon edip, "Hıncal, ben 4 maçı izledim. Sen görmüyorsun ama Kazım takıma şu bakımdan lazım" desin bana...
    Kenara aldığı diğer oyunculara tavrını seyrettim, Kazım'a olan tavrını seyrettim. Belli, Kazım'a bir sempatisi var. Sevebilir; ona benim itirazım yok. Ama Galatasaray'ın sorumlu adamının, sahaya, sempati ve antipatilerini yansıtmaması lazım.
    Geçen hafta yapılan 3 değişiklikte de ben Kazım'ın kenara alınmasını bekledim; Kazım'ı oyunda tuttu!..
    Galatasaray'ın en kötüsü, en işe yaramayan adamı... Ondan bir evvelki maç seyirci tarafından yuhalanarak oyundan çıktı Kazım... Ama devamlı ilk 11'de oynuyor ve ne işe yaradığını ben anlamıyorum. Attığı topların yüzde 80'i rakibe gidiyor. rakibi dağıtan, parçalayan bir yanı yok. 40 yılda bir ayağına oturacak da gol atacak!.. Bu mu yani!..

    ELMANDER VE RİERA TÜKENDİ
    Sercan'ın her cebinde
    bir Kazım var. Kazım'a gösterdiği güveni, Kazım'a gösterdiği ısrarı, Sercan'a gösterse, Galatasaray, olağanüstü bir adam kazanır. Kazım'ı yıllardan beri görüyoruz. Bu Kazım yüzünden, kendisinin de tribünlerle arası açılabilir. 'Galatasaray'ı 10 kişi oynatıyor' da demiyorum; daha ağırını söylüyorum: Rakipten oynuyor. Hazır topu rakibe veren, kaptıran adam benim için rakipten oynuyordur. Elmander ile Riera öldüler. Ayakta duracak halleri kalmadı. Niye; çünkü, Galatasaray'ın Avrupa şampiyonu olduğu Fatih Terim takımdaki, Hakan Şükür ve Suat gibi, hücum presi fevkalade iyi uygulayarak oynadılar.
    Olağanüstü koştular. Kazım gibi sahte koşular değil, koşar gibi yapmak değil. Gerçek koşularla, kaleciye kadar baskı yaparak... Eskişehir savunmasının top çıkarmasını, kontratağa geçmesini önlediler. Bu adamların kıymeti yok, Kazım'ın var!
    Sercan gibi bir adam kenarda otururken ve maç öyle giderken; oyuna nasıl Yekta girdi, nasıl Emre Çolak ve nasıl Ceyhun Gülselam girdi, anlayamadım! Ceyhun'u sokarak 'Artık ben bu skora razıyım' diyen beyin, Emre'yi ne diye oyuna sokar!.. Onun kaptırdığı toplardan kaç tane kontratak başladı. Emre gencecik bir adam... Böyle kritik bir maçın, kritik dakikasını taşıyabilir mi, taşıyamaz mı? Taşıyamadı işte... Maç 2-1 olsa, ne olurdu, bilmiyorum.
    Eskişehir atamadı, Galatasaray yemedi değil... Adamlar ne pozisyonlara girdiler ama dağlara taşlara vurdular topu. Çerçeveye bile gelmedi. 'Aykut kurtardı' diyeceğimiz bir şey yok. Direklerden döndü.
    Galatasaray, 'Ben iyi futbol oynayacağım' diyen bir takım. Fatih Terim'in bu deyişi iyi değerlendirmesi, iyi okuması lazım. Onu yapacak çapta bir adam olduğunu da biliyoruz. Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük iki hocadan biri... Milan'a gitmiş bir hoca; Türkiye'yi Avrupa üçüncüsü yapmış bir hoca... Ama bence kişisel, sempati ve antipatilerinin etkisinde kalıyor.

