Web Sürümüne Geç

    Bu maç neden önemli

    Öyle maçlar vardır ki tur atlamaktan da puan kazanmaktan da önemlidir. G.Saray maçı Trabzon için aynen böyledir.
    Bir süredir takıma musallat olan umarsızlığa, bezmişliğe ve hatta öz güvensizliğe bir son vermenin, yeniden ayağa kalkmanın müthiş fırsatıdır.
    Kimseciklerin önünde duramadığı G.Saray'ı dize getirecek kadar büyük bir takım olduğunu dostadüşmana göstermenin maçıdır.

    * * *

    Milano'da İnter müsabakasındaki defans anlayışıyla, Beşiktaş'a karşı İnönü'de sergilenen hücum anlayışını yan yana getirdiklerinde bordo-mavililerin yenemeyecekleri takım yoktur. Yazık ki yazık kaç maçtır iki yakaları (defans ve hücum) bir türlü yan yana gelmiyor; attıklarından fazlasını yiyorlar.

    * * *

    "Trabzon öyle gol yiyor ki Aziz Yıldırım'a görüntülerini verseniz mahkemede şike delili diye göstertir" demiştim de gülmüştünüz.
    Ne oldu?
    Kupa maçında ceza sahalarına yapılan bir ortadan direkt gol yeme "maharetini" göstermediler mi? Demem o ki, böyle bir defans anlayışıyla değil G.Saray'ı, Mersin'i bile yenemezsin. ( Zaten sahasında 2 atıp 3 yemişti. Hasan bile ağları sarstı, ötesi var mı?) H H H Nasıl ki böyle defans olmaz, Burak Yılmaz'a top şişirmekle de 'hücum' olmaz.
    Avni Aker'de yaptıkları gibi genç Semih'i başına diktiler mi, anında hücum anlayışın iptal olur.
    Burak, Beşiktaş maçındaki gibi top yapan bir hüviyette oynamayı da savsaklamamalı; bordo-mavili takım ceza sahasına sürpriz golcüler sokmayı başarmalıdır.

    * * *

    Trabzon kanatlardan sağlı-sollu fişek gibi inecek olan Volkan'ıyla Olcan'ıyla, tabanca gibi Burak'ıyla, istediği zaman topu ağlatan Colman'ıyla, bastığı yerde zamk gibi topu çekip alan Zokora'sıyla, tecrübeli hocası Şenol Güneş'iyle G.Saray'ı yenecek güçtedir.
    Dedim ya, yeter ki iki yakasını bir araya getirmeyi, yani defansla hücum dengesini kurmayı bilsin.



    BİZE ULAŞIN