Web Sürümüne Geç

    Beşiktaş, Lyon ve düşündükleri

    Sinan Vardar Sinan Vardar
    Stockholm'e gideceğimize inanlardan biriydim. Bunu da yazılarımda, sosyal medya, televizyon ve radyolarda sürekli söyledim. Bütün arzum sevgili kardeşim Samet Başkanla Stockholm'de final maçından sonra şampiyonluk kahvesi içmekti. Kısmet olmadı...
    Herhalde en fazla üzülenlerden biri de Samet'tir. Sevgili Samet üzülme... İnşallah seneye Beşiktaş bu işi başaracak, finalde şampiyonluğu kutlayacağız.
    Öncelikle UEFA'nın verdiği şok ceza Beşiktaş'ın moralini bozmuştu. Şenol Güneş takımın başına geldiğinden beri (iyi ki geldi) bir şeylerin üzerinde çok durdu. Hep 'çabuk stoper' istedi. Ama ısrarla ağır stoperler tercih edildi. Toprağı bol olsun, İlhan Cavcav ağabeyimle Tosic transferini konuşmuştum; "Sinancım, vasat bir futbolcu. Türkiye 1. Ligi'nde bile bundan daha iyi adamlar var" demişti.
    Yangının içinden çıktığım için de çok iyi biliyorum, maalesef transferlerin birçoğunda bir takım uygunsuz işler var. Tüm kulüplerde olduğu gibi Beşiktaş'ta da çok ciddi ekonomik krizler olduğu halde ve ancak futbolcu satacağımız halde transfer yapacağımız durumda hayretler içinde kaldığım Bilic'in kardeşinin aracı olduğu Mitrovic, tam 4.5 euro gibi büyük bir transfer parasıyla, artı yıllık 1.2 milyon euro ücretle 3 yıllık sözleşmeyle böyle ağır bir stoper alındı. Sonuç da ortada.

    Altyapı devrimi gerekli
    Lyon takımında 5 altyapıdan oyuncu oynarken 20 yaşındaki stoperi Mouctar Diakhaby... Fransız genç futbolcu 5 kere santrfor oldu, 5 kafa vuruşu yaptı, bizim stoperler ortada yok ve pozisyon biter bitmez fişek gibi kendi yarı sahasına koştu ve penaltıyı da gole çevirdi.
    Yazın buray,a dünya yıldızı geliyor.
    Neyse önümüze bakalım 3 yıldızı takalım.
    Ama Metin Albayrak'larla futbol ve transfer olmaz ve olmamalı...
    Bunun altında çok duruyorum; lütfen bu takımın başına futbolun içinden gelmiş bir futbol adamını getirin, Şenol Güneş'le birlikte futbol ve transferin başında olsun. Artık Beşiktaş altyapı devrimini yapmalı.
    Beşiktaş yarı finali şanssız bir şekilde elendi ama gerçekleri gözardı etmeyelim.
    Lyon'un yaş ortalaması 24, Beşiktaş'ın ise 30. Lacasette, Tolisso gibi yıldızları Beşiktaşlı da takımında görmek istiyor. Şimdi şampiyonluk turunu atalım ve Samet'le birlikte kutlayalım.
    Yani özetle fark aradaki fark Mediamarkt değil yaş farkı ve doğru transferlerdeki mantalite farkı. Bir taraftara üreten, bir tarafta tüketen...

    Hüseyin Eroğlu
    Bir çok futbolsever "Bu da kim?" diyecek. Altınordu'nun Başkanı Sayın Mehmet Özkan futbolun gelişimi için çok doğru bir sistemi uygularken, mükemmel genç bir teknik direktörle 4.5 yıldır çalışıyor. Ve artık Altınordu bir futbolcu yetiştirme fabrikası oldu.
    Genç yaş gruplarında muhteşem organizasyonlar yaparak yeni yetenekleri ortaya çıkarıyorlar. Geçen hafta Kuşadası'da yapılan U12 İzmir Cup turnuvasına Sayın Fatih Terim de katıldı. Kendisini kutluyorum.
    Bu yaş gruplarında muhteşem yetenekler var. Zaten Fatih hoca da genç milli takımlarda en önemli kaynağın Altınordu olduğunu biliyor ve bu yüzden bu köklü camiaya çok önem veriyor. Hüseyin hoca gençlere güvenen biri. Daha önce Çağlar Söyüncü ve Cengiz Ünder'i yazmıştım, yanılmadım.
    Geçtiğimiz hafta Boluspor maçında kaleyi 16 yaşındaki Berke Özer'e teslim etti.
    Berke de süper yıldız olma yolunda ve Premier Lig ekipleri şimdiden Berke'nin peşinde.
    Altınordu'nun süper yeteneği Mutlu Aksu Doğan geliyor ki, bu ismi de bir kenara yazın. Geçtiğimiz hafta Azerbaycan Milli Takımı yetkilileri 17 yaşındaki Mutlu'yu oynatmak için İzmir'i mesken tuttu. Yazın bir kenara, Mutlu Aksu Doğan...
    Bugünkü yazımda nacizane Hüseyin Hoca'yı takdim etmek istedim. Türkiye'nin böyle genç, idealist teknik direktörlere ihtiyacı var. Ama unutmayalım ki, Eroğlu'nu bu takımın başına getiren de Sayın Seyit Mehmet Özkan.
    Sevgili kardeşimi gözlerinden öpüyorum.
    BİZE ULAŞIN