Web Sürümüne Geç

    Bizdeki futbol futbol bile değil ki

    Futbol nedir?
    "Futbol asla sadece futbol değildir." Bu önermeyi artık ezberledik, hepimiz biliyoruz.
    Futbol, her şeyden önce siyasettir.
    Ekonomidir.
    Propagandadır.
    Güç gösterisidir.
    Savaştır.
    Rehabilitasyondur.
    Motivasyondur.
    Yaşama sevincidir.
    Yaşam stilidir.
    Say sayabildiğin kadar... Sıralama değişebilir ama hepsi ve daha fazlası futbolun içinde mevcuttur.
    Ve hepsiyle beraber "Hayattan futbolu al, geriye ne kalır ki" mottosu ile yaşayan milyarlarca insan mevcuttur futbolda...
    İki kale arasına sığmayan en sevilen kitle sporu futbola sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel, psikolojik sayısız anlam yükleyebilirsiniz ama toplamda futbol sadece bir oyun, bir spordur.
    Ancaak...
    36 yıl aradan sonra 2020 Dünya Kupası bileti alan son ülke Peru oldu.
    Ülke çapında sokaklara dökülen Perulular bu zaferi doyasıya kutladılar. Kutlamalar için ülkede bir günlük tatil ilan edildi. Devlet Başkanı Pablo Pedro yaptığı açıklamada" Bize bu keyfi yaşattıkları için savaşçılarımıza teşekkür ediyorum. Haydi Peru!..
    Bu zaferi doyasıya kutlayalım" dedi. Dikkatinizi çekerim; devlet başkanı futbolcularını birer "savaşçı" olarak niteliyor.
    Hani futbol sadece bir spordu?!..
    Bir diğeri; İtalya tam 60 yıl sonra bir Dünya Kupası'na gidemiyor.
    Ülkede şu anda tartışılan konu, bu kupaya gidememekten dolayı uğradığı maddi kaybın büyüklüğü...
    Ekonomi Bakanı Carlo Calenda, bu kaybın 1 milyar euro civarında olduğunu açıkladı...
    Hani futbol sadece bir spordu?!..
    Kaybımız büyük Kendi gidemeyişimize hiç bu açıdan baktık mı? Sportif kaybımızın yanında milyar euro'ları bulan maddi kaybımız... Ülkemizin tanıtımı... Her şeyden önemlisi, türlü küresel oyun ve entrikalarla boğazı ve canı sıkılmaya uğraşılan milletimizin bir nebze, bir nefes mutluluğu...
    Dünya Kupası elemelerinden burnumuzu çeke çeke, önümüze baka baka geri dönüş faturamızın liste başındakiler bunlar... Bu hüsranın ardından, futbolu sadece pahalı bir eğlence aracı olarak gören yöneticilerimiz hesap verme gereği dahi duymadı; zaten hesap soran da olmadı. O ünlü klasik "Önümüzdeki maçlara bakacağız" cümlesini kurarak da pişkinliğin en üst derecesinde olduklarını gözler önüne serdiler.
    Bütün bunları bize çok görenler, oturdukları koltuklarda önümüzdeki maçlara bakmaya devam ediyorlar, bizler de hâlâ onlara inanmaya...
    Zaten futbol asla sadece futbol olmasa bile bize ne ki; bizdeki, futbol bile değil ki...
    Futbol, bizde daha futbol olamamışken neyin tantanasını yapıyoruz bilmem ki?

    İyi ki Beşiktaş var
    Şampiyonlar Ligi'nde 5 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlikle gruptan namağlup çıktı ve en yakın rakibine 4 puan fark atarak Şampiyonlar Ligi'nde grubu lider bitiren ilk Türk takımı unvanını aldı.
    Doludizgin gidiyor Beşiktaş… Biz de tüm Türkiye olarak, Milli Takım niyetine Beşiktaş'la mutlu olup, final hayal ediyoruz. Tam 17 yıl önce 2000 yılında Galatasaray'ın kaldırdığı kupayı, bu defa Beşiktaş'ın Türkiye'ye getirerek memleketi sevince boğması için dualar ediyoruz.
    Şenol Hoca'nın da dediği gibi: "İşçisi, köylüsü, memuru, çalışanı, çalışmayanı aynı duyguyu yaşıyoruz." Sadece bize de değil; 68 bin kişilik Bakü Olimpiyat Stadı'nı 'BEŞİKTAŞ' yazısıyla siyah beyaz ışıklandıran kardeş Azerbaycan'a da aynı duyguyu yaşattı Beşiktaş… İyi ki, futbolda prestijimizi kurtaran, milli birliğimize tutkal olan, bizleri coşturan bir Kara Kartal var.
    Sen, ben yok, iyi ki Beşiktaş var!..
    Güneş yükselirken, Kara Kartal kara günleri aydınlatırken ümidimiz çok, inancımız tam… Bir kez daha yolun açık olsun, vurduğun gol olsun, 'Şen Olasın' Beşiktaş…
    BİZE ULAŞIN