Web Sürümüne Geç

    Futbolda sosyal sorumluluk zamanı

    Sinan Vardar Sinan Vardar
    Bu yazımı yazmadan hemen önce güneşli bir günde sokakta yürürken önüme boş bir su şişesi çıkmıştı; Bir anda o eski günler aklıma geldi; şişeye öyle bir vurdum ki; kendimle gurur duydum. Boş su şişesinin süzülerek nereye gittiğini izlerken arkamdan bir ses, "Amca ne kadar güzel vurdun be keşke bende vurabilsem" cümlesini duydum.
    11-12 yaşlarında tahmin ettiğim o çocukla sohbete koyuldum.
    Minik arkadaş, futbolu çok sevdiğini ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle oynayacak takım bulamadığını söyledi.

    ***

    Bu çocukla sohbet ettiğime sevinmiştim. Çünkü ülkemizin gerçeği bu! Bizim futbolcularımızın tamamına yakını varoşlardan geliyor. Maalesef milyonlarca yetenekli çocuğumuza sahip çıkamıyoruz. O çocukla sohbetimden sonra hemen aklıma yıllar önce Beşiktaş kulübünde yönetici olduğum yıllarda arkadaşlarla özenerek gerçekleştirdiğimiz siyah-beyazlı kulübün yarınlarını garantiye alacak bir projeyi gerçekleştirdiğimiz geldi; BEFAM (Beşiktaş Futbolcu Araştırma Merkezi).
    Proje çalışmaları sonucunda 80 yetenekli genci kadromuza dahil etmiştik. Bu gençlerin büyük çoğunluğu şu anda Süper Lig ve diğer liglerimizde futbol hayatlarına devam ediyorlar.

    ***

    İşte o isimlerden bazıları; Beşiktaş; Necip, Muhammed, Ömer ve büyük yetenek Furkan!
    Rizespor; Sezer, Cumali, Görkem, Kayseri Erciyes; Cenk Ahmet, Elâzığspor; Batuhan, İbrahim Kaş, Özgür, Serdar Özkan, Akhisar Belediye Gençlik; Kenan, Uğur, Mustafa, Kasımpaşa; Adem, Sivasspor; Aydın, Korcan, Kıvanç, Göztepe; Furkan, Ali Küçük, Gaziantepspor; Orhan Gülle, Eskişehirspor; Erkut, Antalyaspor: Mehmet Sedef ve Orduspor; Emre... Ve burada ismini hatırlamadığım sayısız futbol yetenekleri... Belirlediğimiz 80 futbolcunun birkaç istisna haricinde hepsi profesyonel kulüplerimizde futbol oynuyorlar.

    **

    Beyler rahat uyuyor musunuz?
    Doğru projeler ile çalışmalar yapıldığında yeteneklerimize sahip çıkmış oluruz. Transferde savrulan paranın yüzde beşini kendi yeteneklerimizin gelişimine, doğru projelere harcamış olsak vefakar taraftarlarımıza bir gün "küçülüyoruz", bir gün "büyüyoruz", bir gün de "Feda" dememize gerek kalmaz.
    Çok merak ediyorum; o gün büyük futbol projemize balta vuranlar, akşam yastığa kafanızı koyduğunuzda rahat uyuyabiliyor musunuz?
    Futbol yöneticilerine sesleniyorum; futbolcu sizin ayağınıza gelmeden sizler ona gidin.
    Futbolcunun anne, baba, tüm aile bireyleriyle tanışın.

    ***

    Türkiye'de çocuklar ev, okul derken dört duvar arasında.
    Çocuklarımızın açık alanda spor yapmaları gerekiyor. Aileleri de özendirip, kitleleri spora teşvik etmeliyiz. Çocuk sahada oynarken aileler de tribündeki yerini almalı. Bakın, acı bir gerçek var ki; Türkiye, Avrupa'da en fazla taraftar kaybeden ülke konumunda...
    Ülke olarak sosyal sorumluluk projelerine zaman kaybetmeden başlamalıyız.
    Ben, sen yok, Türk Futbolu var. Buradan Türkiye'nin akil futbol adamlarına, spor kulübü yöneticilerine sesleniyorum; yarın çok geç olmadan sosyal sorumluluk projeleriyle yepyeni beyaz bir sayfa açalım.
    Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
    Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
    BİZE ULAŞIN