    KADEME YAPMAYI BİLMİYOR
    _
    Savunma hattında bir sıkıntı görüyor musunuz? Galatasaray defansı çok kolay pozisyon veriyor.
    Yani, Batuhan olsaydı; ne olurdu bilmiyorum! Savunma kötü durumda... Kademe hatası yapıyorlar.
    Önemli olan o. Maç anında dam kaçırabilirsin ama sen kaçırdığın anda birisinin orada, kademede olması lazım.
    Sağ bek, ileri fırlayan stoperin yerine doğru koşmaya başladığı zaman birisi de sağ bekin boşalttığı yeri, kontrole almalı ki rakip sol açık bomboş orta yapmasın.
    Bu takım oyununun gerektirdiği şeyler. Galatasaray kademe yapmayı bilmiyor yoksa her savunma oyuncusu bireysel hata yapabilir.
    Bireysel hata yapılmadığı zaman gol olmaz zaten. Sen bir yanlış yapacaksın ki adamın pozisyonu da olsun. Ya çalım yiyeceksin, ya yavaş kalacaksın, ya yanlış yerde olacaksın.
    Ama işte takım oyunu oynadığın zaman birinin hatasını kapayacak bir başkası kendini görevli hisseder. Kademeye girer. Hele Fatih Terim'in oynattığı daha doğrusu oynatmaya çalıştığı hücum prestebu çok önemli. Kademe...

    * * *
    SABRİ'YE BİR KAPTAN GEREK
    Örnek bir futbolcu, yüreğiyle oynuyor ama G.Saray'a kaptan olamaz. Terim bu sorunu çözmeli

    _Galatasaray'da kaptanlık sorunu yaşanıyor. Geçen hafta Ujfalusi'deydi bant ve bu eleştirileri de beraberinde getirdi. Bu hafta sahaya Sabri kaptan çıktı ama o da pek yeterli görülmüyor.
    Öcal Uluç "Sabri'den Galatasaray'a kaptan olmaz. Çünkü Sabri'nin kendisine bir kaptan lazım" diye en az 50 defa yazdı.
    Sabri sakatken Ujfalusi kaptanlığa çıktığı zaman da "O bant Ujfalusi'de kalsın bir daha Sabri'ye vermeyin" dedi.
    Öcal Uluç'un ne kadar haklı olduğunu bir kere daha gösterdi Sabri. Sabri aslında Galatasaray'ın bence örnek gösterilecek oyuncularından birisi. Kapasitesinin en az 10 misli fayda sağlıyor Galatasaray'a... Yüreğiyle oynuyor çünkü... Mesela Arda'daki bilek hâkimiyeti onda olsa dünyanın bir numaralı futbolcusu olur.
    Ama yani Galatasaray'ın kaptanı böyle aptalca sarı kart görür mü ya? Sen bir de sağ beksin. Tehlikeli bir akımda adamı durdurmaya kalksan işte ikinci sarıdan kırmızı ve 10 kişi Galatasaray. Yani verebilirdi de... Böyle pozisyonlar da oldu. Kötü niyetli bir hakem 'cart' diye ikinci sarıyı gösterirdi. Çünkü hücuma gidiyorsun sen...

    AYIRACAK KİŞİ KAVGADA
    Hücuma gittiğin zaman topu senin yerine attıkları zaman bütün hızınla geliyorsun. Bütün hızınla geldiğin anda adama çarpabilirsin de arkadan. İşte sarı kart... Bir tane de var. Şimdi böyle bir yerde oynayan adamın, hakeme itirazdan sarı kart görmemesi lazım. Üstelik bu sene en ufak itirazda dahi sarı kart gösteriyor hakemler.
    Antalyasporlu Deniz'e maç bittikten sonra iki sarıdan, kırmızı gösterdi hakem. Şimdi bunları bile bile durup dururken hakemin üstüne gitmenin, ısrarla gitmenin, inatla gitmenin 'Bana sarı kart göster' diye bas bas bağırmanın âlemi yok. Böyle bir adam Galatasaray'a nasıl kaptan olur? Başkası bunu yapsa koşacak, araya girecek, 'Yapma' diyecek, kenara çekecek, ayıracak...

