Web Sürümüne Geç

    Portofino maçlar

    Eskiler bilirler... Amacı olmayan yahut sıralamayı çok fazla değiştirmeyecek maçlara, "Portofino maçlar" denirdi. Sezonu üçüncü veya dördüncü bitirmesi beklenen Galatasaray ile beşinciliğe oynayan İstanbul BŞB, böyle bir maça çıktı.
    Galatasaray, ön liberoda Topal'ı tek oynatarak ve çift santrforla riskli bir kadro ile başladı.
    Nitekim, savunma dörtlüsünün arkasına atılan İstanbul BŞB topları hep tehlike olmaya başlamıştı ki bu kez savunma arkasına atılan toptan Baros gol buldu.
    Oyunun başında sarı kart gören Emre Güngör'ü riskli bir şekilde oynatmaya devam eden Rijkaard, bir manada "Servet'i gözden çıkardım" diyordu.
    İlk dakikalardan itibaren sakatlığı kaşıyan Elano hiçbir şey yapmadan 43'te oyundan çıktı. Kalan maçlarda da sakatlığından dolayı oynamaz.
    Hatta ülkesindeki fizyoterapistine gider, oradan da ver elini Güney Afrika.

    Bitse de gitsek
    Ayhan'ın oyuna girmesi Galatasaray orta sahasını daha derli toplu hale getirdi. Her iki takım da hücumu fazlasıyla düşündüğü için pozisyonu bol bir maçtı. Amaçsız futbolun zevki de kalmıyor aslında. Oyuncular "Bitse de gitsek" havasında olunca seyirci de ısınmak için kendi kendine eğlendi.
    İstanbul BŞB'li oyuncular ise sürekli sakatlanıp yerde yatarak, tempoyu düşürmeye gayret ettiler.
    İstanbul BŞB doktor ve masörleri maçın önemli sayılacak bölümünde sahanın içindeydiler.
    Muhtemelen maçtan sonra, Rijkaard, "Ligi en iyi yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız" falan diyecektir.
    Bu kadro ile ancak üçüncü olup, her kupaya da veda etmişseniz ve kendinizde suç aramıyorsanız, bu işte bir tuhaflık var demektir.
    Birilerinin bu hocaya Türkiye'nin Pakistan falan olmadığını, Galatasaray'ın da önemli bir camia ve kulüp olduğunu anlatması lazım.

    BİZE ULAŞIN