Web Sürümüne Geç

    50.Yıl yükü...

    Olcay Çakır Olcay Çakır
    Trabzonspor'u ve oyuncu grubunu yönetenler tarihe müthiş karşılaşma olarak geçen Beşiktaş derbisi sonrasında eminim ki; takımın eksiklerini, gediklerini, defolarını ve tabii potansiyellerini çok daha iyi görmüş olmalılar...
    Tarihi maçın zamanlaması da bir fırsat maçı olmuştur... Takımın eksikleri bariz ortaya çıkmıştır...
    Takımın bu haliyle yapabilecekleri ortaya çıkmıştır...
    Taraftarları ise onlara sunulan iyi futbol, iyi kadro, iyi tesis ve iyi imkanların peşinen alıcısı olacağını net olarak ortaya koymuştur.
    Ve bu yolda asla onları yalnız bırakmayacağının da garantisini vermiştir.

    ***

    Uzatmadan yazayım...
    Trabzonspor camiasının üzerinde kendi kendine biriktirdiği şu 50. Yıl baskısını yeni sezon öncesinde yavaş yavaş sırtından atması gerekiyor...
    Sembolik bir anlam haricinde başka hiçbir ehemmiyeti olmayan bu motivasyon unsuru sloganın yumuşatılması şarttır.
    Bu ve buna benzer baskı türlerinin Trabzonspor'a verdiği zararları geçmiş yıllarda deneyimlemişler olarak, bu söyleme gerek yok diyorum.
    50'de olmazsa "ondan sonraki yıla, sonraki yıllara" diyerek sürekli yarışın içinde olan bir Trabzonspor kültürünün yerleşmesi gerekiyor...

    ***

    Yaşadığı, yaşattırıldığı birçok travmanın izleri halen camia üzerinde mevcuttur.
    Ve ufak bir olumsuzlukta da ortaya çıkma emareleri göstermektedir.
    Yapı kırılgandır ve dikkat edilmesi zorunluluktur!
    Haliyle "50. yılda şampiyonluk hedefi" söyleminin yerini 50. yılsız sade şekilde "önümüzdeki (her) yıl şampiyonluk hedefi" olarak revize etmek doğru olacaktır diye düşünüyorum.
    Her büyük kulüpte olduğu gibi...

    ***

    Her sene şampiyonluğa oynamak ile 50 ya da 100.yılımızda 'kesin' şampiyon olacağızın oluşturabileceği baskılar arasında bazı camialar için ince bir çizgi olabilir.
    Seni ise kendi gerçeklerin ve çizgilerin bağlamalı.
    O çizgi Trabzonspor camiası için hiçbir zaman rakipleri kadar ince olmamıştır, bunu baştan kabul edelim...
    O çizgiyi de sadece saha içi performanslar belirlemeyecektir.
    Adına lobi faaliyetleri ve medya desteği de denilen bir büyük, başka, harici bir yarıştan bahsediyorum.
    Aman ha dikkat!
    BİZE ULAŞIN