Web Sürümüne Geç

    Oyunbozan yerliler

    Turgay Demir Turgay Demir
    Bütün havasını dört büyüklerden topladığı puanlara borçlu olan bazı yerli teknik adamları asla dikkate almayın. Beşiktaş'ı şöyle analiz ettim, F.Bahçe'yi böyle inceledim, Trabzon'u araştırdım palavralarına da kanmayın.

    Gerçekçi Erol Azgın
    Bunların anlattıkları masal... Gerçeği arıyorsanız, Beşiktaş'ı deviren G.Antep BŞB'nin mütevazı teknik direktörü Erol Azgın'a kulak verin. Azgın, Beşiktaş galibiyeti sonrası aynen şöyle dedi: "Biz Bolu maçını düşünüyoruz. Beşiktaş'ı analiz etme şansımız bile olmadı. Elimizden gelenin en iyisini yapmak için sahaya çıkıp kazandık, mutluyuz." İşte işin sırrı bu cümlelerde gizlidir sevgili futbolseverler. Dört büyüklere karşı, iddiasız takımlar inanılmaz rahat bir psikoloji içinde çıkarlar sahaya. Kaybedecek fazla bir şeyleri yoktur özetle.

    Büyükler için kolaylar zordur!
    Buna karşılık maç ne kadar kolay görünürse, büyük takımın işi o kadar zordur. Çünkü kolay görünen maçlarda verilen kayıpların faturası çok daha ağır olur. Hele hele öncesinde gelen başka kötü sonuçlar da olmuş ise büyük takım futbolcusunun ayakları titrer. Rakip ise geçen her saniyenin kendi lehine olduğunu bilir.

    Futbol oynamak, oyun kurmak, maçı sahiplenmek gibi bir derdi yoktur. Bu tür maçların büyük bölümündeki taktik; kalene çekil bekle, bir kontratak golü bulursan rakibin iyice panikler ve sen kazanırsın. Kazanamazsan da dünyanın sonu değil. O nedenle bazı yerli teknik adamlar büyüklere karşı aslan kesilirken, kağıt üzerinde kendileriyle aynı ayardaki takımlara karşı çuvallarlar genelde.
    Kendi silahlarıyla vurulurlar resmen.

    Avcıyken av olursunuz!
    Hikmet Karaman
    'ın Manisa'sının, Beşiktaş ve Galatasaray'ı yenip, sahasında Konyaspor'a kaybetmesi bunun en güzel örneğidir. Ümit Özat'lı A.Gücü'nün G.Saray'a dört, F.Bahçe'ye beş attıktan sonra Bursa'dan beş yemesi, Buca'ya takılması da ona keza... Uzun sözün kısası şu: Oyun bozmak kolay, oyun kurmak, strateji üretmek, bir maçı nakış gibi işlemek zor.

    Kendi ayarınızda bir rakiple, kendi sahanızda oynarken, büyüklere yaptığınız gibi kalenize çekilip bekleyemezsiniz, zaman çalamazsınız tam aksine oynamaya çalışır ve avlanırsınız. Tıpkı sizin büyükleri avladığınız gibi sizi avlarlar bu kez.

    Farklı olan ortaya çıkıyor
    O nedenle ben oynamayı hedefleyen yerli teknik adamları (Terim, Güneş, Sağlam ve hatta hiç beğenmediğim Denizli gibi) ciddiye alırım, hasbelkader "bir büyük devirip" kendini kral zannedenleri değil. Bu kadar palavranın arasında birilerinin gerçekleri söylemesi ve 'kral çıplak' demesi şarttı ve biz de açtık bayramlık ağzımızı.
    Çünkü oyun kurma zorluğunu göğüslemeyip oyun bozma kolaycılığına kaçan bazı yerli teknik adamlar sayesinde ligimiz 'tekme' ligine döndü.
    Futbolumuz katlediliyor. Rakibin yıldızlarına bas tekmeyi, on kişiyle ceza sahası önüne çadır kur, iki kontratak şansı nasıl olsa yakalarsın, birini attın mı kralsın. Konumuz futbolsa bu mantalitenin futbolla uzaktan yakından ilgisi yoktur!

