Web Sürümüne Geç

    Beşiktaş ve şeffaflık

    Yazık oldu! Futbol dünyamızda hiç alışık olmadığımız şıklıkta bir yaklaşım dedikoduların ve kuşkuların gölgesinde kaldı! Hak ettiği etkiyi yaratamadı!
    Yıldırım Demirören
    'in Mustafa Denizli'yle birlikte çıktığı basın toplantısından söz ediyorum.
    Bir yönetim çıkıyor ve "Hocamızla hiç istemeden yollarımızı ayırmak zorunda kalıyoruz" diyor... "Bundan sonraki çalışmalarımızı hocamıza danışarak sürdüreceğiz ve yeni teknik direktörümüzü de onun onayına sunacağız" diyor... Çok şık!
    Hatta vitrinden içeri girip bakarsak...
    Her Beşiktaşlı'ya "Hah işte nihayet Beşiktaşlılığa yakışan bir duruş" dedirtmenin kıyısına yaklaşmış bir basın toplantısı!
    Ama bir dakika!
    Bu şık şalın arkasında çok ciddi problemler gizleniyor.

    * * *

    Baştan anlatalım...
    Denizli anlaşmasını konuşmayı geciktirdi ve o arada rahatsızlığı arttı.
    Geçtiğimiz çarşamba sabahı hipertansiyona bağlı bir beyin kanaması geçirdi hoca.
    Beşiktaş yönetimi ve başkanı hep hocanın yanındaydı ve ona destek oldu.
    Hata bu noktada başladı.
    Tıbbi tahlillerden kesin sonuçlar alınıp yolları ayırma açıklaması yapmayı beklemeden Denizli'nin sağlık durumu basına kısa bilgiler halinde ve süreklilik içinde verilmeliydi.
    Demirören ve Prof. Mete Düren "Hocaya karşı nezaketsizlik olur diye düşündük" diyorlar.
    Hayır! Olmaz! Denizli herhangi biri değil! Beşiktaş'ın hali hazırdaki hocası ve bu arada medyada ortalık "Schuster'le anlaşıldı" manşetleriyle yıkılıyor.
    Dünyanın her yerindeki model uygulanabilir; gerekirse saat başı bile bilgi verilebilirdi medyaya..
    Neden yazık oldu?
    O kadar "nedeni" var ki?
    Basın toplantısının içeriği şıktı, insancaydı ama...
    Biçimi basın toplantısı bile değildi. Basın açıklaması demek daha doğru! Bir dakika kadar ya sürdü ya sürmedi!
    Hâlâ saklanacak bir şeyler varmış gibi basının soru sormasına izin vermeden kalkıp gidildi...

    * * *
    Gerçek şu ki...
    Böyle ne kuşkuları dağıtabilirsin ne de haklılığın tadını çıkartabilirsin!
    Düşünebiliyor musunuz...
    Salı günü Schuster haberleri çıkmış...
    Aklı hep komploya çalışan biri "Hoca o yüzden çarşamba beyin kanaması geçirmiş" diye ortalığı karıştırsa, ne yapacaksınız?
    Oysa şeffaflıktan güzel bir şey var mı?
    Şeffaflığın bazen "kaba" kaçması korkutmamalı! Denizli de, yönetim de haftalar boyu şeffaflıktan uzak durdular.
    Sonu maalesef böyle oldu!

    * * *
    İşlerin bu tuhaf noktaya sürüklenmesinde medyanın da, Beşiktaş yönetiminin de payı var.
    Medya çalışmıyor.
    Mustafa Denizli'yi hastanede yatarken bulamayan, üç gün süren tıbbi tahlilleri boyunca yakalayıp haber yapamayan medyayı ne yapayım!
    Yönetime gelince...
    Rıza
    'yı ve Ertuğrul'u nasıl gönderdikleri ortada.
    Hep sakladılar, hep doğru haberleri yalanladılar.
    Eh, şimdi "Neden bize inanmıyorsunuz" diye şikayet etmeye ne kadar hakları var!

    BİZE ULAŞIN