    * * *
    'ESKİŞEHİR GOL ATSA' DİYE İÇLERİ TAŞIYOR
    Digiturk'ün F.Bahçe dostu olduğu kesin de bu kadar G.Saray düşmanı olduğunu ilk defa görüyorum

    _Ceza sahası içinde Selçuk ve Veysel arasındaki kapışma için neler söyleyeceksiniz? Hakem ikisine de sarı kart gösterdi.
    Bu yeterli miydi? Selçuk İnan bir başka sorumsuz. Şimdi, maçı anlatanlar süper Eskişehirli iki adam Digiturk'te...
    Şansal (Büyüka) kardeşime sevgilerimle ve saygılarımla... Maçı anlatanların baştan sona yorumları Galatasaray aleyhine... "Eskişehir bu sezon en kötü performansını gösteriyor" diyor bir tanesi... Bu sezon ilk defa Galatasaray'a karşı oynuyor ya! Çatladıkkapı ile oynadığı performansı, Galatasaray'a karşı gösterebilir mi? Karşı takımın esamesi yok anlatan spikere ve yorumcuya göre...

    VEYSEL, SELÇUK'A VURDU
    Her yorumları Eskişehir üzerine, her yorumları Eskişehir'in bir şey yapması üzerine...
    Böyle içlerinden taşıyor 'Ah, Eskişehir gol atsa' diye adeta. İnanamadım. Digiturk'ün Fenerbahçe dostu olduğu kesin... Onu dünya âlem biliyor da Galatasaray düşmanı olduğunu ilk defa bu kadar görüyorum.
    Orada Veysel geliyor, vuruyor Selçuk'a. Selçuk da cevap veriyor. Veysel'in vurduğunu, olayları başlattığını ima dahi etmiyorlar. Görüntü de olduğu halde!.. Maçın spikeri ve yorumcusu... 'Hakem niye penaltı vermedi' onun hesabını soruyorlar. "Madem sarı kart gösterdin orada bir de penaltı olmalıydı" diyor.
    Bana bir anlatsın Şansal... O sahnedeki spikerin ve yorumcunun tavrını bana bir izah etsin. Desin ki 'Hıncal ağabey olay şudur.' Görüntüde olayı Veysel'in başlattığı var. Kaç defa tekrar ederek "Orada hakem penaltı vermeliydi" dediler ki başka pozisyonlarda, başka takımların, özellikle de Fenerbahçe'nin pozisyonlarında katiyen yorum yok. 'Hakem vermeliydi' ya da 'Vermemeliydi' diye bir şey demiyorlar, "İşte görüyorsunuz" deyip bırakıyorlar.
    Galatasaray'a gelince; hemen yorumu yapıyorlar hakem gibi... "Ofsayttı", "Ofsayt değildi", "Penaltı vermeliydi." Yapsana Fener maçında da aynı yorumları göreyim bakalım.
    Ama orada Selçuk gibi bir adamın, oyun devam ederken 18'in içinde ne kadar tahrik edilirse edilsin, o bir milli oyuncu, bunu yapmaması lazım.
    Gene diyorum; kötü niyetli bir hakem yani mesela Digiturk'ün spikeri kafasında bir hakem penaltı verir, kırmızı kart gösterir. Sen git derdini ummana anlat. Önce o bana vurdu da onun üzerine ben de kızdım da... Geçmiş ola... Şimdi burada olayı kim önleyecek; Sabri. Sabri nerede?
    Görüntüde yok. Görüntüde kim var; Aykut.
    Kaleden çıkmış araya girmeye çalışıyor zavallıcık. Nerede Galatasaray'ın kaptanı? Galatasaray'ın kaptanı Allah'tan orada yok.
    Orada olsa bir yumruk da o atar çünkü. Al başına belayı... İki tane kırmızı kart çıkar bu sefer.

    HER MAÇ DİKEN ÜSTÜNDE
    Fatih Terim, Sabri ile de konuşup kaptan sorununu çözmeli bir defa. Galatasaray'a önce kendini sonra takımı iyi yönetecek bir kaptan görekiyor. Hele bu senenin uyarlamaları içinde böyle aptal sarı kartların görülmesine engel olacak bir kaptan bulmak lazım. Kenarda da Fatih Terim en başta kendisini de kontrol ederek aynen, 'Aykut'a geri pas vereni bir daha oynatmam. Hakeme itiraz edeni de bir daha oynatmam' demeli...
    Sene başından beri, her Galatasaray maçında, Galatasaraylılar diken üstünde; 'Ne zaman 10 kişi kalacağız' diye. Böyle maç seyredilir mi?
    BİZE ULAŞIN