    Mutlu bayramlar
    Öncelikle hepimizin mübarek Kurban Bayramı'nın kutlu olmasını temenni ediyorum.
    Malum futbolseverler açısından bakınca bayram öncesi F.Bahçe ve G.Saray'ın aldığı yenilgiler geniş bir kitleyi üzdü, Beşiktaş biraz olsun yara sararken Trabzon ligin tepesinde çifte bayram kutluyor. Çok özlediler ve özlettiler bu manzaraları. Kutlu ve mutlu olsun. Sonunu getirmelerini bütün kalbimle diliyorum. Çeyrek yüzyıllık hasret bitsin artık.

    Fotomaç üniversitelerde
    Gençlerin ve daima genç kalanların gazetesi olan Fotomaç, üniversitelilerle kucaklaşıyor. Yayın Yönetmenimiz Zeki Uzundurukan kardeşim, "Yüzlerce genci gazeteye toplayamayız ama biz onlara gidebiliriz" dedi ve üniversite gençliği ile Fotomaç yazarlarının buluşması için düğmeye bastı. İnşallah 24 Kasım'da Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde Fotomaç yazarları olarak üniversiteli gençlerle bir araya geleceğiz. Bu daha başlangıç. Sonrasında tüm Türkiye'yi kucaklamak var.

    Hasan Şaş'ırmış!
    Hasan Şaş kardeşim Guti'nin faydalı olamayacağını söylemiş ve sezon sonunda bu ortaya çıkacak demiş. Hasan kardeşim, İspanya'da 14 sezon faydalı olan bir oyuncu Beşiktaş'a faydalı olamasa bile bu seni haklı çıkarmaz. O taktirde Guti'yi değil Beşiktaş'ı sorgulamak gerekir. Seninki Mercedes alıp, onu kullanmayı bilmeyen birine verip, sonra da arabanın işe yaramadığını söylemeye benziyor. Bence bir daha düşün.

    Adam Iverson
    Iverson'ın, "Formamı imzalayarak ABD'ye göndereceğim. Açık arttırmayla satılacak ve elde edilen gelir bakıma muhtaç çocukların eğitiminde kullanılacak" şeklindeki açıklamasını okuyunca inanılmaz mutlu oldum. Beşiktaş bir yıldız değil adam almış. Neden mi? Çocukları düşünen adamdır da ondan.

    Söyleyene değil söyletene bak!
    İspanyol meslektaşlarımızın Schuster hakkındaki eleştirilerini okumadıysanız, lütfen internette bulup okuyun. Schuster'in şartları zorladığını, inatçı karakterinin ön plana çıktığını ve kovulmasının sürpriz olmayacağını söylüyorlar. Ne demişler söyleyene değil, söyletene bak!

    Bu yıldızlar gitsinler mi?
    Sayın Oğuz Sarvan bu mudur sizin ve hakemlerinizin isteği... Quaresma'nın, Niang'ın, Jaja'nın, Baros'un, Guti'nin gitmeleri mi? Aziz başkan Lig TV'de anlattı Anelka'nın neden gittiğini; "başıma iki adam dikiyorlar ve futboldan keyif almıyorum" demiş. Quaresma'nın başına dört adam dikiliyor. Guti ona keza. Niang ve diğer yıldızlar için de durum aynı. Peki sizin hakemleriniz ne yapıyor, tekmeleri görmezden gelip yıldız oyuncular en küçük karşılık verince basıyorlar sarıyı. Çoğu ucuz kahramanlık peşinde.
    Quaresma'ya nasıl sarı gösterdim ama? "Ben varya ben, Guti'yi atmış adamım." Sayın Sarvan, bu ligin marka değerini korumak en başta sizin ve hakemlerinizin görevi. Lütfen oynamak isteyeni koruyun, oynatmamayı hedefleyene değil. FIFA da bunu istemiyor mu zaten?

    Kurtar'ın öngörüsü
    Güvenç Kurtar'la konuşuyoruz. "Beşiktaş'ta ne taktik var, ne de sistem. Schuster bu takımı bitirdi. G.Antep BŞB, Beşiktaş'ı yener" diyor. 90 dakika bittiğinde de Kurtar haklı çıkıyor. Schuster tarih yazıyor diyorum ya, gerçekten tarih yazıyor, ama tersten!

    Günün Sözü
    İnsan nelerin yapılmış olduğuna asla dikkat etmez. Hep yapılması gerekenleri görür. Marie Curie




    BİZE ULAŞIN