Web Sürümüne Geç

    "Dertleri" büyükler!

    Turgay Demir Turgay Demir
    Ne demişti 1461 Trabzon'un genç futbolcusu Göksu: "PTT 1. Lig'de karşılaşmamız gereken Fenerbahçe ile kupada karşılaşıyoruz!" Profesyonel futbolcu bu işlere karışmamalı.
    Çünkü yarın hangi takımın formasını giyeceğini kimse bilemez.
    Göksu hatalı, peki F.Bahçeli oyunculara ne demeli?
    Karar almışlar genç Göksu'nun elini sıkmayacaklar!
    Kaptan Selçuk da sıranın başında durup tırnak kontrolü gibi el sıkma kontrolü yapıyor. Herhalde bu konuda "özel" talimat almış.
    F.Bahçe'yi büyütmesi gerekirken küçülten kafadır bu. Affetmenin büyüklüğün şanından olduğunu "bilmeyenlerin" kafası.
    Ne demişti Hazreti Mevlana:
    Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, tutmayacak bir ele uzattığın
    için kendine mi kızgınsın!

    "BURSA'YI BEŞİKTAŞ DÜŞÜRDÜ!"
    Fikret Orman, Beşiktaş ile Bursa arasındaki husumetin bitmesi gerektiğini söylüyor ve başkanların taşın altına ellerini koymaları gerektiğinin altını çiziyor. Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı oralı bile değil... Yazıcı'ya göre Beşiktaş yüzünden uğradıkları cezalar var ve bunlardan biri de küme düşmek. "Bursa'yı Beşiktaş düşürdü!" diyor yani koca başkan! İşte sözün bittiği ve futbol adına umutsuzluk yaratan manzara tam da budur; holiganlarla aynı şeyleri söyleyen başkanlar. Sen koca bir sezon yat, son beş maçta birden bire "destanlar" yaz. Sonra da seni Beşiktaş
    düşürmüş olsun. El insaf!

    "DERTLERİ" BÜYÜKLER!
    Lig molası bitti, ikinci yarı heyecanı hafta sonu başlıyor.
    Şampiyonluk yarışındaki takımların her birinin ayrı bir derdi var.
    Lider Galatasaray'la başlayalım...
    Başkan Ünal Aysal'la Fatih Terim arasındaki buz dağları her geçen gün büyüyor.
    Sneijder transferindeki sıkıntının asıl sebebi de bu.
    Başkan istiyor, hoca istemiyor.
    Malum saha içi Terim'in saha dışı Aysal'ın.
    Saha dışındaki baskı saha içini şu ya da bu şekilde etkileyecektir.
    Fenerbahçe'nin kırılgan bir yapısı olduğu net...
    Yarın ilk mağlubiyette sadece Aykut Kocaman değil Aziz Yıldırım'ın durumu sorgulanacaktır.
    Demokles'in kılıcı, Kocaman ve Yıldırım'ın başlarında sallanıyor.
    Trabzonspor şike sürecinde uğradığı haksızlığın yarattığı gerginlikle mücadele ediyor.
    Şenol hoca bir yandan teknik adamlık yaparken bir yandan yönetici gibi birçok konuyla ilgilenmek zorunda kaldı.
    Ünal Karaman'ın gelişi bu nedenle çok önemli. Şenol hocanın yükü hafifleyecektir.
    Oynanan hazırlık maçları ve kupa maçına baktığımızda moral motivasyonu yüksek ve yeni bir Trabzon gördüğümüzü söyleyebiliriz.
    Beşiktaş içsel sorunlar anlamında rakiplerine oranla en rahat kulüp konumunda...
    Para dışında dertleri yok.
    Quaresma problem de çözülünce başkan Orman da, Samet hoca da rahatladı.
    Bu bakışla ligin ikinci yarısında Beşiktaş ve Trabzonspor'un yükselişe geçmelerini beklemek mümkün.
    Galatasaray ve Fenerbahçe'nin birden fazla kulvarda olmaları ve diğer problemleri işlerini zorlaştıracaktır diye düşünüyorum.
    Özetle çekişmeli bir ikinci yarı bizi bekliyor. Keyfini çıkarmaya hazır olun!

    UEFA'YI UTANDIRMAK
    Türkiye'de şike sürecinin sürümcemede kalmasının en büyük sorumlusu UEFA'dır. Bugün hâlâ bu sorunla uğraşıyorsak ve hak yerini bulmadıysa sebebi UEFA'nın kulağının üstüne yatmasıdır. Avrupa futbolunu yönetenlerin bu kadar vurdum duymaz olmaları inanılır gibi değil. Oturur elindeki dosyayı inceler ve müspet ya da menfi bir karar verirsin. Niyetleri nedir bilmek mümkün değil ama işi savsakladıkları kesin. O nedenle gidecek her mail, onları utandırma adına önemli bir
    girişim olacaktır. Temiz Futbol isteyenler asla vazgeçmemeli.

    ADRİAN BİR YILDIZ
    Trabzonspor'da henüz tam performansla oynadığını göremesek de Adrian gerçek bir yıldız. Topa hükmediyor ve oyun zekası mükemmel. Tek sıkıntısı topu alana kadar harcadığı enerji nedeniyle erken oyundan düşmesi. Beşiktaş'ın Fernandes için bulduğu çözüm örnek olmalı, Adrian'ın etrafı onun işini kolaylaştıracak "atom karıncalarla" donatılmalı. Birileri onun yerine koşmalı. O taktirde
    performansı katlanacaktır.

    GOLCÜ ŞART
    İstatistiklere bakarsanız ligin en çok gol atan takımı Beşiktaş. Ancak Kartal hâlâ forvet arıyor. Neden?
    Çünkü çok gol atmak sizin çok iyi golcülere sahip olduğunuz anlamına gelmeyebilir.
    Beşiktaş'ın durumunu böyle özetlemek mümkün.
    Maçın kırılma anlarında devreye girecek bir son vuruş ustası şart. Böyle bir oyuncuyla, daha az riske girip daha çok gol atabilirsiniz.
    O taktirde yedikleriniz de azalır. Bu nedenle Aybaba'nın golcü ısrarı gerçekçi
    ve haklı bir ısrardır.

    HAKEM ADALET DAĞITIR
    İkinci yarı başlarken dileğimiz hak dağıtan hakemler izlemek. Hata değil konumuz. Gördüğünü çalan bir hakem hata yapsa da başımızın tacıdır. Renk körü olan, tribün baskısını umursamayan, yöneticilerden korkmayan cesur hakemlerle ligin marka değerinin artacağı kesin. Hakem kardeşlerime tek tavsiyem şudur: Allah'tan başka kimseden korkmayın, o takdirde iyi maçlar yönetip
    rahat uykular uyuyacağınızdan emin olabilirsiniz.








    Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
    Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
    BİZE ULAŞIN