Web Sürümüne Geç

    Siz gitmelisiniz başkası değil!

    Turgay Demir Turgay Demir
    Fatih hoca, gecenin bilmem kaçında 100 bin dolar civarında kumar oynayan sözde milli futbolcuları yakaladığında, "Milletten özür dilesinler" demek yerine gerçeği tüm çıplaklığıyla açıklayabilseydi…Arda Turan, Barcelona'da yapmadığı aymazlıkları milli forma altında yapmak yerine sadece kutsal formaya hizmete odaklansaydı… Terim, gerektiği zaman gitmeyi bilseydi…TFF, Lucescu yerine şu kısa mesafede Yılmaz Vural gibi pragmatik bir teknik adamı göreve getirebilseydi… Lucescu şu son maçta aklın yolunu takip edip rakibe uygun bir 11 sahaya sürebilseydi… Sanıkım şimdi Helsinki'de Finlandiya'yı yenip grup birincisi olmanın hesabını yapıyor olurduk… Bu geldi, geçti ve biz 50 yıldır olduğu gibi yine temel sorunları bırakıp hep birlikte eyyam yapıyoruz. Herkes bir dümende… En büyük eyyam da TFF'nin istifaya çağırılması… Milli Takım İzlanda'yı yense kimse 'gık' demeyecek, maç gitti, hadi TFF de gitsin.. Bu kadar sığ, bu kadar skor odaklı ve bu kadar günlük yaşıyoruz futbol mahallesinde. O nedenle 50 yılda bir arpa boyu mesafe alamadık…Oysa sorunları o kadar ortada ki… Altyapılar gerçek manada altyapı olmadan bizim futbolumuzdan bi cacık olmaz… Kulüpler düzelmeden, oradaki yanlış beyinler gitmeden, TFF'den kim giderse gitsin, yerine kim gelirse gelsin hiç ama hiç bir şey değişmez… Oyuncularımız ayakta duramıyor, her darbede gözleri hakemde, kolay faul, ucuz penaltı peşindeler ve onları buna alıştıranlar bizim hakemler.
    Statlarımız devletimiz sayesinde modern hale geldi ama kafalarımız hâlâ eski hem de çok eski. Manzara bu kadar açık tabii görmek isteyen varsa.
    Peki biz ne yapıyoruz? Yaptığımız şudur efendim; gerçek sorunlara eğilmek yerine, TFF'yi gönderip güç gösterisi yapmak ve o gösteri sonrasında pastadan en büyük pay alma peşine düşüyoruz… Oysa en başta gitmesi gerekenler, kulüpleri batıran transferlerle günü kurtarmayı düşünenler, kulüp gelirlerini miras yedi gibi harcayanlar ve dahası kötü takımlarını kurtarmak için hakem desteği bekleyenlerdir.
    Een önemlisi; gerçekten gitmesi gerekenler, yerli-yabancı, sıradan yüzlerce oyuncuya yıllardır milyar dolar ödeyip alt yapıya tek kuruş destek vermeyenlerdir.
    Gerçek ortada.
    3 maymunu oynamak isteyen devam etsin. Bir başka turnuva elemelerinde gruptan çıkamadığımız zaman yine aynı konuları konuşmaya devam ederiz.

    Bizim 'Löw'ler nerede?
    Spor'da birlikte milli maç sohbeti yaptığımız Haldun Domaç hatırlattı; Löw, Şampiyonlar Ligi'nde Alman temsilcileri mağlup olunca alarm zilini çalıp tüm ülkeyi uyarmış; Alman futbolunu bekleyen büyük bir tehlike var, bu gidiş iyi değil… Yani dünyayı sallayan Alman Milli Takımı'nın başındaki teknik adam, Şampiyonlar Ligi'nde alınan iki mağlubiyet sonrası tüm ülkenin dikkatini çekmek için açıklama yapmış.
    Şimdi şu iki soruyu soralım;
    Galatasaray Östersunds'a, Fenerbahçe Vardar'a elendikten sonra bu ülkede, Löw gibi uyarı yapan bir teknik adam oldu mu!? Ve dahası bir teknik adam çıkıp Löw gibi konuşsa onu kimse dikkate alır mıydı!?
    Diyorum ya o kadar yanlış yoldayız ki, her virajda bir araba devirmemiz bundan. Neresinden tutsan elinde kalır bu ülke futbolu. Maalesef durum bu.

    Yolun açık olsun Kartal
    Şampiyonlar Ligi'ne harika bir başlangıç yapan Beşiktaş ligdeki kayıplara rağmen bulabileceği ilk fırsatta arayı kapatabilecek konumda. Yani hedeflerden sapma yok.
    Lig uzun bir maraton ve kayıpların telafisi mümkün Şampiyonlar Ligi ise öyle değil. Kartal çok zor bir grupta yer alıyor ve hâlâ hiçbir şey bitmiş değil, başka bir deyişle her şey mümkün.
    Hâl böyle olunca Monaco ile deplasmanda oynanacak maç çok önemli. Alınacak 3 puan yazılan destanı tarihe mal eder.
    Önce ligde Gençlerbirliği, ardından Monaco, bu deplasmanlardan istediğini alan bir Beşiktaş iki hedefine de kararlı adımlarla yürümeye devam eder.
    Ve Beşiktaş'ın bunu yapabilecek gücü var. Daha önce yaptıkları bundan sonra yapacaklarının teminatıdır.


    Adalet mi, ganimet mi?
    Hakkı Yalçın ustanın yüreğine, kalemine sağlık geçenler de TFF Kurulları'nı değiştirme muhabbeti üzerine yazdı… Aziz Yıldırım ve ekibinin istediği adalet değil ganimet, yani pastadan daha büyük pay almak. Dursun Özbek de bu tuzağa düşüyor.
    Peki düştüğünü ne zaman anlayacak, gün gelir de Aziz Yıldırım'ın istediği federasyon kurulları oluşursa!
    O gün iş işten geçmiş olacak biz de ilk feryadında Dursun Başkan'a bu günleri hatırlatıp, günaydın, diyeceğiz.
    BİZE ULAŞIN