Web Sürümüne Geç

    Bir mucize şart!

    G.Saray şanssızlık mı diyelim, uğursuzluk mu adını siz koyun bir girdabın içine girmiş çırpınıp duruyor. Bir maçta Rijkaard'ın sahaya çıkardığı yanlış 11 ön plana çıkıyor, bir diğerinde ise futbolcuların çaresiz ve beceriksizliği. Bursa maçı aslında tüm sıkıntıların bir kenara itilebileceği maç olabilirdi. Taraftar Sivas ve Karpaty maçını unutmuş kendini Ali Sami Yen'e atmıştı, desteği ve alkışları takımlarının arkasında olduğunu gösteriyordu. Rijkaard bu kez elindeki kadronun en makulunu sahaya sürdü. Baros'la oyuna başlaması doğru bir hamleydi.Ali Turan bekte inanılmaz sırıtıyor. Ama o hâlâ ısrarlı. Ben kaleci Ufuk'u, Aykut'tan daha çok G.Saray kalesine yakıştırıyorum. Yan topları harika ama karşıdan direkt gelen toplarda da daha dikkatli ve etkili olursa onu kimse G.Saray kalesinden sökemez. Bakmayın siz dün gece iki gol yediğine. Bir ilk 45 dakika var gerçekten geçen yılın şampiyonunu farktan şansı kurtardı. İlk yarı biterken G.Saray'ın kullandığı korner 9, Bursa'nın ise sıfırdı.

    Volkan'a kırmızı çıkmalıydı
    Baros, Kewell, Mustafa, Arda, Barış neler kaçırdı neler. 15'te yaşanan bir anlık konsantrasyon eksikliği, defansın anlaşmazlığı Bursaspor'a sürpriz bir gol kazandırdı. G.Saray tempoyu bozmadı, yüklendi. Ama gol bir türlü gelmedi. İvankov gecenin yıldızıydı. İlk yarının en komik olayı ise Hakem Abdullah Yılmaz'ın daha önce sarı kartı olan Volkan Şen'in bir pozisyonda yere düşerken, topu elle çelmesine ikinci sarıdan, kırmızı kartı gösterememesiydi. Kartı gösterse inanın Volkan asla itiraz etmeyecekti. Bursaspor 2. yarı daha diri başladı. Batalla ve Volkan Şen'le de oyunun hemen başında inanılmaz iki gol kaçırdı. Ancak pozisyon ısrarı Bursa'ya Ergiç'le ikinci golü de kazandırdı. Lafımızın başında dedik ya... G.Saray zor bir süreçte diye. Artık her şey G.Saray adına ters gidiyor. Bu takımın kendisine gelmesi için bir
    mucize şart ama nasıl bekleyip göreceğiz.
    BİZE ULAŞIN