Web Sürümüne Geç

    Fenerbahçe sevgisi

    Ferhat-Şirin, Leyla-Mecnun, Kerem-Aslı aşkları masallarda kaldı. Artık üç dakika ahbaplıkla başlayıp 15 gün süren "Kaliteli ilişkiler!" gündemde. Bunlara karşılık değişmeyen sevgiler de var; vatan aşkı, bayrak aşkı ve tabii ki Fenerbahçe aşkı.
    Siz bakmayın taraflı şirketlerin yaptığı anketlere.
    Türkiye'nin sporla gerçekten ilgilenen taraftarlarının en az yarısının gönlünde Fenerbahçe vardır. Her futbolcu, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda sarı-lacivertli formayı giymek hayaliyle yaşar, her branşta zirveyi kovalayan takımların kazandıkları çok sayıda kupayla süslü Fenerbahçe Müzesi'ni gezmeyi ibadet sayar.
    Fenerium'lar Türkiye gibi yurt dışına da yayılarak sarı-lacivertli ürünleri taraftarlara ulaştırmaya çalışır ve geliri neredeyse en yüksek giriş ücreti olan 55 bin kişilik stadın kazancıyla rekabet halindedir.
    z Göremeyenler var!
    Hemen her branşta kupalar kazanılıyor (Bu yıl şu ana kadar 45 tane) 'şeref kürsülerin'i Fenerbahçeli futbolcular dolduruyor.
    Böyle bir kulüp sevilmez mi? Taraftarı çığ gibi artmaz mı? En önemlisi rakipleri tarafından kıskanılmaz mı?
    Bazı akılsızlar bunu göremeyip "Türkiye'de herkes Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım düşmanı" diye hezeyan içinde. Nerede maç yapsa en çok seyirci toplayan sarı-lacivertli sporculardır. Bu nedenle rakipleri onlara karşı daha iyi konsantre oluyor ve saldırıyorlar.
    Buna da düşmanlık deniyor.
    Aziz Yıldırım şimdiye kadar ki başkanların hepsinden çok tesis yapmış ve bunları devreye sponsorları sokarak başarmıştır.
    Bu nedenle de 12 yıldır rakipsiz başkanlık yapıyor. Kulüpler Birliği'ndeki reisliği de ayrı bir başarı. Onun için çok kıskanılıyor ve herkes böyle bir başkana sahip olmanın hayalini
    kuruyor.
    BİZE ULAŞIN