Sıkıntılı haller

Tipik bir Slav takımı idi OFK Belgrad. Yabancısı olmayan ortadan biraz hallice tam dişe göre bir ekipti. Tek yabancıları da Sırp asıllı Kanadalı orta saha oyuncularıydı.
Galatasaray işi sağlama bağlamak için hiçbir fanteziye kaçmadan basan, sağlam bir 4'lü orta saha kurgusuyla başladı. 4-3-3 gibi görünmesine rağmen gerek Arda, gerekse de Serdar sık sık orta sahayı 4'lediler.
Savunmada baskı görmeyen Galatasaray, Lucas Neill'ın liderliğinde zorlanmadı. Bu Lucas plajdan çıkıp ben oynayabilirim dese oynatacaksın.
Her eve lazım, büyük oyuncu.
Hazırlık kampının en hazır oyuncusu görünen Arda bunu doğruladı. Hem mental hem de fizik olarak liderdi. Akın başlattı, pres yaptı, gol attı.
Galatasaray'ın hocası Rijkaard bazı şeyleri kanıtlamak için abuk subuk işlere girişmediği zaman zaten işler yolunda gidiyor.

İkinci gol faciaydı!

Sağ ayaklı oyuncuyu sol bek, 1.50 boyundaki oyuncuyu santrfor oynatmadığı zaman takım asgari vasatı tutturuyor.
Kanatta oynayan Serdar Özkan fiziki olarak hazır görünmedi. Biraz da tedirginlik vardı kendisinde.
Zamana ihtiyacı var.
Mehmet Batdal, 90 dakika boyunca sürekli rakip stoperleri en azından kilitledi. Çıkamadılar.
Azmini ve aşama yapmak inancını yitirmezse, devamlı üstüne koyarsa iyi bir noktaya geleceğine eminim.
Sarp, Ayhan ve Barış bu takımın orta sahası biziz dercesine tempolu oynadılar. Kewell oyuna girdikten sonra akınlar daha bir kalite kazandı.
Özellikle 2. golden önce Kewell'ın, Pino'ya attığı ve golle sonuçlanan pas muhteşemdi.
Yenen ilk gol, futbolun bir cilvesiydi. Ama beraberlik golü defans ve kaleci faciasıydı. 2-0 önde olup, topu 15 dakika gezdiremeyen, topu kendinde tutmayı beceremeyip, 2 tane duran toptan gol yemek de işin başka bir trajikomik tarafıydı.
Bu sonuç birçok olayı sıkıntıya sokacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN