Web Sürümüne Geç

    Helva yapsana!

    Ali Turan transferinin gölgesindeki bir maçtı. İki renkdaş takım, devre arası karşı karşıya gelmiş, sıkıntılı bir süreç yaşamışlardı. Kayseri özellikle yaşananların acısını sahada çıkarmak için ekstra motive olmuştu. Üstelik ligin zirvesindeydi. Bir Anadolu takımı olarak, Galatasaray'ı yenerek hem puan avantajı kazanmak istiyordu, hem de psikolojik bir bariyeri aşmak. Buna karşın renkdaş rakibi flaş transferlere imza atmasına karşın sıkıntılı bir dönem geçiriyordu. Galatasaray'ın sorunu, Mahmut Tuncer şarkısı gibi. "Şeker var mı? Var var. Un var mı? Var var. Yağ var mı? Var var." "Eee ne duruyorsun, helva yapsana, helva yapsana!" İlk yarının son on dakikası hariç Mahmut Tuncer'in Rijkaard'a "Helva yapsana" diye haykırışını duyar gibiydik. Ben Galatasaray için eksik oyuncu mazeretini kabul etmiyorum.

    Sanal bir baskı kurdu

    Sahada oynayanların hepsi milli futbolcu. Ama futbol amatör küme karmaşasında. Sadece 35 ile 45. dakikalar arası biraz oynar gibi yaptılar, hem Arda ile gol pozisyonu buldular hem de oyuna hakim oldular. Keita, hâlâ Afrika'dan dönememişti, Elano yine suya sabuna dokunmuyordu, Santos dağınıktı. Arda da santrfor oynamaya soyununca garip bir kısırlık ortaya çıktı. Rijkaard'ın dokunuşunu bekledik uzun süre. Ama sanki o da havlu atmış gibiydi. Keita ile Santos'un yerlerini değiştirmekten başka bir çaresi yoktu. Buna karşın Kayseri takımı sahanın her alanında baskı yaparak rakibinin oyun kurmasını engellemek üzerine taktiğini kurgulamıştı. Başarılı da oldular. Sanal bir baskı kurdu misafir takım ama yine gol pozisyonu üretemedi. Ah Emre ah, atsaydın o golü, senin için ne büyük bir adım olacaktı. Rijkaard artık kepçeyi alıp aşçılığını göstermeli ve bu helvayı karmalı. Yoksa onun helvası karılacak, bizden söylemesi.
    BİZE ULAŞIN