Web Sürümüne Geç

    Enteresanlıklar silsilesi

    Serkan Korkmaz Serkan Korkmaz
    Galatasaray'ın ligde üç gol atabilmiş golcüsü Umut, maçtan önce ısınırken dahi ıslıklanıyor artık. Maçın başındaki en büyük şaşkınlık, takımın en iyi oyuncusunun yedek oluşuydu. Sneijder, bir dizi sakat olduğu için mi, bir dizi oyuncusunun Paris'teki nikahına izinsiz gittiği için mi yedekti, anlayamadık. Sneijder'in yokluğunda maça Bilal'le başlanmamasını da anlamak mümkün değil.
    Galatasaray'da yaşanan pek çok şeyi anlayamıyoruz zaten. Üç tane sağ bek oynayabilecek isim varken Linnes'i alan Denizli-Özbek ikilisi, üç kulvarda iddia devam ederken takım as golcüsünün arkasından el sallarken hayli gamsızlardı.
    Galatasaray maça hayli iyi başlamıştı aslında. Podolski ile kaçan fırsatlara rağmen dakikalar ilerledikçe Galatasaray'ın kazanmaya yakın olduğu izlenimi güç kazanıyordu. Ta ki; penaltı pozisyonlarına kadar (ardı ardına üç adet). Hakem Bitnel, Marin'e yapılan penaltıyı vermeyince aklı o pozisyonda kaldı ve penaltı izlenimi doğan ilk fırsatta Trabzonspor lehine düdüğünü çaldı.

    Faulden bile şüpheliyim

    Oysa ki; vermediği penaltı, verdiğiyse penaltı değildi. Beyaz noktayı göstermek için, Hakan Balta'nın yerde eline temas eden üçüncü penaltı pozisyonunu bekleseydi daha doğru bir karar vermiş olurdu.
    Trabzonspor'un öne geçmesinin ardından, artık ne G.Saray, ne Trabzon, ne de hakem, oyuna başladıkları karakterde değillerdi. İkinci yarıda Özer'in ikinci sarı kartı gördüğü pozisyonda faul olduğundan dahi şüpheliyim. ''Maçtaki en doğru kartı Salih'in, hakem Bitnel'e gösterdiğiydi'' dedi maçı birlikte izlediğim Erman Hoca… Sneijder ile Bilal'ın girmesi hayli doğruydu ama, oyundan alınan isimler Koray ve Olcan olmamalıydı bana göre.
    Galatasaray'ın karşısında daha derli toplu bir takım olsa ve maçı daha derli toplu bir hakem yönetse, çok farklı şeyler yazıp, konuşuyor olacaktık. Yine de; Bakalım Roma'daki rövanşta neler olacak? En büyük merakım; Mustafa Hoca bu kez nasıl bir enteresanlık yapacak?
    BİZE ULAŞIN