Web Sürümüne Geç

    Tudor’un doğruları

    Zeki Uzundurukan Zeki Uzundurukan
    G.Saray, Adanaspor karşısında maça Aslanlar gibi savaşarak başladı. Bunda Başakşehir'in haftayı puansız kapatmasının ve dolayısı ile sarı-kırmızılıların Şampiyonlar Ligi ümitlerinin yeniden yeşermesinin elbette ki rolü büyüktü.
    Çok iştahlı oynayan, hücuma hızlı çıkan bir Galatasaray izledik dün.
    Ama özellikle ilk yarıda hücuma çıkarken basit top kayıpları yaptılar ve bu top kayıpları, Adanaspor tehlikesi olarak Aslan'a geri döndü. Magaye Gueye ve Koman biraz becerikli olabilseydi oyunun seyri değişebilirdi.
    Tudor'un kanatlara iki hızlı oyuncusu Yasin ve Rodrigues'i yerleştirmesi, Cimbom'un üçüncü bölgede çok sık görünmesini ve Eren Derdiyok'un önceki maçlara oranla daha fazla topla buluşmasını sağladı.
    Ev sahibi ekibin ilk 20 dakikada oynadığı baskılı futbol, tribünlere 'Gol ha geldi ha gelecek' dedirtiyordu ki Selçuk İnan'ın ceza sahası içindeki Podolski'ye yaptığı ortaya Lukas orta-şut karışımı bir kafa vurdu, herkes 'Bu top İtandje'nin ellerinde erir' diye düşünürken, Fransa doğumlu Kamerunlu kaleci, öyle bir hata yaptı ki, ellerine gelen topla birlikte adeta gol oldu.
    Sarı-kırmızılılar, öne geçtikten sonra farkı artırmak için hücum bölgesine daha çok adamla giderek oyunu tek kaleye çevirdi ama zaman zaman da kalesinde tehlikeler gördü.

    Hızlı futbol farkı getirdi
    İlk yarıda gol bölgesinde Eren de Podolski de çok özverili oynadı.
    Her iki oyuncu da İtandje'ye çok zor anlar yaşattı. Tudor'un Sneijder'i yedek kulübesinde oturtup, Josue ile maça başlaması, ayrı bir cesaret örneği olarak bu maçın hikayesinde yer aldı.
    O Josue, dün çok top kaptı, oyunu yönlendirdi, atak başlangıçlarının mimarı olarak hocasını haklı çıkardı.
    Galatasaray; ikinci yarıya Rodrigues'in muhteşem golü ile başladı.
    Tribünlerdeki az sayıda taraftar, bu golle coştukça coştu. Galatasaray taraftarının maçlara bu ilgisizliğini anlamış değilim. Bu takımın Şampiyonlar Ligi şansı sürüyor. Haftaya Başakşehir maçı var. Cimbom bu maçı da kazanırsa puan farkı 1'e inecek.
    Üst üste kazanılan penaltılar Yasin ve Linnes'in eseriydi. Sarı-kırmızılılar, Selçuk'un art arda attığı penaltı golleriyle farkı yakaladıktan sonra Başakşehir maçının taktiksel idmanını yapmaya başladılar.
    Dün Galatasaray, tipik bir Tudor takımı gibi oynadı. Rakibe baskı, üçüncü bölgede oynama isteği, hızlı hücuma çıkışlar, kanatların bir makine düzeni ile işlemesi farklı galibiyeti getirdi.
    Maçın hakemi Yaşar Kemal Uğurlu; verdiği penaltılarda, çıkardığı kartlarda isabetli düdükler çaldı ve çok iyi bir maç yönetti.
    Galatasaray, dünkü farklı galibiyeti ile lig ikinciliği (Şampiyonlar Ligi) yolunda dev bir adım atmış oldu...
    BİZE ULAŞIN